İdari Teşkilat

120 soru

Soru 61Soru

Köy idaresinin karar organı olan ihtiyar meclisi, köy halkı tarafından seçilen üyeler ile görevleri gereği mecliste bulunan doğal üyelerden oluşur. Köy Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde, aşağıdakilerden hangisi bu meclisin doğal (tabii) üyeleri arasında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy öğretmeni ve köy imamı

Cevap

Köy ihtiyar meclisinin doğal (tabii) üyeleri, köy öğretmeni ve köy imamıdır.
Köy Kanunu'na göre ihtiyar meclisi iki grup üyeden oluşur. Bunlardan ilki, köy derneği (seçmenler) tarafından seçilen üyelerdir. İkinci grup ise seçimle gelmeyen ancak kamu görevleri nedeniyle meclis toplantılarına katılma hakkı ve sorumluluğu olan köy öğretmeni ve köy imamıdır. Bu kişiler 'doğal üye' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy idaresinin organlarını belirle.
Köy idaresi; Muhtar, İhtiyar Meclisi ve Köy Derneği'nden oluşur.
Soruda istenen 'doğal üye' kavramı sadece İhtiyar Meclisi yapısı içinde geçerlidir.
2
İhtiyar meclisinin oluşumunu analiz et.
İhtiyar meclisi iki tür üyeden oluşur: Köy derneği tarafından seçilen üyeler ve kanun gereği meclise dahil olan doğal üyeler.
Meclisin karma yapısını anlamak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
3
Doğal üyelerin kimler olduğunu tespit et.
442 sayılı Köy Kanunu'na göre köyün öğretmeni ve köyün imamı ihtiyar meclisinin doğal üyeleridir.
Bu kişiler köydeki kamu hizmetlerini yürüttükleri için meclis çalışmalarına doğrudan katılırlar.

Anahtar Kavram

Köy İhtiyar Meclisinin Yapısı ve Doğal Üyeleri

İpuçları

1
Köy ihtiyar meclisi üyelerinin bir kısmı seçimle gelirken, bir kısmı görevleri nedeniyle doğrudan meclistedir.
2
Bu doğal üyeler, köydeki eğitim ve dini hizmetleri yürüten kamu görevlileridir.

Daha Fazla Pratik

Köy derneğinin (tüm seçmenlerin) hangi kararları alabildiğini ve köy muhtarının görevden uzaklaştırılma usulünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 62Soru

53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre, il özel idaresinin yürütme organı olan "il encümeni"nin başkanlığı ve valinin toplantıya katılamaması durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl encümenine vali başkanlık eder; valinin katılamadığı toplantılara ise genel sekreter başkanlık eder.

Cevap

İl encümenine vali başkanlık eder; valinin katılamadığı toplantılara ise genel sekreter başkanlık eder.
Doğru yanıt, 53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 2525. maddesine tam uyumludur. Bu maddeye göre, il encümeninin başkanı validir. Valinin katılamadığı durumlarda ise başkanlık görevi genel sekreter tarafından yerine getirilir. Bu düzenleme, il özel idaresinin yürütme organında sürekliliği sağlamayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İl özel idaresinin organlarını ve başkanlık usullerini belirle.
İl özel idaresinin üç organı vardır: İl genel meclisi (başkanını kendi seçer), il encümeni (başkanı validir) ve vali (idarenin başı ve temsilcisidir).
Organlar arasındaki yetki ve başkanlık ayrımını yapmak sorunun temelini oluşturur.
2
53025302 sayılı Kanun'un 2525. maddesindeki özel hükmü incele.
Kanun, encümen başkanlığını valiye vermiş, valinin yokluğu hali için genel sekreteri yetkilendirmiştir.
Valinin bulunmadığı durumlarda toplantıların nasıl yönetileceğine dair spesifik hukuki kuralı tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İl Encümeni Başkanlık Usulü

Daha Fazla Pratik

İl encümeninin seçilmiş ve atanmış üyelerden oluşan karma yapısını ve üye sayılarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 63Soru

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 126126. maddesi ile 54425442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri çerçevesinde, merkezi idarenin taşra teşkilatındaki en üst hiyerarşik amir olan valinin "yetki genişliği" (deconcentration) kullanımı ve bu kullanımın hukuki sonuçlarına dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetki genişliği esasına dayanan işlemler, valinin şahsına veya il birimine değil doğrudan "Devlet tüzel kişiliğine" izafe edilir; bu nedenle söz konusu işlemlerden kaynaklanan tüm gelir ve giderler merkezi idarenin genel bütçesinde yer alır.

Cevap

Yetki genişliği kapsamındaki işlemler doğrudan Devlet tüzel kişiliği adına yapılır ve mali sonuçları genel bütçeye aittir.
Yetki genişliği, merkezi yönetimin hiyerarşik yapısı içinde kalmak kaydıyla, valinin merkeze sormadan devlet adına karar alabilmesidir. Bu işlemler sonucunda ortaya çıkan tüm haklar, borçlar, gelir ve giderler doğrudan Devlet tüzel kişiliğine (Genel Bütçe) aittir. Bu durum, taşra teşkilatının merkezden ayrı bir hukuki kişiliği ve bütçesi olmamasının doğal bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yetki genişliğinin hukuki tanımını analiz etme
Anayasa Madde 126126 uyarınca illerin idaresi bu esasa dayanır ve bu, merkezden yönetimin bir parçasıdır.
Kavramın yerinden yönetimle karışmasını önlemek için anayasal çerçeveyi belirlemek gerekir.
2
Tüzel kişilik ayrımını değerlendirme
Merkezi idarenin taşra teşkilatı (Valilik, Kaymakamlık vb.) ayrı bir tüzel kişiliğe sahip değildir; Devlet tüzel kişiliğinin parçasıdır.
İşlemlerin kime izafe edileceğini ve mali sorumluluğun kimde olduğunu belirlemek için tüzel kişilik yapısı kritiktir.
3
Yetkiyi kullanan makamı tespit etme
Bu yetki 54425442 sayılı Kanun uyarınca sadece Valiye aittir; Kaymakam bu yetkiye sahip değildir.
Mülki idare amirleri arasındaki yetki farkını ortaya koymak gerekir.
4
Mali ve idari sonuçları sentezleme
İşlemlerin giderleri genel bütçeden (devlet hazinesinden) karşılanır ve hiyerarşik denetim devam eder.
Yetki genişliğinin özerklik değil, sadece karar alma kolaylığı sağladığını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Yetki Genişliği (Deconcentration) ve Devlet Tüzel Kişiliği Bütünlüğü
Soru 64Soru

442 sayılı Köy Kanunu hükümleri çerçevesinde köy idaresinin teşkilat yapısı, organların oluşumu ve bu organlar üzerindeki denetim yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy ihtiyar meclisinin doğal üyeleri olan köy imamı ve köy öğretmeni, sadece eğitim ve din işlerini ilgilendiren konularda oy kullanabilirler; köy bütçesi veya salma salınması gibi mali kararlarda oy hakları bulunmamaktadır.

Cevap

Köy ihtiyar meclisinin doğal üyeleri olan öğretmen ve imamın oy haklarının kısıtlı olduğu yönündeki ifade yanlıştır; bu üyeler mali ve idari tüm kararlarda oy kullanma hakkına sahiptir.
442 sayılı Köy Kanunu uyarınca köy ihtiyar meclisinin doğal üyeleri (imam ve öğretmen), meclis görüşmelerine katılır ve mali veya idari ayrımı yapılmaksızın tüm kararlarda oy kullanma hakkına sahiptir. Bu üyelerin yetkilerinin belirli konularla (din veya eğitim) sınırlı olduğuna dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy idaresinin yasal dayanağını ve organlarını belirle.
442 sayılı Köy Kanunu'na göre organlar; Muhtar, İhtiyar Meclisi ve Köy Derneği'dir.
Teşkilat yapısının temel taşlarını netleştirmek gerekir.
2
Köy İhtiyar Meclisi'nin üye kompozisyonunu incele.
Meclis, köy halkı tarafından seçilen üyeler ile kanun gereği (ex officio) mecliste bulunan doğal üyelerden (imam ve öğretmen) oluşur.
Üyelerin statülerini ve meclisteki konumlarını ayırt etmek için gereklidir.
3
Doğal üyelerin karar alma sürecindeki yetkilerini ve oy haklarını değerlendir.
Kanunda doğal üyelerin oy haklarına ilişkin herhangi bir kısıtlama (sadece belirli konularda oy kullanma gibi) yer almamaktadır.
İhtiyar meclisi kararlarının hukuki geçerliliği ve üyelerin eşitlik ilkesini doğrulamak için gereklidir.
4
Merkezi idarenin denetim yetkisini (idari vesayet) kontrol et.
Köy bir mahalli idare birimi olduğu için merkezi idareyle arasındaki ilişki hiyerarşi değil, idari vesayettir.
Denetim makamının yetki sınırlarını ve görevden alma usulünü teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Köy İdaresi Organları ve Doğal Üyelerin Hukuki Statüsü

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan köylerin 'mahalle' statüsüne geçirilmesinin ihtiyar meclisi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

19821982 Anayasası'nda düzenlenen "merkezî idareye yardımcı kuruluşlar" (Danıştay, Sayıştay, Millî Güvenlik Kurulu ve Devlet Denetleme Kurulu) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayıştay'ın vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında kesin hükümleri ile Danıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Sayıştay Genel Kurulu kararları esas alınır.

Cevap

Sayıştay'ın kesin hükümleri ile Danıştay kararları çatıştığında Sayıştay değil, Danıştay kararlarının esas alınması gerektiği ifadesi yanlıştır.
Anayasa'nın 160160. maddesine göre; Sayıştay'ın vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkındaki kesin hükümleri ile Danıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararının esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Sayıştay Genel Kurulu kararlarının esas alınacağını belirten seçenek bu nedenle hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idareye yardımcı kuruluşların (Danıştay, Sayıştay, MGK, DDK) anayasal görevlerini analiz et.
Dört kurumun da yürütme ve idareye yardımcı olma, görüş bildirme veya denetim yapma görevleri mevcuttur.
Yardımcı kuruluşların temel işlevi idareye teknik veya hukuki destek sağlamaktır.
2
20172017 Anayasa değişikliklerinin bu kurumlara etkisini incele.
MGK'dan Jandarma Genel Komutanlığı çıkarılmış, DDK'ya idari soruşturma yetkisi verilmiş ve TSK denetim kapsamına alınmıştır.
Güncel mevzuat bilgisi KPSS sınav formatı için kritiktir.
3
Sayıştay ve Danıştay arasındaki yargısal hiyerarşiyi ve uyuşmazlık çözüm kuralını değerlendir.
Anayasa m. 160160 uyarınca vergi uyuşmazlıklarında Danıştay kararı Sayıştay kararına üstün tutulmuştur.
Sayıştay'ın mali yargı yetkisi ile Danıştay'ın idari yargı yetkisi arasındaki çatışma anayasal bir hükümle çözülmüştür.

Anahtar Kavram

Sayıştay ve Danıştay Kararları Arasındaki Uyuşmazlık Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

Sayıştay'ın yargısal niteliği ile DDK'nın idari niteliği arasındaki farkları tablo üzerinde çalışarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 66Soru

İdare hukukunda, merkezi idare kuruluşlarının (Devlet tüzel kişiliğinin), kendisinden ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olan yerinden yönetim kuruluşları üzerinde, idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kanunla belirtilen esas ve usuller çerçevesinde kullandığı denetim yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet

Cevap

Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetimi ifade eden idari vesayet yetkisidir.
İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşlarının (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları) işlemleri ve organları üzerindeki, kanunla sınırlı denetim yetkisidir. Bu denetimin temel amacı, merkezi idarenin genel politikalarına uyumu sağlamak ve kamu hizmetlerinde bütünlüğü korumaktır. Soru kökünde vurgulanan 'ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip olma' ifadesi, bu denetimin hiyerarşi değil, idari vesayet olduğunun en kesin kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Özneler arasındaki hukuki ilişkiyi belirle
Soru kökünde 'merkezi idare' (Devlet) ile 'ayrı kamu tüzel kişiliği olan yerinden yönetim kuruluşları' arasındaki ilişkiden bahsedilmektedir.
İdari denetim türünü belirlemek için denetleyen ve denetlenen tarafların aynı mı yoksa farklı tüzel kişiliklerde mi olduğunu tespit etmek gerekir.
2
Denetimin kaynağını ve amacını analiz et
Denetimin 'idarenin bütünlüğünü sağlamak' amacıyla yapıldığı ve 'kanunla belirtilen esaslarla sınırlı' olduğu belirtilmiştir.
İdari vesayet istisnai bir yetkidir ve sadece kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda kullanılabilir.
3
Doğru hukuki terimi seç
Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki bu sınırlı denetim 'idari vesayet' olarak adlandırılır.
Anayasa'nın 127. maddesinde merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki yetkisi açıkça 'idari vesayet' olarak tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında merkezi idarede yer alan bir Bakanlığın, ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan bir belediyenin meclisi tarafından alınan kararı hukuka aykırı bularak iptal etmesi ve bu kararın idari faaliyetlerde bir boşluk yaratmaması amacıyla belediye meclisi adına yeni bir düzenleyici işlem tesis etmesi durumunda, bu denetim yetkisinin hukuki niteliği ve sınırları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanlığın belediye üzerindeki bu denetimi 'idari vesayet' niteliğindedir; bu yetki istisnai olup kanunda açıkça yetki verilmedikçe 'yerine geçme' (ikame) gücünü içermez ve kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.

Cevap

Bakanlığın belediye üzerindeki denetimi 'idari vesayet' niteliğindedir; bu yetki istisnai olup kanunda açıkça yetki verilmedikçe 'yerine geçme' (ikame) gücünü içermez ve kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.
Doğru olan ifade, Bakanlık ile belediye arasındaki ilişkinin 'idari vesayet' olduğunu ve bu yetkinin istisnai, kanuni ve sınırlı olduğunu vurgulayan seçenektir. İdari hukukunda hiyerarşi aynı tüzel kişilik içindeki dikey bir denetimken; idari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimidir. Vesayet makamı, denetlediği kuruluşun yerine geçerek işlem tesis edemez (yerine geçme yasağı) ve ancak kanunun verdiği sınırlar dahilinde (genellikle sadece hukuka uygunluk denetimi) hareket edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumlar arası tüzel kişilik ayrımını yapınız.
Bakanlık (Devlet Tüzel Kişiliği) ve Belediye (Ayrı Kamu Tüzel Kişiliği) farklı tüzel kişiliklerdir.
Denetimin türünü (hiyerarşi/vesayet) belirlemek için tüzel kişiliklerin aynı olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Denetim türünü teşhis ediniz.
Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetim 'İdari Vesayet'tir.
Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetimi idari vesayettir.
3
İdari vesayet yetkisinin sınırlarını değerlendiriniz.
Vesayet yetkisi; istisnadır, kanunla verilir, kural olarak sadece hukuka uygunlukla sınırlıdır ve 'yerine geçme' yetkisi vermez.
Yerinden yönetim kuruluşlarının idari ve mali özerkliğini korumak amacıyla vesayet yetkisi hiyerarşiye göre çok daha dar kapsamlı tutulmuştur.
4
Olaydaki işlemin hukuki geçerliliğini kontrol ediniz.
Bakanlığın belediye yerine geçerek işlem tesis etmesi (yerine geçme), idari vesayet yetkisinin sınırlarını aşan bir yetki tecavüzüdür.
Hiyerarşide mümkün olan 'ikame' (yerine geçme) yetkisi, idari vesayette kural olarak yasaktır.

