Ayşe, eşi Barış’ın evlilik birliği devam ederken küçük düşürücü bir suç işlediğini olaydan yıl sonra tesadüfen öğrenmiştir. Ayşe, bu durumu öğrenmesinin üzerinden ay geçtikten sonra "suç işleme" özel sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Barış ise davanın kanuni süreler geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Suç işleme sebebine dayalı boşanma davası açma hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi tutulmadığı için Ayşe'nin davası süresinde açılmıştır.Cevap
- BBoşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren aylık hak düşürücü süre geçtiği için davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerekir.
- CKüçük düşürücü suç işleme hali bir boşanma sebebi değil, evliliğin mutlak butlanla sakatlanmasına yol açan bir geçersizlik halidir.
- DÖzel boşanma sebeplerinin tamamında olduğu gibi, suçun işlendiği tarihten itibaren yıl geçmekle dava açma hakkı düşer.
- EKanunda "küçük düşürücü suç işleme" diye bir özel boşanma sebebi düzenlenmemiş olup, bu durum sadece genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilebilir.
Cevap
Suç işleme sebebine dayalı boşanma davası açma hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi tutulmadığı için davanın süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun . maddesine göre; eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi halinde, diğer eş bu sebeple onunla birlikte yaşamasının kendisinden beklenemeyeceği durumda her zaman boşanma davası açabilir. Bu maddede, zina (), hayata kast ve pek kötü davranış () maddelerinde yer alan 'öğrenmeden itibaren ay ve her halde yıl' şeklindeki hak düşürücü süreler öngörülmemiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Özel Boşanma Sebeplerinde Hak Düşürücü Süreler
Alternatif Yöntem
Özel boşanma sebeplerini 'mutlak' ve 'nispi' olarak ayırarak, nispi olan suç işleme sebebinin doğası gereği süreye değil 'birlikte yaşamanın beklenemezliği' kriterine tabi olduğunu hatırlamak bir çözüm yoludur.
Tahmini Süre:1m 15s