Klasik faiz teorisinin (Reel Faiz Teorisi) varsayımlarının geçerli olduğu ve paranın tarafsızlığı (neutrality of money) ilkesinin işlediği tam istihdamdaki bir ekonomide; kamu harcamalarının bütçe açığı verilerek (borçlanma yoluyla) artırılması ile eş zamanlı olarak para arzının genişletilmesi durumunda, reel faiz oranı ve fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Kamu borçlanması ödünç verilebilir fon talebini artırarak reel faiz oranını yükseltir; para arzındaki artış ise reel değişkenleri etkilemeyip sadece fiyatlar genel düzeyini artırır.Cevap
- BPara arzındaki artış, ödünç verilebilir fon arzını artırarak likidite etkisi yaratır ve kamu harcamalarının faiz üzerindeki yukarı yönlü baskısını tamamen ortadan kaldırır.
- CFisher etkisine göre, para arzındaki artış beklenen enflasyonu artıracağı için nominal faizler yükselirken ödünç verilebilir fon piyasasında reel faiz oranı düşer.
- DFaiz oranı spekülatif para talebi ile para arzı arasındaki dengeye göre belirlendiğinden, kamu borçlanması sadece para piyasasında likidite daralmasına yol açar.
- EParanın dolanım hızı faiz oranına duyarlı olduğundan, para arzındaki artış işlem hacmini genişleterek reel faiz oranları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturur.
Cevap
Kamu borçlanmasının ödünç verilebilir fon talebini artırarak reel faizi yükseltmesi ve para arzı artışının sadece fiyatlara yansıması
Klasik faiz teorisinde faiz, tasarruf arzı ile yatırım (ve kamu borçlanması) talebinin kesiştiği noktada belirlenen reel bir değişkendir. Kamu borçlanması fon talebi eğrisini sağa kaydırarak reel faizi yükseltirken, paranın tarafsızlığı ilkesi uyarınca para arzındaki artış üretim veya faiz gibi reel değişkenleri etkilemez, yalnızca fiyatlar genel düzeyinde artışa (enflasyona) yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Klasik Dikotomi ve Dışlama Etkisi
Tahmini Süre:3m 0s