Soru

Zorluk: Çok zorTemel Hakların Niteliği, Bütünlüğü ve Kanun Önünde Eşitlik

1982 Anayasası’nın 10. maddesinde düzenlenen "Kanun önünde eşitlik" ilkesi ile 12. maddesinde yer alan "Temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü" hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Türk anayasal düzeninde hakların öznesi olan bireyin hukuki statüsü ve hakların karakteristiği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. Kanun önünde eşitlik; aynı hukuki durumda bulunanlar için aynı kuralların uygulanmasını (nispi eşitlik) gerektirirken, hakların Madde 12’de belirtilen "vazgeçilmez" doğası, bireyin bu eşitlik güvencesinden kendi rızasıyla dahi feragat edemeyeceği bir bütünlük arz eder.Cevap
  2. B
    Madde 10’da yer alan "imtiyaz yasağı" mutlak bir nitelik taşıdığından, devletin kadınlar veya engelliler lehine alacağı her türlü pozitif ayrımcılık tedbiri, hakların Madde 12’deki "evrensel bütünlüğü" ilkesiyle teorik bir çatışma içindedir.
  3. C
    Temel hakların "dokunulmaz" olması, bu hakların kullanılmasında ödev ve sorumlulukların payının olmadığını; dolayısıyla eşitlik ilkesinin bireye sadece devletten talepte bulunma yetkisi veren bir "pozitif statü" hakkı olduğunu teyit eder.
  4. D
    Eşitlik ilkesi yalnızca devlet organlarını ve idare makamlarını bağlayan bir kural olduğundan, bireylerin kendi aralarındaki özel hukuk ilişkilerinde temel hakların Madde 12’de sayılan "vazgeçilmezlik" vasfı hukuken bir sonuç doğurmaz.
  5. E
    Madde 12’de hakların "topluma ve aileye karşı ödevleri" de kapsadığının belirtilmesi, bireyin eşitlik hakkının ancak devletin mali imkanlarının elverdiği ölçüde korunabileceği bir "isteme hakkı" niteliğine bürünmesine neden olur.

Cevap

Kanun önünde eşitlik; aynı hukuki durumda bulunanlar için aynı kuralların uygulanmasını (nispi eşitlik) gerektirirken, hakların Madde 12’de belirtilen "vazgeçilmez" doğası, bireyin bu eşitlik güvencesinden kendi rızasıyla dahi feragat edemeyeceği bir bütünlük arz eder.
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, kanun önünde eşitlik 'nispi eşitlik' demektir; yani aynı hukuki durumda bulunanlar için aynı, farklı durumda bulunanlar için farklı kuralların öngörülmesidir. Bu ilke, Madde 12'de ifade edilen temel hakların 'vazgeçilmez' ve 'dokunulmaz' niteliğiyle birleştiğinde, bireyin hukuk önündeki eşit statüsünün kendi iradesiyle dahi ortadan kaldırılamayacağı bir anayasal güvence oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Madde 12 kapsamında hakların niteliğini analiz etme
Temel haklar; kişinin özünden gelen, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez haklardır.
Hakların bireyin iradesinden üstün ve devlete karşı korunmuş temel karakterini anlamak için.
2
Madde 10 kapsamında eşitlik ilkesinin türünü belirleme
Eşitlik ilkesi, mutlak bir aynılık (mutlak eşitlik) değil; haklı nedenler varsa farklılaşmaya izin veren 'nispi eşitlik' olarak uygulanır.
Devletin farklı statüdeki kişilere farklı kurallar uygulamasının (örn. vergi dilimleri) anayasal temelini kavramak için.
3
Eşitlik ve hakların niteliği arasındaki ilişkiyi kurma
Bireyin vazgeçilmez haklara sahip olması, onun kanun önünde eşit muamele görme hakkından kendi isteğiyle dahi feragat edemeyeceği ve bu durumun anayasal bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaştırır.
İki madde arasındaki anayasal felsefeyi sentezlemek için.

Anahtar Kavram

Nispi Eşitlik ve Hakların Vazgeçilmezliği

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 13. maddesindeki genel sınırlama rejimi ile 15. maddedeki durdurma rejiminin çekirdek haklar üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla