Keynesyen İktisat

105 soru

Soru 21Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede yatırım kararlarının temel belirleyicisi olan sermayenin marjinal etkinliği (SMESME), geleceğe yönelik kar beklentileri ve sermaye stokunun maliyeti ile doğrudan ilişkilidir. Buna göre, sermayenin marjinal etkinliği kavramı ve yatırım hacmi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermayenin marjinal etkinliği, sermaye malının beklenen getirilerinin bugünkü değerini o malın arz fiyatına eşitleyen iskonto oranıdır; girişimcilerin geleceğe dair iyimserliğindeki (animal spirits) artış SMESME eğrisini sağa kaydırır.

Cevap

Sermayenin marjinal etkinliği, sermaye malının beklenen getirilerini maliyetine eşitleyen iskonto oranıdır ve beklentilerdeki iyileşme eğriyi sağa kaydırır.
Sermayenin marjinal etkinliği, beklenen getirileri sermayenin arz fiyatına eşitleyen orandır. Keynes'in 'animal spirits' (girişimci ruh/iyimserlik) olarak adlandırdığı faktörler geliştikçe, yatırımcılar daha yüksek kar bekler ve bu durum her faiz oranında daha fazla yatırım yapılmasını sağlayarak SME eğrisini sağa kaydırır.

Adım Adım Çözüm

1
Sermayenin Marjinal Etkinliği (SME) tanımını analiz et.
SMESME, bir yatırımın beklenen yıllık getirilerinin bugünkü değerini, o yatırımın yenilenme maliyetine (arz fiyatına) eşitleyen iskonto oranıdır (rr).
Yatırım kararının temel matematiksel tanımı budur.
2
Yatırım karar mekanizmasını belirle.
Girişimci, SMESME (rr) > Piyasa Faiz Oranı (ii) ise yatırım yapar.
İskonto oranı fon maliyetinden yüksekse yatırım karlı kabul edilir.
3
Eğri üzerindeki hareket ile eğrinin kayması arasındaki farkı ayırt et.
ii değişirse eğri üzerinde hareket olur. Beklentiler (animal spirits), teknoloji veya sermaye malı fiyatı değişirse eğri kayar.
Endojen ve eksojen değişkenlerin ayrımı analiz için kritiktir.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Bekleyişlerin Rolü
Soru 22Soru

Keynesyen iktisadi analizde, bir sermaye malının ömrü boyunca getirmesi beklenen hasılat dizisinin bugünkü değerini, o sermaye malının arz fiyatına (yerine koyma maliyetine) eşitleyen iskonto oranı olarak tanımlanan "sermayenin marjinal etkinliği" (MEC) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Keynesyen yatırım karar kuralına göre, sermayenin marjinal etkinliği piyasa faiz oranından büyük veya ona eşit olduğu sürece yatırım yapmak kârlıdır.

Cevap

Keynesyen modelde yatırım kararının rasyonel ölçütü, projenin beklenen getiri oranının (MEC), sermayenin maliyetinden (piyasa faiz oranı) yüksek veya ona eşit olmasıdır.
Keynesyen analizde yatırım kararı, sermayenin marjinal etkinliği (MEC) ile piyasa faiz oranının (ii) karşılaştırılmasına dayanır. MEC, yatırımın beklenen kârlılık oranını temsil ederken, faiz oranı yatırım için katlanılan maliyeti ifade eder. Kâr maksimizasyonu hedefleyen bir girişimci için MEC>iMEC > i durumu yatırımın kârlı olduğunu, MEC=iMEC = i durumu ise yatırımın sınırda olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Sermayenin Marjinal Etkinliği (MEC) formülünü analiz et.
Ps=R11+r+R2(1+r)2++Rn(1+r)nP_s = \frac{R_1}{1+r} + \frac{R_2}{(1+r)^2} + \dots + \frac{R_n}{(1+r)^n}
MEC (rr), beklenen hasılatı (RR) arz fiyatına (PsP_s) eşitleyen orandır.
2
Yatırım karar kuralını belirle.
MECiMEC \geq i ise yatırım yapılır.
Getiri oranı (rr), maliyetten (ii) yüksek olmalıdır.
3
Eğrinin kayma ve hareket unsurlarını ayırt et.
Faiz değişimi eğri üzerinde hareket, beklenti (animal spirits) değişimi ise eğride kayma yaratır.
Faiz dışsal bir maliyet değişkenidir, beklentiler ise fonksiyonun konumunu belirler.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Yatırım Karar Kriteri

Daha Fazla Pratik

Keynes'in MEC ve MEI (Yatırımın Marjinal Etkinliği) arasındaki ayrımı ve neden MEI eğrisinin daha dik olduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Keynesyen iktisadi sistemde paranın sadece bir mübadele aracı değil, aynı zamanda belirsizlik ortamında bir "servet saklama" aracı olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak faiz teorisi yeniden şekillenmiştir. J.M. Keynes'in Likidite Tercihi Teorisi çerçevesinde ele alınan faiz oranı ve bu oranın belirlenme süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz, likiditeyi elden çıkarmanın bir ödülüdür ve tasarruf-yatırım dengesi yerine para arzı ile para talebinin eşitlendiği noktada belirlenen parasal bir olgudur.

Cevap

Faiz, likiditeyi elden çıkarmanın bir ödülüdür ve tasarruf-yatırım dengesi yerine para arzı ile para talebinin eşitlendiği noktada belirlenen parasal bir olgudur.
Doğru seçenek, Keynesyen faiz teorisinin iki temel direğini yansıtmaktadır: Faizin likiditeden vazgeçmenin bir ödülü olması ve tasarruf-yatırım (reel) dengesi yerine para arzı-talebi (parasal) dengesi tarafından belirlenmesi. Keynes, faizi parayı elden çıkarıp tahvil gibi getiri sağlayan ancak daha az likit olan araçlara yönelmenin bir telafisi olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Paranın fonksiyonlarını analiz etme
Paranın sadece değişim aracı değil, bir değer saklama (servet) aracı olduğu saptandı.
Keynesyen sistemde paranın servet saklama aracı olması, faizin parasal bir olgu olarak tanımlanmasının temel nedenidir.
2
Klasik ve Keynesyen faiz tanımlarını karşılaştırma
Klasiklerde faiz 'tasarrufun (tüketimi ertelemenin) ödülü', Keynes'te ise 'likiditeden vazgeçmenin ödülü' olarak belirlendi.
Bu ayrım, faizin reel mi yoksa parasal mı bir değişken olduğunu belirler.
3
Denge mekanizmasını belirleme
Faiz oranının ödünç verilebilir fonlar piyasasında (S=I) değil, para piyasasında (Ms=MdM_s = M_d) belirlendiği sonucuna varıldı.
Keynes'e göre faiz, bireylerin likidite tercihlerini mevcut para stoku ile dengeleyen fiyattır.

Anahtar Kavram

Likidite Tercihi ve Parasal Faiz Teorisi

İpuçları

1
Klasik iktisatçılar faizi reel bir olgu (tasarruf) olarak görürken, Keynes tamamen parasal bir değişken olarak tanımlar.
2
Keynes'e göre insanlar sadece alışveriş yapmak için değil, spekülatif amaçlarla (servet saklamak) da para talep ederler. Bu talep faiz oranına duyarlıdır.
3
Denge faiz oranı, merkez bankasının belirlediği para arzı ile halkın likidite tercihinin (para talebi) kesiştiği stok dengesi noktasında oluşur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde likidite tuzağı bölgesinde para politikasının neden tamamen etkisiz olduğunu araştırmanız bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 24Soru

Klasik ve Keynesyen modellerde tasarruf eğilimindeki bir artışın makroekonomik etkileri üzerine yapılan tartışmalar, her iki okulun piyasa mekanizmasına olan güvenini ve faiz oranının mahiyetini yansıtır. Aşağıdaki tabloda iki model arasındaki bazı temel farklar özetlenmiştir:

Değişken / VarsayımKlasik ModelKeynesyen Model
Faiz OranıReel bir fenomendir (Ödünç Verilebilir Fonlar)Parasal bir fenomendir (Likidite Tercihi)
Temel BelirleyiciArz (Say Yasası)Talep (Efektif Talep)
Tasarruf (SS) FonksiyonuS=f(i)S = f(i)S=f(Y)S = f(Y)

Buna göre, hanehalklarının tasarruf miktarını artırmaya yönelik bir davranış değişikliğine gitmesinin ekonomideki sonuçları ile ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi her iki okulun temel varsayımları ile tam olarak bağdaşmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik modelde tasarruf artışı faiz oranlarını düşürerek yatırımları aynı ölçüde teşvik eder ve tam istihdamı korur; Keynesyen modelde ise efektif talebin düşmesine ve toplam gelirin azalmasına neden olur.

