Ülkedeki ticari uyuşmazlıkların yargı sürecini hızlandırmak ve alacaklıları korumak amacıyla yasama organı tarafından yeni bir kanuni düzenleme yapılmıştır. İlgili kanunda; 'Ticari alım-satım sözleşmelerinden doğan borcunu vadesinde ödemeyen kişiler hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine doğrudan altı aya kadar hapis cezası uygulanır. Ayrıca bu kişiler, yargılama süreci tamamlanana ve haklarındaki hüküm kesinleşene kadar ilgili bakanlığın internet sitesinde dolandırıcı olarak ilan edilir.' hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda yer alan 'Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar' dikkate alındığında, bu kanuni düzenleme hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- Sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilmemesi sebebiyle hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi anayasal yasaklara aykırıdır ve mahkeme kararı kesinleşmeden kişilerin suçlu ilan edilmesi çekirdek hak niteliğindeki masumiyet karinesini ihlal eder.Cevap
- BTicari hayatın güvenliğini sağlama amacı, temel hakların genel sınırlama sebeplerinden biri olduğundan, kanunla yapılmak şartıyla sözleşme borçlarına hapis cezası getirilmesi anayasaya uygundur.
- CTicari ve ekonomik faaliyetler, pozitif statü hakları bölümünde yer aldığı için, devletin bu alanda uygulayacağı cezai yaptırımlar kişi hürriyeti ve masumiyet karinesi güvenceleri kapsamında değerlendirilemez.
- DDüzenleme kanunla yapıldığı için suçta ve cezada kanunilik ilkesine uygundur; ancak olağanüstü hal ilan edilmediği sürece kişilerin peşinen suçlu ilan edilmesi sadece idari yaptırımlarla mümkündür.
- ESözleşme hürriyeti negatif statü haklarından olmakla birlikte, borcu ödememek aktif bir eylem olarak kabul edildiğinden, bu duruma hapis cezası verilmesi sözleşmeden doğan yükümlülük yasağını ihlal etmez.
Cevap
Kanunun getirdiği hapis cezası sözleşmeden doğan borçlar için uygulanamaz yasağını; kişilerin dolandırıcı ilan edilmesi ise yargı kararı olmadan kimsenin suçlu sayılamayacağı yönündeki masumiyet karinesini ihlal ettiği için doğru olan ifade, bu iki anayasal güvencenin ihlal edildiğini belirten seçenektir.
Verilen senaryodaki kanun iki temel anayasal kuralı açıkça ihlal etmektedir. Birincisi, ticari alım-satım sözleşmesi gibi salt hukuki bir borç ilişkisinin ifa edilmemesinden dolayı hapis cezası öngörülmesi, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'sözleşmeden doğan yükümlülük nedeniyle hürriyeti bağlayıcı ceza verilemez' kuralına aykırıdır. İkincisi, yargılama sonuçlanıp kesin hüküm verilmeden kişilerin resmi olarak 'dolandırıcı' (suçlu) ilan edilmesi, Anayasa'nın dokunulmaz çekirdek haklar arasında saydığı 'masumiyet karinesi'nin doğrudan ve ağır bir ihlalidir. Doğru ifade bu iki hususu hukuken eksiksiz tespit etmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sözleşmeden Doğan Yükümlülük Nedeniyle Hapis Yasağı ve Masumiyet Karinesi