Soru

Zorluk: ZorRomer (Ar-Ge ve Dışsallıklar) Modeli

Paul Romer tarafından geliştirilen Ar-Ge temelli içsel büyüme modelinde, yeni tasarımların (fikirlerin) "rakip olmayan" (non-rival) bir girdi olma özelliği ile ekonomideki piyasa yapısı arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Bilginin rakip olmaması üretimde ölçeğe göre artan getiriye neden olur; bu durum faktörlerin marjinal verimliliklerine göre ödendiği tam rekabetçi denge ile tutarsızdır ve tekelci rekabet piyasasını gerekli kılar.Cevap
  2. B
    Yeni fikirlerin rakip olmaması, Ar-Ge sektöründe pozitif dışsallıklar yarattığı için teknolojik gelişme hızı sistem dışı (egzojen) bir değişken haline gelir ve büyüme sadece tasarruf oranına bağlı kalır.
  3. C
    Bilginin rakip olmama özelliği, üretim fonksiyonunda sermaye ve emeğin toplam payının bire eşit olmasını sağlayarak tam rekabetçi piyasa yapısının sürdürülebilirliğini garanti eder.
  4. D
    Rakip olmayan bir girdi olan bilgi, patentler yoluyla dışlanabilir hale getirildiğinde, ekonomide ölçeğe göre azalan getiriler ortaya çıkar ve bu durum uzun dönemli büyümeyi sınırlar.
  5. E
    Bilginin rakip olmaması, Ar-Ge yatırımlarının marjinal getirisini zamanla azaltarak ekonomiyi kaçınılmaz olarak Solow modelindeki gibi bir durağan duruma yönlendirir.

Cevap

Bilginin rakip olmamasının üretimde ölçeğe göre artan getiriye yol açtığını ve bu durumun tam rekabetle çelişerek tekelci rekabeti zorunlu kıldığını belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifade, Romer'in modelindeki en kritik ayrımı vurgular: Bilgi rakip olmadığı için üretim sürecinde ölçeğe göre artan getiriler (IRS) oluşur. Matematiksel olarak, eğer bir üretim fonksiyonu girdilerine göre ölçeğe göre artan getiriye sahipse, Euler Teoremi gereği üretim faktörlerine marjinal ürünleri kadar ödeme yapıldığında toplam ürün yetersiz kalır. Bu durum, tam rekabetçi piyasa varsayımının (P=MC) bu modelde işleyemeyeceğini kanıtlar. Bu nedenle Romer, firmaların yeni tasarımlar üzerinde geçici tekel gücü elde ettiği ve Ar-Ge maliyetlerini karşılayabildiği tekelci rekabet piyasasını modele dahil etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fikirlerin/Bilginin (A) niteliğini tanımlama.
Fikirler 'rakip olmayan' (non-rival) mallardır; yani bir kişinin bir tasarımı kullanması, başkasının kullanmasını engellemez.
Romer modelinin temel yapı taşı bilginin düşük maliyetle çoğaltılabilir olmasıdır.
2
Üretim fonksiyonunun matematiksel yapısını inceleme.
Y=F(K,L,A)Y = F(K, L, A) fonksiyonunda KK ve LL fiziksel girdilerdir ve genellikle ölçeğe göre sabit getiri (CRS) sergilerler. Ancak AA (bilgi) rakip olmadığı için fonksiyonun içine girdiğinde ölçeğe göre artan getiri (IRS) oluşur: F(λK,λL,λA)>λF(K,L,A)F(\lambda K, \lambda L, \lambda A) > \lambda F(K, L, A).
Bilgi, üretim kapasitesini her bir birim fiziksel girdi için artırır.
3
Euler Teoremi ile piyasa dengesi arasındaki ilişkiyi kurma.
Tam rekabette faktörlere marjinal ürünleri (MPKK+MPLLMP_K \cdot K + MP_L \cdot L) kadar ödeme yapılırsa, ölçeğe göre artan getiri durumunda bu ödemelerin toplamı toplam hasılayı (YY) aşar.
Ölçeğe göre artan getiri durumunda Euler Teoremi, toplam ürünün faktörler arasında tam olarak dağıtılamayacağını (tükenme sorunu) söyler.
4
Piyasa yapısı sonucuna ulaşma.
Firmaların yüksek sabit Ar-Ge maliyetlerini karşılayabilmeleri ve kar elde edebilmeleri için fiyatın marjinal maliyetin üzerinde (P>MCP > MC) belirlendiği tekelci rekabet piyasası gereklidir.
Tam rekabette P=MCP = MC olduğu için Ar-Ge yatırımı yapan firmalar zarar eder ve teknolojik gelişme durur.

Anahtar Kavram

Ölçeğe Göre Artan Getiri ve Tekelci Rekabet İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Romer modelindeki 'Ölçek Etkisi' (Scale Effect) kavramını ve nüfus artışının büyüme hızı üzerindeki etkisini Solow modeliyle karşılaştırarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla