Kamu hizmetlerinin özel kişilerce yürütülme usullerinden biri olan 'kamu hizmeti imtiyazı' ve bu kapsamda akdedilen sözleşmelerin hukuki rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Aİmtiyaz sözleşmeleri idari sözleşme niteliğinde olup, bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözümünde kural olarak idari yargı görevlidir.
- BMerkezi idare adına kamu hizmeti imtiyazı verme yetkisi, 1982 Anayasası ve ilgili mevzuat uyarınca Cumhurbaşkanı'na aittir.
- Cİmtiyaz sözleşmesi imzalanmadan önce Danıştay'ın görüşünün (düşüncesinin) alınması zorunludur ve Danıştay bu görüşünü iki ay içinde bildirmekle yükümlüdür.
- Sözleşmenin 'intuitu personae' (şahsa bağlılık) niteliği, imtiyaz sahibi özel kişi ile idare arasındaki güven ilişkisine dayandığından, imtiyazcı sözleşmeden doğan hak ve borçlarını idarenin onayı olmaksızın serbestçe devredebilir.Cevap
- EKâr ve zararın özel kişiye ait olması yönüyle imtiyaz usulü; mültezimin kâr-zarar riskini üstlendiği ancak idareye peşin bir bedel ödediği 'iltizam' usulü ile benzerlik gösterse de, imtiyazda Danıştay görüşünün zorunlu olması temel bir farktır.
Cevap
Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri 'intuitu personae' (şahsa bağlılık) niteliği taşıdığından, imtiyaz sahibinin sözleşmeyi idarenin izni olmaksızın devredebilmesi hukuken mümkün değildir.
İmtiyaz sözleşmelerinin en temel özelliklerinden biri 'intuitu personae' (şahsa bağlılık) niteliğidir. Bu ilke uyarınca, idare hizmeti kime gördürteceğini seçerken o kişinin mali gücünü, teknik donanımını ve liyakatini dikkate alır. Dolayısıyla, imtiyaz sahibinin idarenin onayı ve izni olmadan sözleşmeyi bir başkasına devretmesi mümkün değildir; aksine bir durum kamu hizmetinin aksamasına neden olabileceği için hukuken geçersizdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmelerinin Hukuki Rejimi ve Şahsa Bağlılık İlkesi