Bir kişinin adının, rızası dışında bir başkası tarafından ticari bir unvan veya takma ad olarak kullanılması (adın gaspı) durumunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde adın korunmasına yönelik açılabilecek davalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Haksız kullanımın sona erdirilmesi (men) davası açılabilmesi için, ismi haksız kullanan tarafın kusurlu olması veya bir zararın doğmuş olması şartı aranmaz.Cevap
- BAdın haksız kullanımının tespiti davası, ancak haksız kullanım sona erdikten sonra ve davacının güncel bir hukuki yararı bulunması şartıyla açılabilir.
- CAdın haksız kullanımı sonucunda ortaya çıkan manevi zararların tazmini için açılacak manevi tazminat davası, saldırganın haksız fiili ispatlandığı sürece kusur şartı aranmaksızın kabul edilir.
- DAdın haksız kullanılması nedeniyle açılacak olan 'ref' (saldırının sonuçlarının ortadan kaldırılması) davası, haksız kullanımın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
- Eİsmi haksız yere kullanılan kişi, haksız kullanımın sona erdirilmesi talebiyle açacağı davayı zorunlu olarak ilgili yerdeki Nüfus Müdürlüğüne karşı yöneltmelidir.
Cevap
Haksız kullanımın sona erdirilmesi (men) davası açılabilmesi için, ismi haksız kullanan tarafın kusurlu olması veya bir zararın doğmuş olması şartı aranmaz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca, adı haksız kullanılan kişi; haksız kullanımın tespiti, haksız kullanıma son verilmesi (men) ve haksız durumun ortadan kaldırılması (ref) davalarını açabilir. Bu davalar kişiliği koruyan davalar kategorisinde yer aldığı için, davalının kusurlu olması veya davacının fiilen bir zarara uğramış olması dava şartı değildir. Sadece saldırının haksız olması yeterlidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Adın korunması kapsamında açılan men, ref ve tespit davalarında kusur ve zarar şartının aranmaması.
Daha Fazla Pratik
Kişilik haklarının korunmasına yönelik genel davalar (TMK m. 24-25) ile adın korunması arasındaki benzerlikleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s