Cevap

Klasik modelde tasarruf artışının faizleri düşürerek yatırımları artırdığı, Keynesyen modelde ise gelir azalışına (Tasarruf Paradoksu) yol açtığı ifadesi doğrudur.
Klasik iktisatta faiz oranı ödünç verilebilir fon arzı (tasarruflar) ile fon talebi (yatırımlar) tarafından belirlenir. Tasarruflar arttığında fon arzı artar, faizler düşer ve bu durum yatırımları tam olarak tüketimdeki azalış kadar artırır (tam telafi). Keynesyen iktisatta ise tasarrufların artması tüketimin ve dolayısıyla efektif talebin azalması demektir. Bu durum çarpan mekanizmasıyla milli gelirin düşmesine yol açar, yani toplum daha fazla tasarruf etmek isterken daha fakirleşir (Tasarruf Paradoksu).

Adım Adım Çözüm

1
Klasik modelde ödünç verilebilir fonlar piyasasını analiz et.
Tasarruf eğiliminin artması, fon arzını sağa kaydırarak denge faiz oranını (ii) düşürür.
Klasiklerde faiz, tasarruf ve yatırımın eşitlendiği reel bir fiyattır.
2
Düşen faiz oranının yatırımlar üzerindeki etkisini incele.
Faiz maliyetinin düşmesiyle birlikte yatırımlar (II) artar; böylece tüketimdeki azalış tam olarak yatırım artışıyla telafi edilir.
Say Yasası uyarınca sızıntılar (S), faiz mekanizmasıyla enjeksiyonlara (I) dönüşür.
3
Keynesyen modelde tasarruf artışının (tüketim azalışının) etkisini analiz et.
Tüketim harcamalarındaki (CC) düşüş, toplam talebi ve efektif talebi düşürür.
Keynesyenlerde tasarruf faizin değil, gelirin fonksiyonudur ve yatırımlar faize karşı Klasikler kadar duyarlı olmayabilir.
4
Tasarruf Paradoksu sonucuna ulaş.
Bireylerin daha fazla tasarruf etme çabası, toplam gelirin (YY) düşmesine neden olur; bu da ekonominin daha düşük bir gelir düzeyinde dengelenmesine yol açar.
Yatırımlar otonom kabul edildiğinde veya 'hayvansal içgüdülere' bağlı olduğunda, tasarruf artışı yatırımları otomatik olarak artırmaz.

Anahtar Kavram

Tasarruf-Yatırım Dengesi ve Tasarruf Paradoksu

İpuçları

1
Klasik modelde faizin 'reel', Keynesyen modelde ise 'parasal' bir olgu olduğunu hatırlayın.
2
Say Yasası'nın (Mahreçler Kanunu) tasarruf-yatırım eşitliğini nasıl garanti ettiğini düşünün.
3
Tasarruf Paradoksu: Bireysel düzeyde rasyonel olan tasarruf artışının, makro düzeyde geliri düşürerek toplam tasarrufu artırmayabileceği gerçeğidir.

Daha Fazla Pratik

Likidite tuzağı durumunda para politikasının neden etkisiz kaldığını Keynesyen varsayımlar çerçevesinde inceleyin.

Alternatif Yöntem

Grafiksel olarak; Klasik modelde S=IS=I kesişimindeki faiz düşüşünü, Keynesyen modelde ise 4545 derecelik diyagramda (Keynesyen Haç) toplam harcama doğrusunun aşağı kaymasını hayal edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 25Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede istihdam hacminin temel belirleyicisi "efektif talep" düzeyidir. Klasik iktisatçıların aksine Keynes, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olmasının ötesinde, ücretlerin tam esnek olduğu varsayıldığında dahi ekonominin kendiliğinden tam istihdama dönemeyebileceğini savunmuştur.

