İcra ve İflas Kanunu (İİK) düzenlemeleri uyarınca, iflasa tabi bir borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflasına (ihtiyari veya mecburi) ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borçların aslından fazla olduğu (borca batıklık) anlaşıldığında, yönetim organı durumu mahkemeye bildirip iflas istemekle yükümlüdür.Cevap
- BBorçlunun yerleşim yerinin belli olmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması durumunda borçlu, kamu düzeni gereği en geç on beş gün içinde kendi iflasını istemeye mecburdur.
- CÖdemelerini tatil etmiş olan her borçlu, alacaklılarının haklarını korumak adına bu durumun gerçekleşmesinden itibaren derhal mahkemeye başvurarak iflasını talep etmek zorundadır.
- DBorçlunun kendi iflasını talep edebilmesi için hakkında yürütülen bir icra takibinin bulunması ve bu takibe karşı borca itiraz etmiş olması ön şarttır.
- EMirasın reddi süresi dolmuş olsa bile terekenin borca batık olduğu anlaşıldığında, mirasçılar sadece terekenin resmi tasfiyesini isteyebilirler, iflas talebinde bulunamazlar.
Cevap
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde borca batıklık durumunun (aktiflerin borçları karşılamaması) tespit edilmesi halinde, yönetim organının mahkemeye bildirimde bulunarak iflas istemesi yasal bir zorunluluktur.
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borca batıklık durumunda (İİK 179), yönetim organının (yönetim kurulu, tasfiye memurları vb.) ara bilanço üzerinden yaptığı tespitle mahkemeye başvurarak iflas istemesi kanun tarafından emredilen bir yükümlülüktür (mecburi iflas).
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Borçlunun Kendi Talebiyle Doğrudan İflası (İhtiyari ve Mecburi Ayrımı)
Daha Fazla Pratik
İİK 177. maddedeki alacaklının talebiyle doğrudan iflas sebeplerini İİK 178 ve 179 ile karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 10s