Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçluya çıkarılan ödeme emri, Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak usulsüz bir şekilde tebliğ edilmiştir. Borçlu, bu usulsüz tebliğe karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurmamış; ancak tebliğden üç gün sonra icra dairesine giderek borcun tamamına itiraz etmiştir. Bu durumda söz konusu usulsüz tebliğin geçerliliği ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Borçlu borca itiraz etmekle tebligatı öğrendiğini kabul etmiş sayılır ve tebligat, itirazın yapıldığı tarihte geçerli bir tebliğin sonuçlarını doğurur.Cevap
- BTebligat usulüne aykırı olduğu için borçlunun icra dairesine yaptığı itiraz hukuken geçersizdir ve alacaklı takibi derhal kesinleştirebilir.
- CBorçlu usulsüz tebliğe karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurmadığı sürece, tebligat başlangıçtaki usulsüz tarihte yapılmış sayılarak kesinleşmiş olur.
- DUsulsüz tebliğ kamu düzenine aykırı bir işlem olduğundan, borçlu itiraz etse dahi icra dairesi bu işlemi kendiliğinden iptal etmelidir.
- ETebligatın geçerli hale gelmesi için borçlunun hem icra dairesine itiraz etmesi hem de icra mahkemesine şikayet dilekçesi vermesi zorunludur.
Cevap
Borçlunun borca itiraz etmesi, usulsüz tebligatı öğrendiğini gösterir ve tebligat itiraz tarihi itibarıyla geçerli bir tebliğin sonuçlarını doğurur.
Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, bir tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa dahi, eğer muhatabı bu tebliğden haberdar olmuşsa tebligat geçerli sayılır. Borçlunun icra dairesine giderek borca itiraz etmesi, ödeme emrini ve tebliği öğrendiğinin açık bir göstergesidir. Bu durumda, borçlunun beyan ettiği veya itirazın yapıldığı tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir ve tebligat o andan itibaren hukuki sonuçlarını doğurur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Usulsüz tebliğin öğrenme (ıttıla) ile geçerli hale gelmesi (Tebligat Kanunu m. 32)