Tarımsal üretim alanında faaliyet gösteren paylı bir ortaklığın yönetim kurulu, esas sözleşmede yer alan yetkiye istinaden bir iç yönerge çıkarmış ve aralarında 'şirketin yönetim teşkilatının belirlenmesi' ile 'yöneticilerin üst gözetimi' görevlerinin de bulunduğu çeşitli karar alma süreçlerini atadığı icra komitesine devretmiştir. İlerleyen süreçte komitenin aldığı aşırı riskli kararlar ortaklığı iflasın eşiğine getirmiş ve yönetim kurulu aleyhine müteselsil sorumluluk davası açılması talebi gündeme gelmiştir. Üyeler, bu işlemlerin tamamen 'iş adamı kararı' (makul ticari tercih) niteliğinde olduğunu ve yetki devri nedeniyle zarardan sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmiştir.
Yetki devri, özen borcu ve yönetim kurulunun hukuki sorumluluğuna ilişkin kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AŞirketi temsil ve ilzam yetkisi ile günlük ticari işlerin yönetimi kanunen devredilemez nitelikte bulunduğundan, icra kurulunun bu kapsamda aldığı makul kararlar dahi yönetim kurulunun müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
- BEsas sözleşmede özel bir hüküm bulunması şartıyla, muhasebe düzeninin kurulması ve faaliyet raporunun hazırlanması gibi yetkiler tüm sonuçlarıyla birlikte yöneticilere devredilebilir ve bu yolla kurulun gözetim yükümlülüğü sona erdirilir.
- Yönetim teşkilatının belirlenmesi ve yöneticilerin üst gözetimi mutlak surette devredilemez yetkilerden olduğundan, bu yetkilerin devri hukuken geçersizdir ve kurul üyeleri zarardan dolayı geçerli bir iş adamı kararı aldıkları savunmasına dayanamaz.Cevap
- DYönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur ve illiyet bağı şartları aranmaz; şirketin malvarlığında meydana gelen her türlü azalma doğrudan doğruya kurul üyelerine tazmin ettirilir.
- EKurul, yetki devrini ticaret siciline tescil edilmiş bir iç yönergeye dayandırdığı anda peşinen ibra edilmiş sayılır ve iş adamı kararı kuralı gereği ortaklık tarafından hiçbir üyeye dava yöneltilemez.