Anahtar Kavram

İdarenin Bütünlüğü: İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayetin hiyerarşiden farklarını bir tablo üzerinde çalışarak 'yerine geçme' ve 'yerindelik denetimi' kavramlarına odaklanın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 127. maddesine göre mahalli idareler; il, belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan kamu tüzel kişileridir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir mahalli idare birimi olarak kendi kamu tüzel kişiliğine sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy

Cevap

Köy
Köy, Anayasa'nın 127. maddesinde açıkça mahalli idare birimleri arasında sayılmış olup yerinden yönetim ilkesi gereği kendine ait ayrı bir kamu tüzel kişiliği, bütçesi ve organları bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 127. maddesinin incelenmesi
Mahalli idarelerin 'İl Özel İdaresi', 'Belediye' ve 'Köy'den oluştuğu görülür.
Anayasal tanım, hangi birimlerin mahalli idare statüsünde olduğunu belirler.
2
Kamu tüzel kişiliği kavramının uygulanması
Köyün, mahalli idareler arasında yer aldığı ve kendine ait bir kamu tüzel kişiliği olduğu teyit edilir.
Mahalli idare birimlerinin her biri ayrı birer kamu tüzel kişisidir.
3
Diğer seçeneklerin elenmesi
Mahalle, ilçe ve bucak gibi birimlerin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığı, devlet tüzel kişiliği veya belediye içinde yer aldığı görülür.
Kavram karmaşasını önlemek için birimlerin statüleri karşılaştırılmalıdır.

Anahtar Kavram

Mahalli İdarelerin Tanımı ve Köyün Tüzel Kişiliği
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca, kurulu bir belediyenin isminin değiştirilmesi süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye meclisi üye tam sayısının en az dörtte üç çoğunluğunun kararı ve valinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığının onayı ile gerçekleştirilir.

Cevap

Belediye isim değişikliği, belediye meclisi üye tam sayısının en az dörtte üç çoğunluğunun kararı, valinin görüşü ve İçişleri Bakanlığının onayı ile gerçekleştirilir.
Doğru seçenek, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen yasal prosedürü eksiksiz yansıtmaktadır. Kanun metnine göre bir belediyenin adının değiştirilebilmesi için öncelikle meclis üye tam sayısının en az dörtte üç (3/4) gibi yüksek bir nitelikli çoğunlukla karar alması, ardından valinin görüşünün alınması ve son aşamada İçişleri Bakanlığının onay vermesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Yetkili organın belirlenmesi
Belediye Meclisi
Belediye Kanunu m. 12 uyarınca isim değişikliği kararı karar organı olan meclis tarafından alınmalıdır.
2
Karar yeter sayısının kontrol edilmesi
Üye tam sayısının 3/4 çoğunluğu
Kanun koyucu, isim değişikliği gibi önemli kararlar için nitelikli çoğunluk aramıştır.
3
İdari vesayet denetim sürecinin tamamlanması
Vali görüşü ve İçişleri Bakanlığı onayı
Mahalli idarelerin kararları üzerinde merkezi idarenin denetim yetkisi (idari vesayet) kapsamında bu makamların onayı/görüşü gereklidir.

Anahtar Kavram

Belediye İsim Değişikliği Prosedürü

İpuçları

1
Belediye organlarının yetkilerini düşünün; temel kararlar hangi organda alınır?
2
İdari vesayet makamını hatırlayın; belediyeler üzerinde genel denetim yetkisi hangi bakanlıktadır?
3
Belediye Kanunu madde 12'ye göre meclis kararı için 3/4 gibi çok yüksek bir çoğunluk aranmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Belediye meclis kararlarının kesinleşme süreci ve mülki idare amirine bildirilmesi usulünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 70Soru

5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca; bir belediye meclisinin, kanunla kendisine verilen görevleri süresi içinde yapmaktan imtina etmesi ve bu durumun belediye hizmetlerini sekteye uğratması durumunda, meclisin feshine ilişkin usul ve yetkili merci hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye meclisi, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay’ın kararı ile feshedilir.

Cevap

Belediye meclisinin feshine, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay tarafından karar verilir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 30. maddesine göre, belediye meclisi; kendisine verilen görevleri yapmaktan imtina eder ve bu durum hizmetleri aksatırsa veya siyasi konularla ilgili kararlar alırsa, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay'ın kararıyla feshedilir. Bu düzenleme, mahalli idarelerin özerkliğini korumak amacıyla organlık sıfatının sona ermesini yargısal bir denetime (Danıştay) bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki dayanağın belirlenmesi
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 30. maddesi (Belediye meclisinin feshi) incelenir.
Belediye organlarının görevine son verilmesi usulü kanunla özel olarak düzenlenmiştir.
2
Fesih nedenlerinin analizi
Kanunda belirtilen; görevlerin imtina edilerek aksatılması veya siyasi karar alınması durumları tespit edilir.
Fesih işlemi ancak kanunda sayılan sınırlı nedenlerin varlığı halinde gerçekleşebilir.
3
Yetkili merci ve usulün eşleştirilmesi
İçişleri Bakanlığı 'bildirim' yapar, Danıştay ise 'karar' verir.
Anayasal bir ilke olarak mahalli idare organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri yargı yoluyla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Belediye meclisinin feshi ve idari vesayet denetimi
Soru 71Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatı içerisinde yer alan bakanlıkların kuruluşu, hiyerarşik statüsü ve merkez teşkilatlanmasına ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi 20172017 Anayasa değişiklikleri sonrasındaki hukuki düzene uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.

Cevap

Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi güncel anayasal düzene uygundur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 106106. maddesi uyarınca, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir. Bu durum 20172017 Anayasa değişikliği ile getirilen en temel yeniliklerden biridir ve yürütmenin kendi teşkilatını düzenleme yetkisini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 106106. maddesinin incelenmesi
Bakanlıkların kurulması ve kaldırılmasının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) ile yapılacağı tespit edilir.
Yürürlükteki sistemde bakanlıkların yasal dayanağı CBK'dır.
2
Bakanlıkların tüzel kişilik yapısının analizi
Bakanlıkların ayrı bir kamu tüzel kişiliği olmadığı, Devlet tüzel kişiliği içinde yer aldıkları belirlenir.
Tüzel kişilik ayrımı, denetim türünü (hiyerarşi/vesayet) belirlemek için kritiktir.
3
Cumhurbaşkanı ve Bakan arasındaki ilişkinin nitelenmesi
Aynı tüzel kişilik (Devlet) içinde üst-ast ilişkisi olduğu için bunun hiyerarşi olduğu saptanır.
Hiyerarşi, merkezden yönetim ilkesinin bir gereğidir.

Anahtar Kavram

Bakanlıkların Teşkilat Yapısı ve Kurulma Usulü

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar (DDK, MİT, SGK vb.) ile Bakanlıklara bağlı kurumların hiyerarşik bağlarını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu çerçevesinde, mahalli idareler genel seçimlerinin ardından il genel meclisinin kendi üyeleri arasından gizli oyla gerçekleştirdiği başkanlık divanı seçimi ve üyelerin görev süreleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk iki yıl için seçilen başkanlık divanı üyelerinin görev süresi iki yıldır.

Cevap

İlk iki yıl için seçilen başkanlık divanı üyelerinin görev süresinin iki yıl olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru seçenek, 53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 1111. maddesinde yer alan hükmü tam olarak yansıtmaktadır. Kanuna göre, başkanlık divanı için iki aşamalı bir görev süresi belirlenmiştir: İlk iki yıl için seçilenlerin süresi 22 yıl, ikinci dönem için seçilenlerin süresi ise bir sonraki yerel seçime kadardır.

Adım Adım Çözüm

1
İl genel meclisinin hukuki statüsünü belirle.
İl genel meclisi, il özel idaresinin karar organıdır ve üyeleri halk tarafından seçilir.
Organın yapısını anlamak, seçim usulünü belirlemek için gereklidir.
2
Başkanlık divanının oluşum sürecini incele.
Meclis, seçimden sonraki 55. gün kendiliğinden toplanır ve kendi üyeleri arasından gizli oyla başkanı ve divanı seçer.
Meclis başkanlığının validen ayrıldığını ve özerk bir yapıya kavuştuğunu teyit etmek gerekir.
3
53025302 sayılı Kanun'un 1111. maddesindeki süre kuralını uygula.
İlk seçimde görev süresi 22 yıl, ikinci seçimde ise genel seçime kadar olan süredir.
Görev sürelerinin periyodik yapısını kanuni dayanakla doğrulamak esastır.

Anahtar Kavram

İl Genel Meclisi Başkanlık Divanı Seçimi ve Görev Süresi

Daha Fazla Pratik

İl encümeninin seçilmiş üyelerinin görev süresi ile meclis başkanlık divanı arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 73Soru

53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu hükümleri dikkate alındığında, il özel idaresinin yürütme organı olan "il encümeni"nin oluşumu ve üyeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl encümeni; valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ile valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşur.

Cevap

İl encümeni; valinin başkanlığında, il genel meclisinden seçilen üç üye ve valinin atadığı iki birim amiri olmak üzere toplamda beş üyeden (başkan hariç) oluşmaktadır.
Doğru olan seçenek, il encümeninin valinin başkanlığında toplandığını ve üyelerinin hem seçilmiş (meclisten 33 kişi) hem de atanmış (birim amirlerinden 22 kişi) kişilerden oluştuğunu belirtmektedir. Bu yapı 53025302 sayılı Kanun'un 2525. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Organın niteliğini belirle.
İl encümeni, il özel idaresinin yürütme ve danışma organıdır.
53025302 sayılı Kanun uyarınca il özel idaresinin üç organından biridir.
2
Başkanlık makamını tespit et.
Encümenin başkanı validir.
Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğin temsilcisidir.
3
Üye kompozisyonunu analiz et.
3 üye il genel meclisinden seçilir, 2 üye vali tarafından birim amirleri arasından atanır.
İl özel idaresinde karar organı (meclis) ile yürütme (encümen) arasındaki denge bu karma yapıyla sağlanır.