Buna göre, Keynesyen analizde genel bir nominal ücret düşüşünün istihdamı artırmada etkisiz kalabilmesine veya işsizliği daha da artırabilmesine neden olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ücret kesintilerinin çalışanların toplam gelirini ve satın alma gücünü azaltarak toplam talebi daraltması ve firmaların satış beklentilerini bozması

Cevap

Ücret kesintilerinin çalışanların toplam gelirini ve satın alma gücünü azaltarak toplam talebi daraltması ve firmaların satış beklentilerini bozması gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Keynesyen analizde ücretler sadece üretim maliyetini değil, aynı zamanda ekonomideki satın alma gücünü de temsil eder. Nominal ücretlerin genel olarak düşürülmesi, işçilerin (yani tüketicilerin büyük bir kısmının) gelirini azaltır. Bu durum toplam talebin azalmasına, stokların birikmesine ve firmaların üretimlerini daha da kısmasına neden olur. Dolayısıyla, maliyetler düşse bile 'efektif talep' yetersiz olduğu sürece istihdam artmaz; aksine durgunluk derinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen istihdam belirleyicisini analiz etme
İstihdamın temel belirleyicisinin emek piyasasındaki denge değil, mal piyasasındaki 'Efektif Talep' olduğu saptanır.
Keynes'e göre firmalar ne kadar işçi çalıştıracaklarına, ürettikleri mallara ne kadar talep olacağına bakarak karar verirler.
2
Ücretlerin çift yönlü rolünü değerlendirme
Ücretlerin hem firmalar için bir maliyet (WW) hem de hanehalkı için bir gelir kaynağı olduğu belirlenir.
Klasikler ücreti sadece maliyet olarak görürken, Keynes gelir etkisine vurgu yapar.
3
Esneklik mekanizmasının sonucunu yorumlama
Genel bir ücret düşüşünün toplam harcamaları azaltarak üretimi (ve dolayısıyla istihdam talebini) düşüreceği sonucuna varılır.
Talep yetersizliği olan bir ekonomide maliyetlerin düşmesi, firmaları daha fazla üretmeye teşvik etmez çünkü satacak müşteri bulamazlar.

Anahtar Kavram

Efektif Talep ve Ücret-Gelir İlişkisi

İpuçları

1
Ücretlerin ekonomide sadece bir 'maliyet' mi yoksa aynı zamanda bir 'gelir' mi olduğunu düşünün.
2
Klasiklerin aksine Keynes, talebin arzı belirlediğini savunur. Ücretler düşerse tüketicilerin harcama kapasitesine ne olur?
3
Efektif talep ilkesini hatırlayın; firmalar işe alım yaparken ücret maliyetinden çok mallarını satıp satamayacaklarına bakarlar.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen likidite tuzağı ile ücret katılığı arasındaki ilişkiyi ve para politikasının bu durumdaki etkinliğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, otonom yatırımlarda meydana gelen bir artışın milli gelirde kendisinden daha fazla bir artışa yol açması 'yatırım çarpanı' (çoğaltan) olarak adlandırılır. Buna göre, yatırım çarpanının değeri ile marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marjinal tüketim eğilimi arttıkça yatırım çarpanının değeri artar.

Cevap

Marjinal tüketim eğilimi arttıkça yatırım çarpanının değeri artar.
Yatırım çarpanı formülünde (k=11MPCk = \frac{1}{1 - MPC}), MPCMPC değeri arttıkça paydadaki (1MPC)(1 - MPC) ifadesi küçülür. Paydanın küçülmesi, rasyonel sayının değerini (çarpanı) büyütür. Bu durum, bireylerin gelirlerinin daha büyük bir kısmını tüketime harcamasının ekonomide daha fazla gelir artışı yaratacağını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yatırım çarpanı (kk) formülünü tanımlayın.
k=11MPCk = \frac{1}{1 - MPC} veya k=1MPSk = \frac{1}{MPS}
Çarpanın hangi değişkenlere bağlı olduğunu anlamak için matematiksel yapıyı kurmak gerekir.
2
Marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) ile çarpan (kk) arasındaki ilişkiyi analiz edin.
MPCMPC değeri 11'e yaklaştıkça payda küçülür, sonuç (kk) büyür.
Harcama eğilimindeki artış, ekonomideki devridaim hızını artırarak toplam geliri daha fazla büyütür.

Anahtar Kavram

Keynesyen Çoğaltan Mekanizması

İpuçları

1
Yatırım çarpanının marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) ile nasıl formüle edildiğini hatırlayın.
2
k=11MPCk = \frac{1}{1 - MPC} formülünde MPCMPC yerine daha büyük bir sayı koyduğunuzda sonucun nasıl değiştiğini test edin.

Daha Fazla Pratik

Marjinal tasarruf eğilimi ile çarpan arasındaki ilişkinin neden ters yönlü olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

Klasik ve Keynesyen makroekonomik modeller, ekonominin kendi kendini dengeleme kapasitesi ve faiz oranının bu süreçteki rolü hakkında zıt varsayımlara sahiptir. Bu iki modelin faiz teorileri ve tasarruf-yatırım ilişkisi karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi her iki okulun temel yaklaşımını doğru bir şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik modelde faiz, reel bir büyüklük olarak ödünç verilebilir fonlar piyasasında belirlenip tasarruf ile yatırımı tam istihdam düzeyinde eşitleyen bir mekanizmayken; Keynesyen modelde faiz, likidite tercihine dayanan parasal bir olgudur ve tasarrufların temel belirleyicisi gelir olduğu için bu eşitliği otomatik olarak tam istihdamda sağlayamaz.

Cevap

Klasik modelde faizin reel bir değişken olması ve piyasaları tam istihdamda eşitlemesi, Keynesyen modelde ise faizin likidite tercihine bağlı parasal bir olgu olması ve tasarrufların gelire dayanması nedeniyle otomatik denge garantisi bulunmaması doğru yaklaşımdır.
Klasik iktisadi düşüncede faiz, reel bir değişken olarak ödünç verilebilir fonlar piyasasında tasarruf ve yatırımı eşitlerken, Keynesyen düşüncede faiz para piyasasında belirlenen parasal bir olgudur. Klasiklerde tasarruf faizin bir fonksiyonuyken, Keynesyen modelde gelirin bir fonksiyonudur. Bu fark, Klasiklerin tam istihdam, Keynes'in ise eksik istihdam dengesi vurgusunun temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik faiz teorisini analiz etme
Klasiklerde faiz, 'ödünç verilebilir fonlar teorisi' ile açıklanır. Faiz, reel bir değişken olup tasarrufu (fon arzı) ve yatırımı (fon talebi) tam istihdam üretim düzeyinde birbirine eşitler.
Klasik modelde ekonominin otomatik olarak tam istihdama yönelmesini sağlayan temel araç faiz esnekliğidir.
2
Keynesyen faiz teorisini analiz etme
Keynes'te faiz, 'likidite tercihi teorisi' ile açıklanır. Faiz, parayı elinde tutmaktan vazgeçmenin (likiditeden vazgeçme) bedelidir ve para piyasasında belirlenen parasal bir olgudur.
Keynesyen sistemde faiz, tasarruf-yatırım eşitliğini garanti eden bir araç olmaktan çıkar; çünkü tasarruf esas olarak gelirin bir fonksiyonudur (S=f(Y)S = f(Y)).
3
Modelleri karşılaştırma ve sonuç çıkarma
Klasikler 'Arz kendi talebini yaratır' (Say Yasası) derken, Keynes 'Efektif talep üretim düzeyini belirler' der. Tasarrufların faiz yerine gelire bağlı olması, Keynesyen modelde tasarruf-yatırım eşitliğinin eksik istihdam düzeyinde de gerçekleşebileceğini kanıtlar.
İki model arasındaki temel fark, faizin niteliği ve tasarrufların neye duyarlı olduğudur.

Anahtar Kavram

Faiz Teorisinin Mahiyeti (Reel vs. Parasal)

Daha Fazla Pratik

Likidite tuzağı ve yatırımın faiz esnekliği kavramlarını inceleyerek Keynesyen modeldeki politika etkinliklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Keynesyen analizde, ekonominin "likidite tuzağı" içerisinde olması veya yatırım harcamalarının faize duyarsız (e=0e=0) olması durumunda, fiyatlar genel düzeyindeki (PP) bir düşüşün faiz kanalı üzerinden toplam talebi artıramayacağı savunulur. Klasik/Neoklasik iktisatçılardan A.C. Pigou ise bu argümana karşı "Reel Ankes Etkisi"ni (Pigou Etkisi) ileri sürerek, faiz oranları değişmese dahi ekonominin otomatik olarak tam istihdama yönelebileceğini iddia etmiştir.

Buna göre, Pigou Etkisi'nin işleyiş mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyatlar genel düzeyindeki düşüş, bireylerin sahip olduğu nominal para stokunun satın alma gücünü (reel servetini) artırarak, faiz oranlarından bağımsız bir şekilde tüketim harcamalarını teşvik eder ve toplam talebi uyarır.

