Hisse senedi sözleşmelerinde asil-vekil (principal-agent) problemi çerçevesinde ele alınan "maliyetli durum doğrulaması" (costly state verification) kavramı, hissedarların şirket yönetiminin faaliyetlerini ve gerçek kâr rakamlarını izlemesinin zor ve masraflı olmasını ifade eder.
Buna göre, maliyetli durum doğrulamasının varlığı finansal sistemde aşağıdakilerden hangisine neden olan temel unsurdur?
- Borç sözleşmelerinin (kredi veya tahvil) hisse senedi sözleşmelerine göre daha yaygın bir finansman yöntemi olarak kullanılmasınaCevap
- Bİşlem öncesinde (ex-ante) ortaya çıkan ters seçim probleminin finansal piyasalardaki etkisinin tamamen ortadan kalkmasına
- CŞirket yöneticilerinin temettü ödemelerini maksimize ederek hissedarların çıkarlarını koruma eğiliminin artmasına
- DFinansal aracıların sadece işlem öncesi bilgi toplama faaliyetlerine odaklanarak izleme (monitoring) maliyetlerinden kaçınmasına
- EMenkul kıymet borsalarında işlem gören hisse senetlerinin toplam finansman içindeki payının kredi piyasalarını geçmesine
Cevap
Borç sözleşmelerinin (kredi veya tahvil) hisse senedi sözleşmelerine göre daha yaygın bir finansman yöntemi olarak kullanılması
Maliyetli durum doğrulaması, hisse senedi sahiplerinin şirketin gerçek kârını öğrenmek için katlanmak zorunda olduğu denetim maliyetlerini ifade eder. Borç sözleşmelerinde ise sabit bir getiri söz konusu olduğu için şirket kârını sürekli izleme ihtiyacı daha düşüktür; denetim sadece temerrüt halinde yapılır. Bu fark, asimetrik bilgi içeren piyasalarda borç sözleşmelerinin finansmanda daha yaygın kullanılmasına yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Maliyetli Durum Doğrulaması ve Asil-Vekil Sorunu
Daha Fazla Pratik
Borç sözleşmelerindeki ahlaki tehlike sorununu azaltmak için kullanılan 'kısıtlayıcı hükümler' (restrictive covenants) konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s