4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Adın korunması" başlıklı 26. maddesi hükümleri dikkate alındığında, bir kimsenin adının başkası tarafından haksız yere kullanılması (adın gaspı) durumunda başvurulabilecek hukuki imkânlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- AAdın üzerindeki hakkın aidiyetinin belirlenmesi (tespit) davası
- BHaksız kullanımın durdurulması ve saldırıya son verilmesi (men) davası
- CHaksız kullanımın neticesinde oluşan fiilî durumun kaldırılması (ref) davası
- DKoşulları oluşmuşsa haksız kullanım nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini davası
- Mahkemece verilen ad değişikliği kararına karşı açılan iptal davasıCevap
Cevap
Mahkemece verilen ad değişikliği kararına karşı açılan iptal davası, adın haksız kullanımına (gaspa) karşı koruma sağlayan TMK m. 26 kapsamında değil, adın değiştirilmesi prosedürünü düzenleyen TMK m. 27 kapsamında yer alan bir hukuki yoldur.
Türk Medeni Kanunu'nun 26. maddesi, bir kimsenin adının haksız kullanılması durumunda hak sahibine tespit, men, ref ve tazminat talep etme hakkı tanır. Mahkemece verilen bir ad değişikliği kararına karşı açılan iptal davası ise Kanun'un 27. maddesinde düzenlenmiştir. Bu dava, adın gaspına karşı değil, haklı bir sebeple ismini değiştiren kişinin bu yeni durumundan zarar gören üçüncü kişilerin bir yıl içinde başvurabileceği farklı bir hukuki kurumdur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Adın korunması davaları (TMK m. 26) ile adın değiştirilmesine karşı itiraz yolları (TMK m. 27) arasındaki fark.
Alternatif Yöntem
TMK m. 26'daki hakların 'haksız fiil' benzeri bir saldırıya karşı olduğunu, TMK m. 27'deki iptal davasının ise 'resmi bir karara' (mahkeme ilamı) karşı olduğunu düşünerek ayrım yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 15s