Kıymetli Evrak Hukuku

141 soru

Soru 1Soru

Kıymetli evrak hukukunda yer alan "defiler" (savunma araçları) ile bu defilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülme imkânları düşünüldüğünde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca; senet üzerindeki bir imzanın sahteliği diğer imzaların geçerliliğini haleldar etmese de, imzası taklit edilen kişi bu durumu mutlak bir defi olarak iyiniyetli hamile karşı dahi ileri sürebilir.

Cevap

Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, bir imzanın sahteliği diğer imzaların geçerliliğini etkilemezken; imzası sahte olan kişi bu durumu mutlak bir defi olarak iyiniyetli hamile karşı dahi ileri sürebilir.
Doğru ifade, kambiyo hukukunun iki temel direğini birleştirir: Mutlak defiler ve imzaların bağımsızlığı. Sahtelik definin mutlak olması, imzası taklit edilen kişiyi iyiniyetli hamile karşı dahi korurken; imzaların bağımsızlığı ilkesi, bu sahteliğin senedin genel geçerliliğini ve diğer dürüst imzacıların sorumluluğunu yok etmesini engeller. Bu denge, hem borçluyu (iradesi dışında borçlanmasını önleyerek) hem de piyasayı (senedin tedavülünü sürdürerek) korur.

Adım Adım Çözüm

1
Defilerin tasnifini analiz et.
Kıymetli evrakta defiler; mutlak defiler (herkese karşı) ve nispi defiler (sadece belirli kişilere karşı) olarak ikiye ayrılır.
Hukuki uyuşmazlığın çözümünde definin kime karşı ileri sürülebileceğini belirlemek esastır.
2
Sahtelik ve ehliyetsizlik durumlarını değerlendir.
Sahtelik ve ehliyetsizlik, senedin geçersizliğine ilişkin mutlak defilerdir.
İmza atanın iradesi sakat veya yoksa, bu durum senedin tedavül güvenliğinden üstün tutularak mutlak koruma sağlar.
3
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesini uygula.
Bir imzanın sahte olması senedin kambiyo vasfını düşürmez; diğer imzalar sahiplerini bağlamaya devam eder (TTK 677).
Kıymetli evrakın tedavül kabiliyetini ve hamili korumak için her imza birbirinden bağımsız bir borç taahhüdü olarak kabul edilir.
4
Nispi defilerde kötüniyet şartını kontrol et.
Borçlu, önceki hamillere karşı olan defilerini mevcut hamile karşı ancak hamil 'bile bile borçlunun zararına' hareket etmişse ileri sürebilir (TTK 687).
İyiniyetli hamilin, temel ilişkideki sakatlıklardan etkilenmemesi kıymetli evrak hukukunun temel taşıdır.

Anahtar Kavram

Mutlak Defiler ve İmzaların Bağımsızlığı İlkesi

Daha Fazla Pratik

İmzaların bağımsızlığı ilkesinin tahrifat (TTK 748) ile olan ilişkisini inceleyerek, tahrifattan önce ve sonra imza atanların sorumluluk farklarını çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Vadesine henüz iki ay bulunan emre yazılı bir bonoyu zilyetliğinde bulunduran hamil, senedi zayi etmiştir. Hamilin mahkemeye başvurarak senedin iptalini talep ettiği bu süreçte; mahkemece yapılacak olan ilanlar ve öngörülen bekleme sürelerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uyarınca doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senedi elinde bulundurana senedi mahkemeye getirmesi için verilecek olan en az üç aylık bekleme süresi, senedin vadesi henüz gelmediği için senedin vadesinin dolmasından itibaren işlemeye başlar.

Cevap

Senedin vadesi henüz gelmemişse, senedi getirmesi için üçüncü kişiye tanınacak en az üç aylık yasal süre senedin vadesinin dolmasıyla başlar.
Türk Ticaret Kanunu'nun 762. maddesine göre, iptal davasında senedi mahkemeye getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır. Eğer senedin vadesi henüz gelmemişse, bu süre ancak vadenin dolmasıyla birlikte işlemeye başlar. Bu kural, senedi iyiniyetle elinde bulunduran kişinin haklarının korunmasını amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dava türünü ve senedin durumunu belirle.
Emre yazılı bir bono zayi olmuş ve vadesi henüz gelmemiştir.
Vadenin gelip gelmemesi, iptal prosedüründeki ilan sürelerinin başlangıcını doğrudan etkiler.
2
İlgili yasal hükmü (TTK 762) uygula.
Vadesi gelmemiş senetlerde 3 aylık süre vadenin dolmasıyla başlar.
Senedi elinde bulunduranın hakkını savunabilmesi için vadeden önce senedi ibraz etme yükümlülüğü doğmadığından, yasal süre vadeden sonra başlatılır.

Anahtar Kavram

İptal Davasında İlan ve Bekleme Süreleri

Daha Fazla Pratik

İptal davası sürerken senedin üçüncü bir kişi tarafından mahkemeye getirilmesi durumunda izlenecek usulü inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 3Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, poliçede ciro işleminin geçerli bir şekilde yapılabilmesi için cironun senet üzerindeki yeri ve temel şekil şartı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ciro, poliçenin veya poliçeye bağlı olan ve 'alonj' denilen kağıdın üzerine yazılmalı ve ciranta tarafından imzalanmalıdır.

Cevap

Ciro, poliçenin veya poliçeye bağlı olan ve 'alonj' denilen kağıdın üzerine yazılmalı ve ciranta tarafından imzalanmalıdır.
Cironun geçerli olabilmesi için poliçenin arka yüzüne veya poliçeye eklenen ve 'alonj' adı verilen kağıdın üzerine yazılması ve devreden kişi (ciranta) tarafından imzalanması yasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Cironun yapılacağı yerin belirlenmesi
TTK madde 683/1 uyarınca ciro; poliçenin veya poliçeye eklenen alonjun üzerine yazılmalıdır.
Kıymetli evrak hukukunda devir beyanının senetle bütünleşmiş olması gerekir.
2
Şekil şartının (imza) kontrol edilmesi
Ciro beyanının geçerli olması için ciranta tarafından imzalanması zorunludur.
İmza, devir iradesini tevsik eden kurucu unsurdur.

Anahtar Kavram

Poliçede Cironun Şekil Şartları ve Yeri
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesinde yer alan kıymetli evrak tanımı uyarınca, senette yer alan hak ile senedin kendisi arasındaki sıkı bağı (hakkın senede bağlılığı) ifade eden aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senette yer alan hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve senedin zilyetliği devredilmeden başkalarına devredilemez.

Cevap

Senette yer alan hakkın, senetten ayrı olarak ileri sürülememesi ve senedin zilyetliği devredilmeden başkalarına devredilememesi doğru ifadedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 645 uyarınca kıymetli evrakın en temel niteliği, hak ile senedin birbirine ayrılmaz bir biçimde bağlanmış olmasıdır. Bu duruma 'teşhis' veya 'hakkın senede bağlılığı' denir. Bu ilke gereğince, senet ibraz edilmeden hak talep edilemez ve senet teslim edilmeden hak başkasına devredilemez.

Adım Adım Çözüm

1
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 645. maddesindeki kıymetli evrak tanımını analiz etmek.
Tanıma göre kıymetli evrak; öyle senetlerdir ki, içerdikleri hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve devredilemez.
Kanuni tanım, hak ile senet arasındaki maddi birleşmeyi (teşhis) esas alır.
2
Hakkın senede bağlılığı ilkesinin hukuki sonuçlarını belirlemek.
Hakkın kullanımı için senedin borçluya ibrazı, devri için ise senedin zilyetliğinin teslimi şarttır.
Senet olmaksızın hakkın varlığı ve takibi hukuken mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Hakkın Senede Bağlılığı (Teşhis İlkesi)
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bir poliçenin düzenleyicisi tarafından senet üzerine "emre yazılı değildir" (menfi emre kaydı) ibaresinin konulmasının senedin hukuki niteliği, devri ve borçlunun savunma imkanları üzerindeki etkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet nama yazılı senet hükmüne geçer ve ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir; bu durumda borçlu, devredene karşı sahip olduğu kişisel defileri yeni hamile karşı da ileri sürebilir.

Cevap

Senet nama yazılı senet hükmüne geçer ve ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir; bu durumda borçlu, devredene karşı sahip olduğu kişisel defileri yeni hamile karşı da ileri sürebilir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre, poliçe üzerine konulan 'emre yazılı değildir' kaydı senedi 'irade ile nama yazılı senet' haline getirir. Bu tür senetlerin devri sadece zilyetliğin devri ve alacağın temliki yoluyla yapılabilir. Alacağın temlikinde ise borçlu, devir anında devredene karşı sahip olduğu tüm savunma imkanlarını (nispi defileri) yeni alacaklıya karşı da kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Menfi emre kaydının (emre yazılı değildir ibaresi) hukuki sonucunu belirlemek.
TTK 681/2 uyarınca bu kayıt, poliçeyi nama yazılı senet hükmüne sokar.
Düzenleyicinin iradesiyle senedin emre yazılı olma presumption'ı kaldırılmıştır.
2
Nama yazılı senetlerin devir usulünü analiz etmek.
Devir, zilyetliğin teslimi ve yazılı bir alacağın temliki beyanı ile gerçekleşir.
Nama yazılı senetlerde mülkiyetin nakli alacağın temliki hükümlerine tabidir.
3
Alacağın temlikinin borçlunun defileri üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Borçlu, temlik edene (devredene) karşı sahip olduğu her türlü defi ve itirazı temellük edene (devralana) karşı da ileri sürebilir.
Borçlar Kanunu'ndaki alacağın temliki hükümleri uyarınca, devir nedeniyle borçlunun hukuki durumu ağırlaştırılamaz.

Anahtar Kavram

Menfi emre kaydı ve alacağın temliki etkisi

Daha Fazla Pratik

Nama yazılı senetlerde borçlunun ödeme yaparken göstermesi gereken özen yükümlülüğü ile emre yazılı senetlerdeki ciro silsilesini inceleme yükümlülüğünü karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Ticari bir işlem sonucunda devraldığı emre yazılı senedi çaldıran bir kişi, senedin iptalini sağlamak ve hak kaybını önlemek amacıyla hukuki yollara başvurmak istemektedir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumda açılacak olan zayi nedeniyle iptal davası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası, senedin zayi olduğu andaki hak sahibi tarafından, hasımsız olarak ve Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.

