Karl Marx'ın sermaye birikim sürecine ilişkin analizinde, teknolojik gelişmenin bir sonucu olarak üretimde kullanılan makine ve teçhizat gibi unsurların (sabit sermaye), işgücüne (değişken sermaye) oranla daha hızlı artması 'sermayenin teknik kompozisyonu'ndaki artışı ifade eder. Bu değişimin değer yapısına yansıması ise 'sermayenin organik kompozisyonu' () olarak tanımlanır. Artı değer oranının () sabit olduğu varsayımı altında, sermayenin organik kompozisyonundaki sürekli artışın temel iktisadi sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- Kâr oranlarının () uzun dönemde azalma eğilimine girmesiCevap
- BDeğişken sermayenin sabit sermayeye oranının () artmasıyla birlikte kâr oranlarının yükselmesi
- CSermayenin organik kompozisyonundaki artışın, artı değer oranını () kendiliğinden azaltarak toplam kârı sıfırlaması
- DTeknik kompozisyondaki değişimin değer yapısına yansımayarak kâr oranlarını her durumda sabit bırakması
- EArtı değer oranı sabitken, sermayenin organik kompozisyonu arttıkça kâr oranlarının artış eğilimine girmesi
Cevap
Sermayenin organik kompozisyonundaki artış, artı değer oranı sabitken kâr oranlarının uzun dönemde düşme eğilimine girmesine neden olur.
Kâr oranı (), artı değerin () toplam sermayeye () oranıdır. Bu formül şeklinde sadeleştirildiğinde, paydaki artı değer oranı () sabitken, paydadaki sermayenin organik kompozisyonu () arttığında kâr oranının zorunlu olarak azalacağı görülmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi Yasası
İpuçları
1
Kâr oranının paydasında toplam sermaye () olduğunu hatırlayın.
2
Organik kompozisyonun artması, her bir işçi başına kullanılan makine ve hammadde miktarının değer olarak artmasıdır.
3
Marx'a göre canlı emek () artı değerin tek kaynağıdır; canlı emeğin toplam sermaye içindeki ağırlığı azaldıkça kâr oranı da baskılanır.
Daha Fazla Pratik
Kâr oranlarının düşme eğilimine karşı Marx'ın belirttiği 'karşıt etkili faktörleri' (örneğin dış ticaret, emek sömürüsünün yoğunlaştırılması) çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s