Anahtar Kavram

İl Encümeninin Karma Yapısı

Daha Fazla Pratik

Belediye encümeni ile il özel idaresi encümeninin üye sayıları ve oluşum süreçlerini karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 74Soru

İdare hukukunda teknik uzmanlık ve yöntem gerektiren kamu hizmetlerinin, merkezi idarenin hiyerarşisi dışına çıkarılarak özerk bir yapıda yürütülmesi 'hizmet yerinden yönetim' ilkesinin bir sonucudur.

Bu ilke doğrultusunda kurulan kamu kurumları (hizmet yerinden yönetim kuruluşları) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi idare ile aralarındaki hukuki denetim bağı, idarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca hiyerarşi değil, idari vesayet denetimi ile sağlanır.

Cevap

Merkezi idare ile aralarındaki hukuki denetim bağı, idarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca hiyerarşi değil, idari vesayet denetimi ile sağlanır.
Hizmet yerinden yönetim kuruluşları, devletten ayrı birer kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları için merkezi idarenin hiyerarşi alanı dışındadırlar. Ancak idarenin bütünlüğünü sağlamak adına merkezi idare (bakanlıklar), bu özerk kuruluşlar üzerinde kanunla belirlenmiş sınırlar dahilinde 'idari vesayet' denetimi yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluşun hukuki statüsünü belirleyin.
Hizmet yerinden yönetim kuruluşları (üniversiteler, TRT, SGK vb.), devlet tüzel kişiliğinden ayrı, bağımsız kamu tüzel kişiliklerine sahiptir.
Anayasa'nın 123. maddesindeki idarenin bütünlüğü ilkesi gereği bu ayrılık kabul edilmiştir.
2
Denetim türünü teşhis edin.
Farklı kamu tüzel kişileri (örneğin Milli Eğitim Bakanlığı ile bir Üniversite) arasındaki denetim ilişkisi 'idari vesayet'tir.
Hiyerarşi sadece aynı tüzel kişilik içindeki üst-alt ilişkisinde (Örn: Bakan-Müsteşar) geçerlidir.
3
Diğer yerinden yönetim türleriyle farkını ortaya koyun.
Bu kuruluşlar hizmet odaklıdır (fonksiyonel), mahalli idareler gibi coğrafi/demokratik veya meslek kuruluşları gibi üyelik odaklı değildir.
Kuruluş amacının teknik veya bilimsel bir uzmanlık hizmetini yürütmek olması bu farkı yaratır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hizmet Yerinden Yönetim İlişkisi

İpuçları

1
Denetimin 'hiyerarşi' mi yoksa 'idari vesayet' mi olduğunu anlamak için tarafların aynı tüzel kişilik içinde olup olmadığına bakın.
2
Üniversiteler, TRT ve SGK gibi kurumların devletten ayrı birer 'kişi' (tüzel kişi) olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamlarının bu kuruluşlar üzerindeki yetkilerinin (işlemi iptal etme, onama, geri gönderme vb.) sınırlarını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 75Soru

Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası'nda yer alan "idarenin bütünlüğü" ilkesini sağlamak amacıyla öngörülen denetim mekanizmaları çerçevesinde; merkezi idare teşkilatında yer alan İçişleri Bakanlığı'nın, ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan bir belediyenin kararları üzerindeki denetim yetkisinin hukuki niteliği ve sınırları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu denetim idari vesayet yetkisidir; anayasal bir dayanaktır ve kanunla açıkça yetki verilmedikçe vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşu yerine geçerek işlem tesis edemez.

Cevap

İçişleri Bakanlığı'nın belediye üzerindeki denetimi idari vesayet niteliğindedir; bu yetki anayasal bir temele dayanır, kanunla sınırları çizilir ve vesayet makamı kural olarak yerinden yönetim kuruluşu yerine geçerek karar alamaz.
Doğru seçenek, idari vesayetin hem anayasal dayanağını (Anayasa m. 123 ve 127) hem de en temel kuralı olan 'yerine geçme yasağını' ifade etmektedir. Merkezi idare (Bakanlık), yerinden yönetim kuruluşu (Belediye) üzerinde hiyerarşik amir gibi emir veremez veya onun adına işlem yapamaz; sadece kanunun izin verdiği ölçüde hukukilik denetimi yapabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Denetleyen ve denetlenen kurumların tüzel kişiliklerini analiz etme.
İçişleri Bakanlığı 'Devlet Tüzel Kişiliği' içinde, Belediye ise 'Ayrı Kamu Tüzel Kişiliği'dir.
Denetim türünün hiyerarşi mi yoksa vesayet mi olduğunu belirlemek için tüzel kişilik ayrımı kritiktir.
2
Kurumlar arası ilişkinin adını koyma.
Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim 'İdari Vesayet' olarak adlandırılır.
Anayasa'nın 127. maddesi merkezi idareye mahalli idareler üzerinde idari vesayet yetkisi tanımıştır.
3
İdari vesayetin temel sınırlarını uygulama.
İdari vesayet kanunla verilir, sınırlıdır ve yerine geçerek işlem yapma yetkisi (ikame yetkisi) kural olarak yoktur.
Yerinden yönetimin özerkliğini korumak amacıyla vesayet makamının yetkileri hiyerarşiye göre çok daha dardır.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Kanunilik İlkesi

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının belediye başkanı üzerindeki 'görevden uzaklaştırma' yetkisinin (Anayasa m.127/4) geçici niteliğini ve bu işlemin hiyerarşik bir ceza olmadığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

442 sayılı Köy Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, köy idaresinin yapısı ve organlarının hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy muhtarı, hem köy tüzel kişiliğinin yürütme organı hem de merkezi idarenin köydeki temsilcisi sıfatıyla çift karakterli bir hukuki statüye sahiptir.