Cevap

İptal davası, senedin zayi olduğu andaki hak sahibi tarafından, hasımsız olarak ve Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre, kıymetli evrakın zayi olması durumunda iptal davasını açma hakkı, senedin zayi olduğu andaki hak sahibine aittir. Bu dava, niteliği gereği bir çekişmesiz yargı işi olduğu için davalı gösterilmeden (hasımsız) açılır. Ayrıca kıymetli evrak hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi emredici bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açmaya yetkili kişinin belirlenmesi
Senet üzerinde hak sahibi olan (genellikle hamil) kişi davacıdır.
TTK uyarınca iptal davasını ancak senedin zayi olduğu anda senetten doğan hakkın sahibi olan kişi açabilir.
2
Görevli mahkemenin tespiti
Asliye Ticaret Mahkemesi.
Kıymetli evrak hukukundan doğan davalar mutlak ticari dava sayıldığından uzmanlık mahkemesi olan Ticaret Mahkemesi görevlidir.
3
Davanın niteliğinin ve yönteminin belirlenmesi
Hasımsız (çekişmesiz yargı) dava.
İptal davası birine karşı yöneltilen bir iddia değil, bir hakkın tespiti ve belgelendirilmesi sürecidir.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davasında aktif husumet (davacı sıfatı), görevli mahkeme ve davanın hasımsız niteliği.

Daha Fazla Pratik

İptal davası sürecinde mahkemece yapılan ilanların sayısı, yerleri ve süreleri (3 ay kuralı) hakkında çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Düzenleyen (A)(A), lehtar (B)(B) lehine düzenlediği bononun üzerine "emre yazılı değildir" ibaresini ekleyerek senedi (B)(B)'ye teslim etmiştir. (B)(B) ise bu bonoyu alacağın temliki hükümleri çerçevesinde (C)(C)'ye devretmiştir. (A)(A), temel ilişkideki edimin yerine getirilmediği (bedelsizlik) gerekçesiyle (C)(C)'ye ödeme yapmaktan kaçınmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu hukuki durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet üzerine konulan ciro yasağı kaydı nedeniyle senet nama yazılı nitelik kazanmış olup; (A)(A), lehtar (B)(B)'ye karşı ileri sürebileceği bedelsizlik defini (C)(C)'ye karşı da ileri sürebilir.

Cevap

Senet üzerine konulan ciro yasağı kaydı nedeniyle senet nama yazılı nitelik kazanmış olup; borçlu, lehtara karşı sahip olduğu şahsi defileri yeni hamile karşı da ileri sürebilir.
Düzenleyen tarafından bonoya konulan "emre yazılı değildir" (men) kaydı, senedin kanunen emre yazılı olan niteliğini nama yazılıya dönüştürür. Bu tür senetler ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Alacağın temlikinde ise borçlu, devredene (lehtar) karşı sahip olduğu her türlü şahsi defiyi (bedelsizlik, takas vb.), devralana karşı da ileri sürme hakkına sahiptir. Bu nedenle bedelsizlik defini yeni hamile karşı ileri sürmek mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
Senedin türünü ve devir usulünü belirlemek.
Bononun üzerine "emre yazılı değildir" kaydının konulması, senedi kanunen emre yazılı halden rızai nama yazılı senet haline getirir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca düzenleyen, senede ciro yasağı koyarak senedin sadece alacağın temliki yoluyla devredilmesini sağlayabilir.
2
Devir yönteminin defiler üzerindeki etkisini analiz etmek.
Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlerde, Türk Borçlar Kanunu madde 188 uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu defileri devralana karşı da ileri sürebilir.
Nama yazılı senetlerde şahsi defiler, alacağın temliki kuralları gereği yeni alacaklıya karşı korunur; yani şahsi defilerde hamile karşı defi ileri sürme imkanı genişler.

Anahtar Kavram

Nama Yazılı Senetlerde Defilerin İleri Sürülmesi ve Alacağın Temliki İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Ciro yasağı kaydının lehtar tarafından konulması durumunda (sorumsuzluk kaydı ile benzerliği) defilerin durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Hamili bulunduğu emre yazılı bir bonoyu zayi eden hak sahibinin açtığı iptal davasında, mahkemece senedin ibrazı için yapılacak ilanlar ve belirlenecek süreler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senedin ibrazı için tayin edilecek süre, vadesi gelmiş senetlerde birinci ilan gününden; vadesi gelmemiş senetlerde ise vadenin gelmesinden itibaren işlemeye başlar.

Cevap

Senedin ibrazı için belirlenecek süre, vadesi gelmiş senetlerde ilk ilan gününden, vadesi gelmemişlerde ise vadenin dolmasından itibaren hesaplanır.
Senedin ibrazı için tayin edilecek sürenin başlangıcı TTK 664664 uyarınca; vadesi gelmiş senetlerde birinci ilan gününden, vadesi gelmemiş senetlerde ise vadenin gelmesinden itibaren başlar. Bu kural, senedin borçlusu için risk oluşturmayacak ve hak sahibinin haklarını koruyacak makul bir bekleme süresi oluşturmayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Davanın niteliğini ve görevli mahkemeyi belirleme.
Dava hasımsız bir çekişmesiz yargı işidir ve Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.
TTK uyarınca kıymetli evrakın iptali davaları ticari dava niteliğindedir.
2
İbraz süresinin başlangıç noktasını tespit etme.
Senet vadesi geçmişse birinci ilan günü, geçmemişse vade günü esas alınır.
TTK 664/2664/2 maddesinde sürenin başlangıcı senedin muacceliyet durumuna göre özel olarak düzenlenmiştir.

Anahtar Kavram

İptal davasında ibraz süresinin başlangıcı ve usulü

İpuçları

1
TTK 664664. maddeyi ve sürenin vade ile ilişkisini düşünün.
2
Vadesi henüz gelmemiş bir senedin ibraz edilmesi için vadenin beklenmesi gerekip gerekmediğini değerlendirin.

Daha Fazla Pratik

İptal davası sonucunda verilen kararın borçlu ve üçüncü kişiler üzerindeki hukuki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Kıymetli evrak hukukunda borçluya tanınan savunma imkanlarını ifade eden defiler; senedin geçersizliğine, senedin içeriğine veya borçlu ile hamil arasındaki kişisel ilişkilere dayanabilir. Borçlunun, senedi iktisap eden iyiniyetli hamilin şahsına karşı ileri süremeyeceği, yalnızca senedin belirli bir hamili ile arasındaki doğrudan hukuki ilişkiye dayanan savunmalara 'nispi (kişisel) defiler' denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir nispi defi örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senedin düzenlenmesine temel teşkil eden malın teslim edilmemiş olması nedeniyle oluşan bedelsizlik iddiası

Cevap

Senedin düzenlenmesine temel teşkil eden malın teslim edilmemiş olması nedeniyle oluşan bedelsizlik iddiası
Doğru cevap olan bedelsizlik iddiası, senedin düzenlenmesine yol açan temel ilişkiden (örneğin satış sözleşmesi) kaynaklanır. Kıymetli evrak hukukundaki 'defilerin şahsiliği' ilkesi gereği, borçlu temel ilişkiden kaynaklanan bu tür nispi defileri sadece o ilişkinin tarafı olan lehtara karşı ileri sürebilir; senedi devralan ve borçlunun zararına bilerek hareket ettiği ispatlanamayan iyiniyetli üçüncü kişilere (hamillere) karşı ileri süremez.

Adım Adım Çözüm

1
Kıymetli evrakta defi türlerini ve bu defilerin etkilerini belirlemek.
Mutlak defiler herkese karşı (iyiniyetli hamiller dahil) ileri sürülebilir; nispi defiler ise sadece senedin tarafları arasındaki özel ilişkiye dayanır.
Defilerin hukuki niteliği, senedin tedavül kabiliyetini ve hamillerin haklarını doğrudan etkiler.
2
Seçeneklerdeki durumları 'senet metni', 'hükümsüzlük' ve 'temel ilişki' bazında analiz etmek.
Bedelsizlik iddiası temel ilişkiden kaynaklanan bir nispi defi iken; imza sahteliği, ehliyetsizlik ve şekil eksikliği mutlak defi kategorisindedir.
Temel ilişkiden kaynaklanan savunmalar, senedin soyutluğu (mücerretliği) ilkesi gereği kural olarak senedi devralan iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakta defilerin tasnifi (Mutlak ve Nispi defiler)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 10Soru

Tacir (A), (B)'den satın aldığı ticari malların bedeli için bir bono düzenleyerek (B)'ye vermiş; (B) bu bonoyu (C)'ye ciro etmiştir. (C), bonoyu tam ehliyetsiz olduğu bilinen (D)'ye ciro ve teslim etmiş; (D) ise bonoyu iyiniyetli (E)'ye ciro ederek devretmiştir. Bononun vadesinde ödenmemesi üzerine (E) tarafından tüm borçlulara karşı başlatılan hukuki takipte ileri sürülebilecek defilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği (D)’nin ehliyetsizliği nedeniyle imzasının geçersiz olması, senet üzerindeki diğer geçerli imzaların sahiplerini sorumluluktan kurtarmaz; ancak (D) bu mutlak defiyi hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın (E)’ye karşı ileri sürebilir.

Cevap

İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği (D)’nin imzasının geçersizliği diğer borçluları sorumluluktan kurtarmazken, ehliyetsizlik mutlak bir defi olduğu için (D) tarafından herkese karşı ileri sürülebilir.
Kıymetli evrak hukukunda tam ehliyetsizlik, senet metninden anlaşılamayan mutlak defiler arasında yer alır. Bu nedenle (D), kendi imzasının geçersizliğini senedi iyiniyetle devralan (E)'ye karşı dahi ileri sürebilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 'İmzaların İstiklali' (Bağımsızlığı) ilkesi gereği, senette yer alan bir imzanın geçersizliği (ehliyetsizlik, sahtecilik vb. nedenlerle), senetteki diğer imzaların geçerliliğini ve bu imzaların sahiplerinin hamile karşı olan sorumluluğunu etkilemez. Dolayısıyla (A), (B) ve (C) hamile karşı sorumlu kalmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Definin türünü belirle
Ehliyetsizlik (tam ehliyetsizlik), kıymetli evrak hukukunda mutlak defiler kategorisindedir.
Mutlak defiler, senedin iyiniyetli hamili dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebilir.
2
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesini uygula
Bir borçlunun imzasının geçersiz olması (örneğin ehliyetsizlik nedeniyle), senetteki diğer imzaların geçerliliğini etkilemez.
TTK madde 677 uyarınca, poliçede (ve bono/çekte) imza atanlardan birinin ehliyetsiz olması, diğer imza sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
3
Sonuçları birleştir
(D) ödemeden kurtulur ancak (A), (B) ve (C) sorumlu kalmaya devam eder.
Ehliyetsizlik mutlak bir hak sağlarken, imzaların istiklali senedin tedavül güvenliğini korur.

Anahtar Kavram

İmzaların İstiklali ve Mutlak Defiler

Daha Fazla Pratik

Kıymetli evrakta 'sahtecilik' definin imzaların bağımsızlığı ilkesiyle etkileşimini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 11Soru

Düzenleyenin (keşidecinin) imzası ile düzenlenme tarihini içeren, lehtar ve muhatap isimlerinin açıkça belirtildiği ve 'Poliçe' ibaresini taşıyan bir kambiyo senedinde; vade '15.11.2026' olarak kararlaştırılmış, senet üzerine 'yıllık %10 faiz ödenecektir' ve 'düzenleyen ödememeden sorumlu olmayacaktır' kayıtları düşülmüştür. Ayrıca senette açıkça bir düzenlenme veya ödeme yeri gösterilmemiş; ancak muhatabın ve düzenleyenin adlarının yanında birer yerleşim yeri adresi belirtilmiştir.

Bu senedin Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri karşısındaki hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet geçerli bir poliçedir; ancak poliçeye konulan faiz kaydı ile düzenleyenin ödememeden sorumlu olmayacağına dair kayıt yazılmamış sayılır.

Cevap

Senet, yasal karineler sayesinde geçerli bir poliçedir ancak faiz ve ödememeden sorumlu olmama kayıtları hukuken geçersiz (yazılmamış) sayılır.
Poliçede açıkça belirtilmeyen düzenlenme ve ödeme yerleri, TTK 672'deki yasal karineler (isimlerin yanındaki adresler) sayesinde tamamlandığı için senet geçerlidir. Ancak poliçeye konulan faiz şartı, senedin vadesi belirli bir gün (15.11.2026) olduğu için TTK 675 gereği 'yazılmamış' kabul edilir. Benzer şekilde, düzenleyenin ödememeden sorumlu olmayacağına dair kayıt TTK 679 uyarınca yasaklanmış bir kayıt olup 'yazılmamış' sayılır. Dolayısıyla senet geçerliliğini korur ama bu iki kayıt hüküm doğurmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Zorunlu unsurların kontrolü
Poliçe kelimesi, lehtar, muhatap, düzenleyenin imzası ve düzenlenme tarihi mevcuttur.
TTK 671 uyarınca poliçenin temel geçerlilik şartları sağlanmıştır.
2
Alternatif zorunlu unsurların (yer unsurları) değerlendirilmesi
Senet geçerlidir; düzenleyenin adresi 'düzenlenme yeri', muhatabın adresi ise 'ödeme yeri' sayılır.
TTK 672 uyarınca açıkça belirtilmeyen yerler, isimlerin yanındaki adreslerle ikame edilir.
3
Faiz kaydının geçerliliğinin incelenmesi
Faiz kaydı 'yazılmamış sayılır'.
TTK 675 uyarınca faiz şartı sadece görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenecek poliçelere konabilir. Belirli gün vadeli poliçelerde bu kayıt geçersizdir.
4
Sorumsuzluk kaydının incelenmesi
Ödememeden sorumlu olmama kaydı 'yazılmamış sayılır'.
TTK 679 uyarınca düzenleyen kabul etmemeden sorumlu olmayacağını şart edebilir ancak ödememeden sorumlu olmayacağını şart edemez.

Anahtar Kavram

Poliçede Şekil Şartları ve Kayıtların Geçerliliği

Daha Fazla Pratik

Poliçede cirantanın (ciro edenin) sorumsuzluk kaydı koyması durumunda doğacak hukuki sonuçları ve bunun düzenleyenden farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 12Soru

Bir poliçe üzerinde yer alan imzalardan birinin, imzayı atan kişinin tam ehliyetsiz olması veya imzanın sahte olması nedeniyle geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, Türk Ticaret Kanunu uyarınca poliçedeki diğer geçerli imzaların sahiplerinin hukuki durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliçedeki diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmez ve imza sahiplerinin senede dayalı sorumluluğu devam eder.

Cevap

Poliçedeki diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmez ve imza sahiplerinin senede dayalı sorumluluğu devam eder.
Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesi uyarınca kambiyo senetlerinde 'imzaların bağımsızlığı ilkesi' geçerlidir. Bu ilkeye göre; bir poliçe, yükümlülük altına girmesi mümkün olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan kişiyi ya da adına imzalanan kişiyi herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerse bile, poliçedeki diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmez. Dolayısıyla ehliyetli kişilerin attığı geçerli imzalar, sahiplerini senede dayalı olarak borç altına sokmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki sorunu tespit et.
Bir poliçe üzerinde ehliyetsizlik veya sahtelik nedeniyle geçersiz bir imza bulunmaktadır.
Kambiyo senetlerinde birden fazla kişinin imzası bulunabilir ve her imzanın durumu ayrı değerlendirilir.
2
Türk Ticaret Kanunu'ndaki ilgili temel ilkeyi uygula.
TTK m. 677 uyarınca 'İmzaların Bağımsızlığı (İstiklali) İlkesi' devreye girer.
Bu ilke, kambiyo senedine güveni ve senedin dolaşım kabiliyetini korumak amacıyla getirilmiştir.
3
İlkenin sonucunu belirle.
Sakat olan imza sadece o kişiyi bağlamazken, diğer geçerli imzaların sahipleri senede dayalı olarak sorumlu kalmaya devam ederler.
Her imza sahibi, kendi imzasıyla bağımsız bir borç taahhüdü altına girmiş sayılır.

Anahtar Kavram

İmzaların Bağımsızlığı İlkesi

Daha Fazla Pratik

Yetkisiz temsilcinin kambiyo senedi imzalaması durumunda sorumluluğunun nasıl belirlendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

(A), mahkeme kararıyla kısıtlanmış bir kişidir ve kanuni temsilcisinin izni olmaksızın lehtar (B) lehine bir bono düzenlemiştir. (B), aslında (M) Anonim Şirketi'ni temsil yetkisi bulunmadığı hâlde, şirket kaşesi üzerine kendi imzasını atarak bonoyu (C)'ye ciro etmiş; (C) de bonoyu iyiniyetli (D)'ye devretmiştir. Vade geldiğinde ödememe protestosu çeken hamil (D)'nin hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)'nın ehliyetsizliği nedeniyle imzası kendisini bağlamaz; ancak imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca senet geçerliliğini korur ve yetkisiz temsilci (B) ile ciranta (C) senet bedelinden müteselsilen sorumludur.

Cevap

Düzenleyenin ehliyetsizliğinin senedin geçerliliğini etkilemediği ancak düzenleyeni sorumluluktan kurtardığı, yetkisiz temsilcinin ve diğer cirantaların ise sorumlu olduğu yargısı doğrudur.
Doğru seçenek, TTK'daki temel ilkeleri tam olarak yansıtmaktadır: (A) kısıtlı olduğu için mutlak defi hakkına sahiptir ve sorumlu değildir. Ancak imzaların bağımsızlığı ilkesi (TTK m. 677) uyarınca, (A)'nın ehliyetsizliği senedin diğer imzacılarını (B ve C) serbest bırakmaz. Ayrıca TTK m. 678 gereği, yetkisiz temsilci (B), temsil ettiği kişi (şirket) sorumlu olmadığı için senedin kendisinden bizzat sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenleyen (A)'nın ehliyet durumunu değerlendir.
(A) kısıtlıdır ve kanuni temsilci izni yoktur. Ehliyetsizlik mutlak bir defidir; (A) senet bedelinden sorumlu tutulamaz.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca ehliyetsizlik, senedin devredilmesine engel olmasa da kişisel bir korunma aracı (mutlak defi) sağlar.
2
İmzaların bağımsızlığı ilkesini (TTK m. 677) uygula.
(A)'nın imzasının geçersiz olması, (B) ve (C)'nin imzalarının geçerliliğini etkilemez.
Kambiyo senetlerinde her imza, senede konulduğu andan itibaren bağımsız bir borç taahhüdü oluşturur.
3
Yetkisiz temsilci (B)'nin sorumluluğunu belirle.
Temsil yetkisi olmayan (B), şirket adına imza attığı için senedin tamamından bizzat (şahsen) sorumlu olur.
TTK m. 678 uyarınca temsil yetkisi olmayan kişinin temsilci sıfatıyla attığı imza, o kişiyi bizzat bağlar.
4
Ciranta (C)'nin durumunu ve müteselsil sorumluluğu tespit et.
(C) tam ehliyetli bir imzacıdır ve geçerli bir ciro yapmıştır. (B) ve (C), hamile karşı müteselsilen sorumludur.
Kambiyo senedini imzalayanlar, hamile karşı zincirleme bir sorumluluk altındadır.

Anahtar Kavram

İmzaların Bağımsızlığı ve Yetkisiz Temsilcinin Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

TTK m. 677 ve 678'in poliçe dışında bono ve çekler için de uygulanabilir olup olmadığını inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 14Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde, poliçede ciro ve devir işlemleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyaz ciro ile senedi devralan kişi, senedi bir başkasına devrederken senedi mutlaka kendi adına doldurmalı veya senedi yeniden ciro etmelidir.

Cevap

Beyaz ciro ile senedi devralan kişinin senedi devrederken kendi adına doldurma veya yeniden ciro etme zorunluluğu olduğu ifadesi yanlıştır; hamil senedi sadece teslim ederek de devredebilir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 684. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca, beyaz ciro ile poliçeyi devralan hamil, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve yeni bir ciro yapmaksızın poliçeyi sadece teslim ederek üçüncü bir kişiye devredebilir. Bu nedenle senedin mutlaka doldurulması veya yeniden ciro edilmesi gerektiği yönündeki ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyaz cironun (açık ciro) tanımını hatırla.
Lehtarın belirtilmediği veya sadece imza ile yapılan cirodur.
Devir yöntemlerini belirlemek için ciro türünün niteliği bilinmelidir.
2
TTK 684. maddedeki beyaz ciro hamili haklarını incele.
Hamil; beyaz ciroyu kendi adına doldurabilir, başkası adına doldurabilir, senedi yeniden ciro edebilir veya hiçbir işlem yapmadan senedi elden teslim edebilir.
Beyaz cironun hamile tanıdığı seçimlik hakların kapsamını belirlemek gerekir.
3
Seçeneklerdeki zorunluluk ifadesini değerlendir.
Hamilin senedi mutlaka doldurması veya ciro etmesi gerektiği ifadesi kanundaki seçimlik haklarla çelişmektedir.
Hatalı hukuki önermeyi tespit etmek için kanuni serbestlik ile iddia edilen zorunluluk karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

Poliçede Beyaz Ciro ve Hamilin Seçimlik Hakları

Daha Fazla Pratik

Ciro silsilesinin kesintisiz olup olmadığını denetleme usullerini (şekli meşruiyet) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru

Kıymetli evrakın 'nama', 'emre' ve 'hamiline' yazılı olarak sınıflandırılmasında devir usullerinin yanı sıra 'teşhis fonksiyonu' ve 'kamu güveni ilkesi' (iyiniyetin korunması) belirleyici rol oynar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu senet türlerinin hukuki özellikleri ve borçlunun durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nama yazılı senetlerde kamu güveni ilkesi işlemediğinden, senedi devralan kişi devredenin hak sahibi olmadığını bilmese dahi hak kazanamaz; buna karşın hamiline yazılı senetlerde zilyetliğin sağladığı teşhis fonksiyonu sayesinde iyiniyetli hamilin iktisabı korunur.

Cevap

Nama yazılı senetlerde kamu güveni ilkesinin geçerli olmaması nedeniyle devralanın iyiniyetinin korunmaması, buna karşın hamiline yazılı senetlerde zilyetliğe dayalı teşhis fonksiyonu ile iyiniyetli iktisabın korunması doğru ifadedir.
Kıymetli evrak hukukunun en temel ayrımlarından biri, nama yazılı senetlerin kamu güveni ilkesinden yararlanmamasıdır. Nama yazılı bir senedi devralan kişi, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu için devredenin hak sahibi olmadığı bir durumda (örneğin senet çalınmışsa veya önceki devir geçersizse) iyiniyetli olsa dahi hak sahibi olamaz. Oysa hamiline ve emre yazılı senetlerde, senedin zilyetliğine veya ciro silsilesine dayanan teşhis fonksiyonu kamu güvenini sağlar ve iyiniyetli üçüncü kişilerin hak iktisabı korunur.

Adım Adım Çözüm

1
Kıymetli evrak türlerinin devir usullerini analiz et.
Nama yazılı senetler 'alacağın temliki + teslim', emre yazılı senetler 'ciro + teslim', hamiline yazılı senetler ise sadece 'teslim' ile devredilir.
Devir usulü, senedin hangi hukuki korumadan yararlanacağını belirler.
2
Kamu güveni ilkesinin (iyiniyetli iktisap) senet türlerine etkisini değerlendir.
Hamiline ve emre yazılı senetler 'kamu güvenine mazhar' senetlerdir; iyiniyetli hamilin hakkı korunur. Nama yazılı senetlerde ise devralan, devredenin sahip olduğundan daha fazla hakka sahip olamaz.
Nama yazılı senetlerin devri, Borçlar Kanunu'ndaki alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan iyiniyet korunmaz.
3
Teşhis fonksiyonunun borçlu üzerindeki yükümlülüklerini incele.
Hamiline senetlerde borçlu hamile ödeme yaparak (hile/ağır kusur hariç) borçtan kurtulur. Nama senetlerde ise borçlu, temlik silsilesini ve kimliği titizlikle kontrol etmelidir.
Teşhis fonksiyonunun pasif yönü (borçlunun kurtulması) hamiline senetlerde en güçlü seviyededir.

Anahtar Kavram

Kamu Güveni İlkesi ve Teşhis Fonksiyonu

Daha Fazla Pratik

Kıymetli evrakta 'def'iler' (mutlak ve nisbi) konusunu, senet türlerinin kamu güveni ilkesiyle olan bu ilişkisini temel alarak incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 16Soru

Poliçe üzerine 'bedeli teminattır' veya 'bedeli rehindir' ibaresi yazılarak gerçekleştirilen rehin cirosu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendisine rehin cirosu yapılan hamil, poliçeyi tekrar ciro etmek isterse bu ciro ancak tahsil cirosu hükmünde olabilir.

Cevap

Rehin cirosu ile senedi devralan hamil, senedi tekrar devretmek isterse bu ancak tahsil cirosu hükmünde olabilir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 689/1'e göre, 'bedeli teminattır' veya 'bedeli rehindir' ibaresini içeren bir ciro ile senedi alan hamil, senedi tekrar ciro etmek isterse, bu ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir. Bu durum, hamile rehin hakkı verilmiş olmasından kaynaklanır; hamil malik olmadığı için mülkiyeti devredemez, sadece tahsil yetkisi devredebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Rehin cirosunun tanımını ve kapsamını değerlendir.
TTK 689 uyarınca yapılan rehin cirosu, hamile senet üzerinde rehin hakkı sağlar ve hamil senetten doğan hakları kendi adına kullanabilir.
Rehin cirosunun tam cirodan (temlik) farkını anlamak gerekir.
2
Hamilin senedi tekrar devretme yetkisini incele.
Kanun, rehin alan hamilin senedi ancak tahsil cirosu ile devredebileceğini emreder.
Hamil malik olmadığı için mülkiyeti (tam ciro ile) devredemez, sadece tahsil yetkisi verebilir.

Anahtar Kavram

Rehin cirosu yapılan hamilin yetkileri ve devir sınırlaması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, kıymetli evrakın zayi olması sebebiyle açılacak olan iptal davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası, senedin zayi olduğu anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi tarafından ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde hasımsız olarak açılır.

Cevap

Senedin iptali davası, senedin zayi olduğu anda hak sahibi olan kişi tarafından ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde hasımsız olarak açılır.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca iptal davası, senet zayi olduğunda hak sahibi olan kişi tarafından, senedin ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde hasımsız olarak açılan bir çekişmesiz yargı işidir.

Adım Adım Çözüm

1
Davacı sıfatının belirlenmesi
Zayi anındaki hak sahibi
TTK m. 651/2 uyarınca iptal davasını açma yetkisi, senet zayi olduğunda üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir.
2
Görevli ve yetkili mahkemenin tespiti
Ödeme yeri asliye ticaret mahkemesi
Kıymetli evrak hukukuna ilişkin davalar mutlak ticari dava sayıldığından asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
3
Davanın niteliğinin belirlenmesi
Hasımsız (çekişmesiz yargı)
İptal davası belirli bir kişiye karşı yöneltilmediği için hasımsız olarak görülür.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakta iptal davası usulü
Soru 18Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, kıymetli evrak borçlusunun senedin devredildiği iyiniyetli üçüncü kişiler de dâhil olmak üzere herkese karşı ileri sürebileceği 'mutlak defi' aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senedin kanunen taşıması gereken zorunlu şekil şartlarından birini içermemesi

