Türkiye ekonomisinde 2000 yılı Kasım ayında bankacılık sisteminde yaşanan likidite sıkışıklığının, 2001 yılı Şubat ayında topyekûn bir finansal krize ve döviz kuru rejiminin çöküşüne evrilmesinde aşağıdakilerden hangisinin payı yoktur?
- ABankaların kısa vadeli kaynaklarla (gecelik borçlanma) uzun vadeli devlet kağıtlarını finanse etmeleri sonucu oluşan vade uyumsuzluğu
- BBankacılık sektörünün döviz cinsinden yükümlülüklerinin varlıklarından fazla olması (açık pozisyon) nedeniyle yüksek kur riskine maruz kalınması
- CTCMB'nin 'Nihai Kredi Mercii' (Lender of Last Resort) olarak piyasaya likidite sağlama yeteneğinin IMF programı kapsamındaki 'Net İç Varlıklar' tavanı ile sınırlandırılması
- DKamu bankalarının biriktirdiği 'görev zararları' nedeniyle piyasada sürekli ve yüksek maliyetli likidite talep eden bir yapıya sahip olması
- Döviz kuru çıpası sistemi sayesinde dış ticaret dengesinin iyileşmesi ve cari işlemler hesabının kriz öncesinde fazla vermesiCevap
Cevap
Döviz kuru çıpası sistemi sayesinde dış ticaret dengesinin iyileşmesi ve cari işlemler hesabının kriz öncesinde fazla vermesi seçeneği yanlıştır; çünkü bu dönemde cari açık ciddi şekilde artmıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 1999 Aralık ayında başlatılan program süresince cari işlemler hesabı fazla vermemiş, aksine döviz kurunun çıpalanması nedeniyle ithalatın artmasıyla rekor düzeyde açık vermiştir. Bu cari açık birikimi, krizin temel makroekonomik tetikleyicilerinden biridir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Finansal Krizlerin Yapısal Nedenleri ve Cari Açık Sorunu
Daha Fazla Pratik
Kriz sonrası 2001 Mayıs ayında TCMB Kanunu'nda yapılan bağımsızlık düzenlemelerini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s