Cevap

Köy muhtarı, hem köy tüzel kişiliğinin yürütme organı hem de merkezi idarenin köydeki temsilcisi olması nedeniyle çift karakterli bir statüye sahiptir.
İdare hukukunda mahalli idare birimlerinden sadece köy idaresinin başı olan muhtar, hem mahalli birimin organı hem de merkezi idarenin o yerdeki görevlisi/temsilcisi olarak kabul edilir. Bu durum muhtara 'çift karakterli statü' kazandırır. Belediye başkanlarında bu özellik yoktur; onlar sadece mahalli idare organıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy idaresinin hukuki niteliğini belirle.
Köy, Anayasa'nın 127. maddesinde düzenlenen, kamu tüzel kişiliğine sahip bir mahalli idare birimidir.
Denetim ve organ yapısını anlamak için tüzel kişilik ayrımı kritiktir.
2
Muhtarın görevlerini sınıflandır.
Muhtar, köyün ortak işlerini yürütürken 'köy organı', devlet işlerini (nüfus, asayiş desteği vb.) yaparken 'devlet ajanı' sıfatını taşır.
Muhtarın hukuk sistemindeki yerini tespit etmek için bu ikili yapı (çift karakter) bilinmelidir.
3
Diğer organların ve denetim yetkisinin niteliğini kontrol et.
İhtiyar meclisinde doğal üyeler bulunur, kararlar idari vesayete tabidir ve Köy Derneği'nin (voters) özel yetkileri vardır.
Çeldiricileri elemek için organların oluşum ve denetim usullerini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Köy Muhtarının Çift Karakterli Statüsü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

442 sayılı Köy Kanunu ve ilgili idare hukuku mevzuatı çerçevesinde, mahalli idare birimi olan 'köy' idaresinin kuruluşu, teşkilat yapısı ve denetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy tüzel kişiliği, nüfusu 150'den aşağı olmayan ve 2.000'den yukarı bulunmayan yerleşim yerlerinde İçişleri Bakanlığı kararı ile kurulur.

Cevap

Köy tüzel kişiliği, nüfusu 150 ile 2.000 arasında olan yerlerde İçişleri Bakanlığı kararı ile kurulur.
Köy tüzel kişiliğinin kuruluşu mevzuatta İçişleri Bakanlığı kararına bağlanmıştır. Nüfusun 150'den aşağı olmaması (mezra vb. ayrımı için) ve 2.000'den yukarı olmaması (belediye ayrımı için) temel yasal kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluş yetkisini belirleme
İçişleri Bakanlığı kararı
442 sayılı Köy Kanunu uyarınca köylerin kurulması merkezi idarenin bir kararı ile gerçekleşir.
2
Nüfus kriterlerini kontrol etme
150 - 2.000 arası
Mevzuatta köy tüzel kişiliği için alt sınır 150, üst sınır ise belediye teşkilatı kurulabilmesi için 2.000 olarak öngörülmüştür.
3
Organların yapısını ve denetim türünü analiz etme
İdari vesayet ve Köy Derneği yetkileri
Köy ayrı bir tüzel kişilik olduğu için idari vesayete tabidir ve isteğe bağlı işleri zorunlu kılma yetkisi seçmenlerin tamamını kapsayan Köy Derneği'ndedir.

Anahtar Kavram

Köy İdaresinin Kuruluşu ve Teşkilat Yapısı

İpuçları

1
Köyün bir yerinden yönetim kuruluşu olarak merkezi idareden ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu unutmayın.
2
Köy ihtiyar meclisindeki öğretmen ve imamın statüsü ile köy derneğinin 'zorunlu hale getirme' yetkisi sıkça karıştırılan konulardır.

Daha Fazla Pratik

Köy derneğinin görevleri ile ihtiyar meclisinin görevlerini bir tablo halinde karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan 'merkezi idareye yardımcı kuruluşlar'ın görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştay'ın kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında bildirdiği görüş, idari makamlar açısından nihai ve bağlayıcı bir karar niteliği taşır.