Cevap

Senedin kanunen taşıması gereken zorunlu şekil şartlarından birini içermemesi
Senedin kanunen taşıması gereken zorunlu şekil şartlarından (örneğin poliçede 'poliçe' kelimesi veya 'kayıtsız şartsız bedel ödeme vaadi') birinin eksik olması, senedin kıymetli evrak niteliğini kaybetmesine yol açar. Bu eksiklik senedin üzerinden doğrudan anlaşıldığı için borçlu, senedi elinde bulunduran herkese karşı bu eksikliği bir 'mutlak defi' olarak ileri sürebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak defi kavramının kapsamını belirle.
Mutlak defiler; senedin metninden anlaşılan veya senedin hükümsüzlüğüne (geçersizliğine) ilişkin olan, herkese karşı ileri sürülebilen savunmalardır.
Soruda iyiniyetli üçüncü kişilere karşı dahi ileri sürülebilen savunma türü sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki savunma türlerini nitelendir.
Zorunlu şekil eksikliği senedin metninden anlaşılan bir mutlak defidir; ödeme, takas, temel ilişki ve hatır senedi iddiaları ise sadece taraflar arasında ileri sürülebilen nispi (şahsi) defilerdir.
Kıymetli evrakın soyutluk ilkesi gereği şahsi defiler iyiniyetli hamillere karşı ileri sürülemez.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakta mutlak ve nispi (şahsi) defilerin ayrımı

Daha Fazla Pratik

İyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyen diğer şahsi defileri ve 'defilerin dermiyanı' kuralını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru

Kıymetli evrakın zayi olması sebebiyle hak sahibi tarafından açılacak olan iptal davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup hasımsız olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.

Cevap

İptal davası çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup hasımsız olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.
İptal davası, niteliği gereği bir çekişmesiz yargı işidir. Bu nedenle davanın karşı tarafı (hasmı) yoktur ve hasımsız olarak açılır. Görevli mahkeme ise ticari işlerden doğan uyuşmazlıklara bakan Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Davacının Sıfatının Belirlenmesi
Senet zayi olduğunda zilyet olan hak sahibinin davacı olabileceği saptanır.
Zayi nedeniyle iptal davasını sadece senede bağlı hakkı ileri sürebilecek olan meşru hamil/hak sahibi açabilir.
2
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti
Ödeme yeri veya borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi seçilir.
Kıymetli evrak hukuku uyarınca bu davalar ticari dava niteliğindedir.
3
Davanın Niteliğinin Belirlenmesi
Davanın hasımsız (çekişmesiz yargı) olarak açılması gerektiği sonucuna varılır.
Zayi durumunda karşı taraf olarak gösterilebilecek somut bir davalı bulunmadığı için süreç hasımsız ilerler.

Anahtar Kavram

İptal Davasının Hukuki Niteliği ve Tarafları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 20Soru

Emre yazılı bir bononun zilyetliğini iradesi dışında kaybeden hamilin, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uyarınca senedin zayi olması nedeniyle yargı yoluna başvurması durumunda uygulanacak usul ve esaslara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zilyetlikten irade dışı çıkan bir senedin iptaline karar verilebilmesi için senedi elinde bulunduranın bilinmemesi şarttır; eğer senedi elinde bulunduran kişi biliniyorsa zayi nedeniyle iptal davası yoluna başvurulamaz.

Cevap

Zilyetliğinde bulunan senedi iradesi dışında kaybeden hak sahibi, senedi elinde bulunduran kişinin kimliğini biliyorsa zayi nedeniyle iptal davası açamaz; bu durumda senedin iadesi için hasımlı bir dava açması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, zilyetlikten irade dışı çıkan bir senedin iptaline karar verilebilmesi için senedi elinde bulunduranın bilinmemesi şarttır. Eğer senedi elinde bulunduran kişi biliniyorsa, ortada 'zayi' durumu değil bir 'zilyetlik uyuşmazlığı' vardır ve bu durumda zayi nedeniyle iptal davası değil, hasımlı bir iade (istihkak) davası açılması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senedin zayi olma durumunun ve hamillik sıfatının tespiti
Senet üzerinde hak sahibi olan kişi, zilyetliği irade dışı kaybettiğini ve senedin kimde olduğunun bilinmediğini belirler.
TTK m. 651/2 uyarınca iptal davası sadece 'hasımsız' yani senedi elinde bulunduranın bilinmediği durumlarda açılabilir.
2
Mahkemeye başvuru ve ödeme yasağı talebi
Ödeme yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurularak borçluya yönelik ödeme yasağı kararı alınması istenir.
TTK m. 661 gereği, borcun ödenmesini önlemek amacıyla mahkeme muhataba ödeme yasağı koyar.
3
İlan sürecinin ve sürelerin kontrolü
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 33 kez ilan yapılır. Vadesi gelmemiş senetlerde 33 aylık bekleme süresi vadenin gelmesiyle başlar.
TTK m. 662 uyarınca hak kaybını önlemek ve senedi elinde bulundurana çağrı yapmak için bu prosedür zorunludur.
4
Nihai iptal kararının sonuçlarının değerlendirilmesi
Senet ibraz edilmezse iptaline karar verilir. Bu karar ile senet teşhis fonksiyonunu yitirir ve hak sahibine senetsiz talep veya yeni senet düzenletme hakkı doğar.
TTK m. 667 uyarınca iptal kararı senedi hükümsüz kılarak hakkın senetsiz takibini sağlar.

Anahtar Kavram

İptal Davasının Hukuki Niteliği ve Şartları

İpuçları

1
İptal davasının 'hasımsız' (davalı içermeyen) bir dava olup olmadığını ve kimin elinde olduğu bilinen bir senet için açılıp açılamayacağını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İptal davası devam ederken senedi elinde bulunduran kişinin ortaya çıkması durumunda mahkemenin izleyeceği prosedürü (TTK m. 665) detaylıca inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Sayfa 1 / 8Sonraki
Kıymetli Evrak Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk | Examkin