sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde "adın korunması" ve "adın değiştirilmesi" kurumları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AAdın haksız kullanımı nedeniyle açılan saldırının durdurulması (men) davası için davalının kusurlu olması veya davacının bir zarara uğramış olması şartı aranmaz.
- Adın değiştirilmesi davası sonucunda verilen karar nüfus siciline tescil ve ilan edildikten sonra, bu durumdan zarar gördüğünü iddia eden üçüncü kişilerin karara karşı itiraz davası açma hakkı bulunmamaktadır.Cevap
- CAdı haksız yere kullanılan kişinin maddi veya manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için, haksız kullananın kusurlu olması ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
- DAdın değiştirilmesi talebi, haklı bir sebebin varlığına dayanmalı ve kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesine yöneltilmelidir.
- EHukuka aykırı durum sona ermiş olsa dahi, bu durumun etkileri devam ediyorsa haksız kullanımın hukuka aykırılığının tespiti davası açılabilir.
Cevap
Adın değiştirilmesi kararına karşı üçüncü kişilerin itiraz hakkı bulunmadığını belirten ifade yanlıştır; zira kanun bu kişilere bir yıllık dava süresi tanımıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun maddesinin fıkrası uyarınca, adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bu değişikliği öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Bu nedenle, üçüncü kişilerin itiraz hakkının bulunmadığını iddia eden ifade kanuna açıkça aykırıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ad üzerindeki hakkın mutlak bir kişilik hakkı olması ve bu hakkın ihlali durumunda koruma davaları ile tazminat davalarının ayrımı ile adın değiştirilmesinde üçüncü kişilerin menfaatinin korunması.
Daha Fazla Pratik
Adın korunması davaları ile kişilik hakkının korunmasına ilişkin genel davaların (TMK 24-25) ilişkisini karşılaştıran sorular çözülmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s