İdarenin kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla, mevzuata ve hukuka tamamen uygun bir biçimde tesis ettiği işlemlerin icrası neticesinde; toplumun bütünü bu faaliyetten fayda sağlarken, belirli bir kişi veya grubun malvarlığında diğer bireylere oranla katlanılamaz, ağır ve spesifik bir eksilme meydana gelmesi durumunda idarenin bu zararı tazmin etmesi 'fedakârlığın denkleştirilmesi' düşüncesine dayanmaktadır. Bu çerçevede, 'kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesine dayalı idari sorumluluğun uygulanabilmesi için gerekli olan temel şart aşağıdakilerden hangisidir?
- AZararın, idarenin yürüttüğü tehlikeli bir faaliyetten veya kullanılan riskli bir araçtan kaynaklanmış olması
- BZarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı aranmaksızın, sadece sosyal devlet ve hakkaniyet gereği tazminat ödenmesi
- Ortaya çıkan zararın 'özel' ve 'olağanüstü' nitelikte olması, yani genel sosyal hayatın getirdiği normal külfetlerin sınırlarını aşmasıCevap
- Dİdari işlemin tesisinde veya uygulanmasında hizmetin işleyişine dair bir aksaklığın veya hukuka aykırılığın saptanmış olması
- EZararın, kamu düzenini bozan genel toplumsal olaylar sırasında kimliği belirsiz kişilerce verilmiş olması
Cevap
Zararın 'özel' ve 'olağanüstü' nitelikte olması, yani genel sosyal hayatın getirdiği normal külfetlerin sınırlarını aşması
Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarenin sorumlu tutulabilmesi için, idari faaliyetin hukuka uygun olması gerekir. Bu durumda tazminatın asıl gerekçesi, kamu yararı için yapılan bir işlemden toplum genelinin fayda sağlarken, maliyetin (zararın) haksız yere sadece bir kişinin veya grubun üzerine yıkılmasıdır. Bu dengesizliği gidermek için zararın 'özel' (başkalarını etkilemeyen) ve 'olağanüstü' (normal hayatın getirdiği zorlukları aşan) olması zorunludur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fedakârlığın Denkleştirilmesi ve Özel/Olağanüstü Zarar Kriteri