Soru

Zorluk: ZorHak Arama Hürriyeti, Kanuni Hakim ve Suç-Cezalara İlişkin Esaslar

Bir ceza davasında, sanığın konutunda usulüne uygun bir hakim kararı bulunmaksızın gerçekleştirilen hukuka aykırı bir arama işlemi sonucunda suç aleti ele geçirilmiştir. Yargılama sürecinde sanık, söz konusu suç aletinin kendisine ait olduğunu ve suçu işlediğini açıkça itiraf (ikrar) etmiştir. Yerel mahkeme, sanığın bu ikrarı nedeniyle aramanın hukuka aykırılığının mahkûmiyet hükmü tesis edilmesine engel teşkil etmeyeceğine ve maddi gerçeğin ortaya çıktığına karar vermiştir. 19821982 Anayasası'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 3838. maddesi hükümleri dikkate alındığında, bu yargısal uygulama hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A
    Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması devletin kamu düzenini sağlama görevinin bir gereği olduğundan, ikrarla desteklenen her türlü delilin kullanımı anayasaya uygundur.
  2. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği hükmü mutlak bir yasak olduğundan, sanığın ikrarı olsa dahi bu uygulama anayasaya aykırıdır.Cevap
  3. C
    Delil yasakları yalnızca siyasi ve askeri nitelikli suçlar için öngörüldüğünden, uyuşturucu veya terör gibi ağır adli suçlarda ikrarın esas alınması anayasal bir ihlal oluşturmaz.
  4. D
    Sanığın suçunu ikrar etmesi, usulüne uygun yapılmayan koruma tedbirlerini anayasal düzeyde 'onanmış' ve geçerli hale getirdiği için mahkemenin kararı yerindedir.
  5. E
    Anayasa'daki delil yasağı kuralı sadece işkence altında alınan ifadeleri kapsadığından, konut araması gibi usuli eksiklikler ikrar ile telafi edilebilir.

Cevap

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği hükmü mutlak bir yasak olduğundan, sanığın ikrarı olsa dahi bu uygulama anayasaya aykırıdır.
Doğru cevap, anayasal kuralın mutlaklığını vurgulayan ifadedir. 19821982 Anayasası’nın 3838. maddesinin 66. fıkrasına göre 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.' Bu hükümde herhangi bir istisna veya hafifletici sebep öngörülmemiştir. Dolayısıyla arama işlemi hukuka aykırı ise, bu yolla elde edilen bulgu sanık suçu itiraf etse dahi mahkûmiyete esas alınamaz; aksi durum anayasal güvencenin ihlali anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki delil elde etme yöntemini incele.
Hakim kararı olmaksızın yapılan konut araması hukuka aykırıdır.
Anayasa'nın 21. maddesi konut dokunulmazlığını güvence altına alır ve arama için hakim kararı şartını koşar.
2
Anayasa'nın 38. maddesindeki delil yasağı kuralını hatırla.
Anayasa Madde 38/6: 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.'
Bu hüküm 2001 değişikliği ile anayasaya eklenmiş mutlak bir emirdir.
3
Sanık ikrarının (itirafının) hukuka aykırı delil üzerindeki etkisini değerlendir.
İkrar veya suçun ağırlığı, hukuka aykırı delili anayasal olarak geçerli kılmaz.
Anayasa delil yasağını herhangi bir istisnaya (ikrar, rıza, suçun türü vb.) bağlamamıştır.

Anahtar Kavram

Hukuka Aykırı Delil Yasağı
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla