Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde, gerçek kişilerin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneğini ifade eden fiil ehliyetinin şartları ile bu şartların hukuki niteliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AHak ehliyeti için ayırt etme gücü ve erginlik şartı kümülatif olarak aranırken; fiil ehliyeti için tam ve sağ doğmuş olmak yeterli bir hukuki ön koşuldur.
- BOn beş yaşını doldurmuş olup ayırt etme gücüne sahip olan ve mahkeme kararıyla (kazai rüşt) ergin kılınan bir küçük, kısıtlılık kararı bulunmasa dahi on sekiz yaşını doldurana kadar sınırlı ehliyetsiz statüsünde kabul edilir.
- CErginlik şartı kapsamında, evlenme yoluyla kazanılan erginlik statüsü kalıcı bir nitelik taşırken; mahkeme kararıyla kazanılan erginlik statüsü kişinin daha sonra kısıtlanması durumunda kendiliğinden sona erer.
- Ayırt etme gücü, yapılan işlemin niteliğine göre değişebilen nispi ve fiili bir durumdur; erginlik ve kısıtlı olmama ise kural olarak kesin hukuki statülere veya yargısal kararlara dayanan objektif şartlardır.Cevap
- EKişinin hak ehliyetine sahip olması için ana rahmine düşmüş olması yeterli bir şart iken; fiil ehliyeti için aranan kısıtlı olmama şartı sadece on sekiz yaşını doldurmuş bireyler için geçerlidir.
Cevap
Ayırt etme gücü nispi ve fiili bir durumdur; erginlik ve kısıtlı olmama ise hukuki statülere dayanan objektif şartlardır.
Doğru olan seçenek, fiil ehliyeti şartlarının ontolojik farkını vurgular. Ayırt etme gücü, kişinin o andaki zihinsel olgunluğunu ve yaptığı işlemin sonuçlarını anlama yeteneğini ifade eden, duruma göre değişen (nispi) fiili bir unsurdur. Erginlik (yaş, evlenme, mahkeme kararı) ve kısıtlı olmama (yargısal bir kısıtlılık kararı bulunmaması) ise resmi belgelere ve kesin hukuki statülere dayanan, kişiden kişiye değişmeyen objektif unsurlardır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fiil ehliyetinin kümülatif şartları ve bu şartların nispi/mutlak nitelik farkı.
Tahmini Süre:1m 30s