İdare hukukunda kamu hizmetlerinin hiyerarşik yapı içerisinde daha hızlı yürütülmesini sağlayan "yetki devri" ve "imza yetkisi" kurumları farklı hukuki rejimlere tabidir. Bir bakanın, kendisine ait bazı konularda karar alma sürecini hızlandırmak amacıyla bir genel müdüre imza yetkisi vermesinin ardından ilgili bakanın görevinden istifa etmesi durumunda; istifa tarihinden sonra ancak yeni bakan göreve başlamadan önce söz konusu genel müdür tarafından bu yetkiye dayanılarak tesis edilen bir idari işlem ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşlem, imza yetkisinin kişisel niteliği gereği yetki unsuru yönünden sakattır ve idari yargıda iptal davasına konu edilebilir.Cevap
- Bİmza yetkisi kişiye değil makama verildiği için bakanın istifası yetkiyi sona erdirmez; işlem hukuken geçerlidir.
- CSöz konusu işlem bir 'fonksiyon gasbı' teşkil eder ve hukuk aleminde hiç doğmamış sayılacağı için 'yokluk' yaptırımına tabidir.
- Dİşlem 'ağır ve bariz yetki tecavüzü' kapsamında değerlendirilir ve bu sebeple yokluk ile sakatlanmıştır.
- EBakanın istifasıyla ortaya çıkan durum 'yetki gasbı' niteliğindedir çünkü genel müdür artık bir kamu görevlisi sıfatıyla hareket etmemektedir.
Cevap
İşlem, imza yetkisinin kişisel niteliği gereği yetki unsuru yönünden sakattır ve idari yargıda iptal davasına konu edilebilir.
İmza yetkisi, idare hukukunda 'şahsa sıkı sıkıya bağlı' ve 'subjektif' bir yetkilendirme yöntemidir. Bu yetki, yetkiyi veren makam sahibi (bakan) ile alan kişi (genel müdür) arasındaki güvene dayanır. Dolayısıyla yetkiyi veren bakan görevinden ayrıldığında, verdiği imza yetkisi de hukuken sona erer. Bu aşamadan sonra genel müdürün bu yetkiyi kullanmaya devam etmesi, işlemin 'yetki' unsurunu sakatlar. İdari yargı yerleşik içtihatlarına göre bu tür bir yetkisizlik durumu, işlemi 'yok' kılmaz; ancak işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle iptal edilmesine yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İmza Yetkisinin Şahsa Bağlılığı ve Yetki Tecavüzü