Soru

Zorluk: ZorHak Arama Hürriyeti, Kanuni Hakim ve Suç-Cezalara İlişkin Esaslar

1982 Anayasası'nın 38. maddesinde düzenlenen 'Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar' kapsamında; yasama organı tarafından kabul edilen bir kanunla 'belirli suçları işleyenlerin eylemleriyle elde ettikleri kazançlar dışında, meşru yollardan edindikleri tüm mal varlıklarının kamuya geçirilmesi' ve 'mahkûm olan kişinin aile üyelerinin de bu suçtan dolayı kamu hizmetine girmesinin engellenmesi' öngörülmüştür. Bu düzenlemenin Anayasal ilkeler açısından değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Meşru yollarla edinilmiş tüm mal varlığına el konulması 'genel müsadere' yasağını, aile üyelerinin kısıtlanması ise 'cezaların şahsiliği' ilkesini ihlal etmektedir.Cevap
  2. B
    Mal varlığının tamamına el konulması 'özel müsadere' niteliğinde olduğu için mülkiyet hakkının korunması sınırları içerisinde Anayasa'ya uygundur.
  3. C
    Mahkûm olan kişinin yakınlarının kamu hizmetinden mahrum bırakılması, suçun ağırlığı dikkate alındığında 'cezaların şahsiliği' ilkesine aykırılık teşkil etmez.
  4. D
    Anayasa'nın 13. maddesindeki genel sınırlama rejimi uyarınca, kamu düzenini korumak amacıyla genel müsadere cezası kanunla istisnai olarak uygulanabilir.
  5. E
    Kişinin borçlarından dolayı hürriyetinin kısıtlanması yasağı, bu tür geniş kapsamlı mal varlığına el koyma işlemlerini de kapsadığından düzenleme doğrudan geçersizdir.

Cevap

Doğru cevap, meşru yollarla edinilmiş tüm mal varlığına el konulmasının 'genel müsadere' yasağını, aile üyelerinin kısıtlanmasının ise 'cezaların şahsiliği' ilkesini ihlal ettiğini belirten ifadedir.
1982 Anayasası'nın 38. maddesi suç ve cezalara ilişkin temel güvenceleri belirler. Bu maddenin 10. fıkrası gereğince Türk hukuk sisteminde 'genel müsadere' (kişinin tüm mal varlığına el konulması) kesinlikle yasaktır; sadece suçla ilişkili belirli eşya veya kazancın müsaderesi (özel müsadere) mümkündür. Ayrıca maddenin 7. fıkrası 'Ceza sorumluluğu şahsidir' hükmüyle, cezanın veya suçun sonuçlarının failden başkasına (yakınlarına vb.) teşmil edilmesini engeller. Bu nedenle soru kökündeki her iki düzenleme de Anayasa'ya aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenlemenin mülkiyet boyutunu incelemek
Kişinin suçla ilgisi olmayan meşru mallarına (tüm mal varlığına) el konulması 'genel müsadere' niteliğindedir.
Anayasa'nın 38. maddesinin 10. fıkrası 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmünü amirdir.
2
Düzenlemenin aile üyeleri üzerindeki etkisini incelemek
Suçlunun yakınlarına sirayet eden kısıtlamalar 'cezaların şahsiliği' ilkesine aykırıdır.
Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrası 'Ceza sorumluluğu şahsidir' diyerek suçun ancak failini bağlayacağını garanti altına alır.
3
Anayasal uygunluk değerlendirmesi yapmak
Düzenleme her iki açıdan da Anayasa'ya aykırıdır.
Anayasal güvenceler mutlak nitelikte olup kanunla dahi ihlal edilemez.

Anahtar Kavram

Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar (Genel Müsadere Yasağı ve Cezaların Şahsiliği)

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 38. maddesindeki 'hukuka aykırı bulguların delil sayılamaması' ve 'vatandaşın geri verilmemesi' istisnalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla