Tasarımcı Derya, yazılım uzmanı Emre ve pazarlamacı Fatih, geliştirdikleri yeni bir eğitim yazılımını piyasaya sürmek ve elde edilecek gelirleri paylaşmak amacıyla aralarında sözlü olarak anlaşırlar. Anlaşmaya göre Derya tasarım işlerini, Emre kodlamayı üstlenirken, Fatih sadece reklam kampanyalarını finanse etmeyi taahhüt eder. Ortaklar, faaliyetlerini yürütebilmek için bir teknoloji mağazasından bilgisayar donanımı satın alırlar ancak fatura bedelini vadesinde ödemezler. Taraflar arasında ticaret siciline tescil edilmiş herhangi bir tüzel kişilik bulunmamaktadır.
Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun şirketlere ilişkin genel hükümleri dikkate alındığında, bu hukuki ilişki ve tedarikçi firmanın alacağının tahsili bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Kurulan bu hukuki yapı Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir adi şirket niteliğinde olup, tedarikçi firma alacağının tamamı için ortaklardan dilediğine doğrudan başvurabilir.Cevap
- BTaraflar ortak bir amaç için bir araya gelip fiili bir organizasyon kurduklarından, tedarikçi firma alacağını tahsil etmek için öncelikle bu ortaklığın tüzel kişiliğine dava açmalıdır.
- CFatih'in ortaklığa yalnızca finansman sağlaması ve aktif bir emek harcamaması, şirket sözleşmesinin zorunlu unsuru olan müşterek çaba (affectio societatis) kuralına aykırı olduğundan Fatih borçlardan sorumlu tutulamaz.
- DOrtaklardan biri fiili emek yerine sadece finansman sağladığı için bu yapı kanunen komandit şirket sayılır ve Fatih'in tedarikçiye karşı sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sınırlıdır.
- ETaraflar ticari bir faaliyette bulundukları için aralarındaki ilişki kolektif şirket olarak kabul edilir ve alacaklı firma tahsilat için ortaklara ancak ikinci dereceden başvurabilir.