Türkiye'de tarımsal yapı, arazilerin miras yoluyla aşırı parçalanması ve işletmelerin çoğunlukla 'küçük aile işletmesi' niteliğinde olmasıyla karakterize edilmektedir. Aşağıdaki tablo, Türkiye'deki toplam işlenen tarım alanlarının kullanım şekillerine göre yaklaşık dağılımını göstermektedir:
| Arazi Kullanım Şekli | Pay (%) |
|---|---|
| Tarla Bitkileri | 73,5 |
| Nadas | 12,8 |
| Meyveler, İçecekler ve Baharat Bitkileri | 11,2 |
| Sebzeler | 2,5 |
Bu veriler ve Türkiye'nin tarımsal işletme yapısı ile ilgili yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi iktisadi ve yapısal açıdan yanlış bir değerlendirmedir?
- ATarla bitkilerinin toplam alan içindeki ağırlığı, ölçek ekonomilerinden yararlanma ihtiyacını doğursa da arazilerin parçalı ve çok ortaklı yapısı, tarımsal mekanizasyonun birim maliyetlerini yükseltmektedir.
- B2014 yılında 5403 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle Miras Hukuku'na getirilen kısıtlamalar, tarım arazilerinin asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altına düşmesini engelleyerek işletme bütünlüğünü korumayı amaçlamaktadır.
- Küçük aile işletmelerinin yoğunluğu ve tarımsal istihdamın yüksek payı, sektörün milli gelir içindeki payının istihdam payından daha yüksek gerçekleşmesini sağlayarak kişi başına düşen katma değerin artmasına zemin hazırlamaktadır.Cevap
- DNadas alanlarının toplam işlenen alan içindeki payı, sulama imkanlarının artmasıyla azalma eğilimi gösterse de iklimsel kısıtlar nedeniyle özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hala yapısal bir ağırlığa sahiptir.
- ETarımsal işletme sayısının fazlalığı ve ortalama işletme büyüklüğünün (yaklaşık 60 dekar) düşüklüğü, modern girdilere ve düşük maliyetli finansmana erişimi kısıtlayarak tarımsal sermaye birikimini yavaşlatmaktadır.
Cevap
Küçük aile işletmelerinin yoğunluğu ve tarımsal istihdamın yüksek payı, sektörün milli gelir içindeki payının istihdam payından daha yüksek gerçekleşmesini sağlayarak kişi başına düşen katma değerin artmasına zemin hazırlamaktadır.
Seçeneklerde yer alan ve tarımın milli gelir içindeki payının istihdam payından yüksek olduğunu savunan analiz yanlıştır. Türkiye'de tarım sektörü, toplam istihdamın yaklaşık beşte birine yakınını istihdam etmesine rağmen, üretilen toplam katma değerin (GSYH) ancak %6-7'sini sağlamaktadır. Bu durum, sektördeki kişi başı katma değerin sanayi ve hizmetler sektöründen çok daha düşük olduğunu ve küçük işletme yapısının verimliliği kısıtladığını kanıtlamaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tarımsal İşletme Ölçeği ve İşgücü Verimliliği
Tahmini Süre:3m 0s