Cevap

Danıştay'ın imtiyaz sözleşmeleri hakkındaki görüşünün bağlayıcı olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu görüş istişari niteliktedir.
Danıştay, merkezi idareye yardımcı kuruluş sıfatıyla kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirir. Ancak bu düşünce, idari yargıdaki kararları gibi bağlayıcı değil, istişari (danışma niteliğinde) bir görüştür. İdare bu görüşe uymak zorunda değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi idareye yardımcı kuruluşların (Danıştay, Sayıştay, MGK, DDK) temel niteliklerini hatırla.
Bu kuruluşlar karar alma organı değil, karar alma sürecine destek olan, görüş bildiren veya denetim yapan birimlerdir.
Yardımcı kuruluşların hukuki doğasını anlamak, görevlerinin sınırlarını belirlemeyi sağlar.
2
Danıştay'ın yardımcı kuruluş sıfatıyla yürüttüğü 'idari' görevleri analiz et.
Danıştay, imtiyaz sözleşmeleri hakkında 22 ay içinde görüş bildirir; ancak bu görüş 'istişari' yani bağlayıcı olmayan bir düşünce açıklamasıdır.
İdarenin takdir yetkisini korumak adına bu tür yardımcı görüşler genellikle bağlayıcı kılınmaz.
3
Diğer seçeneklerdeki anayasal güncellemeleri (DDK idari soruşturma, MGK gündemi vb.) doğrula.
DDK'nın idari soruşturma yetkisi ve MGK gündeminin Cumhurbaşkanınca belirlenmesi bilgileri güncel anayasal hükümlerdir.
20172017 değişiklikleri sonrası idari teşkilatın yeni yapısını teyit etmek yanlışı ayırt etmeyi kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Merkezi İdareye Yardımcı Kuruluşların İstişari Niteliği

Daha Fazla Pratik

Danıştay'ın imtiyaz sözleşmeleri hakkındaki inceleme süresinin (2 ay) diğer idari görevlerden farkını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 79Soru

Merkezi idarenin (devlet tüzel kişiliğinin), kendisinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları) üzerindeki denetim yetkisi olan 'idari vesayet' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari vesayet yetkisi istisnai niteliktedir ve ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda, kanunda belirtilen sınırlar içinde kullanılabilir.

Cevap

İdari vesayet yetkisi istisnai niteliktedir ve ancak kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda kullanılabilir.
Doğru olan ifade, idari vesayetin istisnai ve kanuni bir yetki olduğudur. İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği merkezi idareye tanınan bu yetki, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğine müdahale niteliği taşıdığı için ancak kanunda açıkça belirtilen durumlarda ve yine kanunda çizilen sınırlar içerisinde kullanılabilir. Bu durum 'vesayet yetkisinin istisnailiği' kuralı olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Denetleyen ve denetlenen kurumların tüzel kişiliklerini analiz etme.
Merkezi idare (Devlet) ve Belediye/Üniversite gibi kurumlar farklı kamu tüzel kişiliklerine sahiptir.
İdari vesayet ancak farklı kamu tüzel kişilikleri arasında söz konusu olabilir.
2
Yetkinin kaynağını belirleme.
İdari vesayet kanunla düzenlenmiş olmalıdır.
Hiyerarşi örgüt yapısından kaynaklanan genel bir yetkiyken, idari vesayet istisnai ve kanuni bir yetkidir.
3
Yetkinin kapsamını değerlendirme.
Vesayet makamı emir-talimat veremez ve alt makamın yerine geçip karar alamaz.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak için vesayet yetkisi sınırlı tutulmuştur.

Anahtar Kavram

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet makamının, mahalli idarelerin işlemleri üzerindeki 'iptal davası açma' ve 'onaylama/iade etme' yetkilerini içeren örnek vakaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 80Soru

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 135. maddesinde düzenlenen kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (barolar, odalar, birlikler vb.) hukuki statüsü, organ seçimleri ve devlet ile olan ilişkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Organ seçimleri yargı gözetimi altında gizli oyla yapılır ve merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi idari vesayet niteliğindedir.

Cevap

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının organ seçimlerinin yargı gözetiminde gizli oyla yapılması ve devletin bu kuruluşlar üzerinde idari vesayet yetkisini kullanması doğrudur.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Anayasa'nın 135. maddesi gereğince kanunla kurulan ve kamu tüzel kişiliğine sahip olan kuruluşlardır. Bu kuruluşların en belirgin özelliklerinden biri, organ seçimlerinin yargı gözetimi altında ve gizli oyla yapılmasıdır. Ayrıca, devletin bu kuruluşlar üzerindeki denetim yetkisi, yerinden yönetim kuruluşları arasındaki bütünlüğü sağlayan idari vesayet yetkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 135. maddesinde yer alan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının tanımını ve özelliklerini hatırla.
Bu kuruluşların kanunla kurulan, kamu tüzel kişiliğine sahip yerinden yönetim kuruluşları olduğu tespit edilir.
Soruda sorulan hukuki statünün temelini belirlemek için gereklidir.
2
Seçim usullerini ve denetim mekanizmalarını analiz et.
Organ seçimlerinin yargı gözetiminde yapıldığı ve idarenin denetiminin 'idari vesayet' olduğu belirlenir.
Anayasal zorunlulukları ve idari hukuk ilkelerini uygulamak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri sendika, vakıf ve hiyerarşi gibi kavramlarla karşılaştırarak yanlış olanları ele.
Diğer seçeneklerin özel hukuk tüzel kişilerine (sendika, vakıf) veya farklı denetim türlerine (hiyerarşi) ait olduğu görülür.
Ayırt edici özellikleri kullanarak doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anayasa Madde 135 çerçevesinde meslek kuruluşlarının hukuki niteliği ve idari vesayet denetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 6Sonraki
İdari Teşkilat Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 4 | Examkin