Geçerli bir poliçeyi elinde bulunduran lehtar Ahmet, senedi tam ciro ile Banu'ya devretmiştir. Banu, poliçeyi Cem'e ciro ederken senet üzerine 'tekrar ciro edilemez' ibaresini yazmış ve altını imzalamıştır. Cem ise bu kayda rağmen senedi ciro ve teslim yoluyla Deniz'e devretmiştir. Senedin vadesinde muhatap tarafından ödenmemesi üzerine meşru hamil Deniz, kanuni süreler içinde ödememe protestosu çekmiştir.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, poliçedeki bu kayıt ve devir işlemleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Banu, poliçeye koyduğu yasaklayıcı kayıt nedeniyle, senedi Cem'den sonra devralan hamil Deniz'e karşı garanti sorumluluğu taşımaz.Cevap
- BBanu'nun koyduğu ciro yasağı kaydı, poliçenin kanunen emre yazılı olma vasfını ortadan kaldırarak onu nama yazılı bir senede dönüştürür.
- CBanu tarafından konulan ciro yasağı kaydı kanunen yazılmamış sayılır; bu sebeple Deniz, senedin ödenmemesinden dolayı Banu'ya da başvurabilir.
- DPoliçenin Cem tarafından Deniz'e devredilmesi yasaklanmış olduğundan, bu işlem ancak alacağın temliki hükümlerine tabi olur.
- ECiro yasağı kaydının senede derç edilmesi, senedin zorunlu şekil şartlarını bozduğu için poliçeyi bütünüyle hükümsüz hâle getirir.
Cevap
Banu, poliçeye koyduğu yasaklayıcı kayıt nedeniyle, senedi Cem'den sonra devralan hamil Deniz'e karşı garanti sorumluluğu taşımaz.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir ciranta, poliçenin yeniden ciro edilmesini yasaklayabilir. Bu durumda ciranta, senedi doğrudan ciro ettiği kişiye karşı sorumluluğunu korurken, senedi daha sonra devralan hamillere karşı poliçenin ödenmemesinden kaynaklanan garanti sorumluluğundan kurtulur. Olayda Banu bu hakkını kullanmış olup, Cem'den sonraki hamil olan Deniz'e karşı başvuru borçlusu sıfatını taşımaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cirantanın Ciro Yasağı Koyması ve Başvuru Sorumluluğunun Sınırlandırılması