Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca bir gerçek kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi için kümülatif olarak sahip olması gereken "fiil ehliyeti" şartları ve bu şartların hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AAyırt etme gücü, fiil ehliyeti için aranan subjektif ve nispi bir şart olup; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya bunlara benzer sebeplerle bu yeteneğin ortadan kalkmamış olması gerekir.
- BErginlik (reşit olma) şartı kural olarak yaşın doldurulmasıyla sağlansa da; evlenme yoluyla veya yaşını doldurmuş bir küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınması (kazai rüşt) yoluyla da sağlanabilir.
- CKısıtlı olmama (mahcur olmama) şartı, fiil ehliyetinin varlığı için bulunmaması gereken negatif (olumsuz) bir şarttır ve bu durum kural olarak sadece ergin olan kişiler için söz konusu olabilir.
- DHak ehliyeti, ayırt etme gücü ve erginlik gibi şartların varlığına bakılmaksızın tam ve sağ doğmakla kazanılan pasif bir yetenek iken; fiil ehliyeti bu şartlara dayalı aktif bir hukuki iktidardır.
- Evlenme ile kazanılan erginlik statüsü, evliliğin mutlak butlan kararı ile iptal edilmesi durumunda, butlanın geçmişe etkili hüküm ve sonuç doğurması kuralı uyarınca sona erer ve kişi yeniden ergin olmayan (küçük) statüsüne döner.Cevap
Cevap
Evlenme ile kazanılan erginliğin butlan durumunda sona ereceğini savunan ifade yanlıştır; zira kazanılan bu statü korunur.
Türk Medeni Kanunu'nun yerleşik ilkeleri uyarınca, evlenme ile kazanılan erginlik bir kez kazanıldıktan sonra, evlilik boşanma veya mutlak butlan sebebiyle sona erse dahi korunur. Butlan kararının normalde geçmişe etkili olması bu özel statüyü değiştirmez; kişi ergin kalmaya devam eder. Dolayısıyla erginliğin sona ereceğini iddia eden seçenek hatalıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Erginliğin Korunması ve Fiil Ehliyeti Şartlarının Kümülatifliği