Cevap

Fiyatlar genel düzeyindeki düşüşün reel servet (reel ankes) üzerinden tüketimi artıracağını savunan seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, Pigou Etkisi'nin özünü tam olarak yansıtmaktadır. Pigou Etkisi'ne göre, fiyatlar düştüğünde paranın reel değeri (satın alma gücü) artar. Bu durum, hanehalklarının reel servetini artırarak onları daha fazla tüketim yapmaya sevk eder (C=f(Y,W/P)C = f(Y, W/P)). Sonuç olarak, yatırımlar faize duyarsız olsa veya ekonomi likidite tuzağında bulunsa bile (faiz kanalı tıkalı olsa bile), tüketim kanalı üzerinden toplam talep artar ve ekonomi tam istihdama döner.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç Koşulunun Belirlenmesi
Deflasyonist bir ortamda fiyatlar genel düzeyi (PP) düşer.
Pigou Etkisi, fiyatlardaki düşüşün yarattığı otomatik denge mekanizmasını analiz eder.
2
Reel Ankeslerin (Reel Para Balanslarının) Analizi
Nominal para stoku (MM) sabitken, M/PM/P oranı artar.
Fiyatların düşmesi, elde tutulan her bir birim paranın daha fazla mal ve hizmet alabilmesi anlamına gelir.
3
Servet ve Tüketim İlişkisinin Kurulması
Reel servet (W/PW/P) artar; bu da tüketim fonksiyonunu (CC) yukarı kaydırır.
Bireyler kendilerini daha zengin hissettikleri için gelirlerinin daha büyük bir kısmını tüketime ayırırlar.
4
Toplam Talep ve Denge Analizi
Toplam talep (ADAD) artar ve ekonomi faizlerden bağımsız olarak tam istihdama yönelir.
Keynesyenlerin 'likidite tuzağı' argümanı bu sayede Klasik bakış açısıyla çürütülmüş olur.

Anahtar Kavram

Reel Ankes (Pigou) Etkisi ve Tüketim Kanalı

İpuçları

1
Pigou Etkisi'nin Keynesyenlerin 'faiz kanalı tıkalı' eleştirisine bir cevap olduğunu hatırlayın.
2
Bu etkinin faiz oranları veya yatırımlar üzerinden değil, doğrudan 'servet' ve 'tüketim' üzerinden işlediğine odaklanın.
3
Fiyatlar düştüğünde cebinizdeki paranın satın alma gücü artar. Bu durum harcamalarınızı (tüketiminizi) nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Keynesyenlerin Pigou Etkisi'ne karşı getirdiği 'beklentiler kanalı' (fiyat düşüşünün devam edeceği beklentisiyle harcamaların kısılması) ve 'borç deflasyonu' eleştirilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Keynes Etkisi (Faiz Kanalı) ile Pigou Etkisi (Servet Kanalı) arasındaki temel farkı bir tablo yardımıyla karşılaştırmak, bu konudaki kavram kargaşasını çözmede en hızlı yoldur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

John Maynard Keynes'in "İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi" adlı eserinde "temel psikolojik yasa" olarak tanımladığı, gelir ile tüketim harcamaları arasındaki ilişkiyi açıklayan temel önerme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir arttığında tüketim harcamaları da artar; ancak tüketimdeki artış, gelirdeki artıştan daha azdır.

Cevap

Gelir arttığında tüketim harcamalarının da artması ancak bu artışın gelirdeki artıştan daha düşük kalması ilkesidir.
Keynesyen iktisat kuramında, gelir arttığında insanların tüketimlerini de artıracağı, ancak tüketimdeki bu artışın gelirin tamamını kapsamayacağı (yani bir kısmının tasarruf edileceği) varsayılır. Bu durum 0<MPC<10 < MPC < 1 matematiksel ifadesiyle de desteklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC) kavramını tanımlamak.
MPC=ΔCΔYMPC = \frac{\Delta C}{\Delta Y} formülü ile gelirdeki değişimin tüketime yansıması bulunur.
Psikolojik yasa, gelirin ne kadarının harcamaya dönüştüğünü açıklar.
2
Keynes'in temel psikolojik yasa varsayımını uygulamak.
0<MPC<10 < MPC < 1 eşitsizliği elde edilir.
İnsanların gelirleri arttığında tüketimlerini artırma eğiliminde olduklarını ancak gelir artışının tamamını harcamadıklarını ifade eder.
3
Sonucu sözel olarak ifade etmek.
Tüketim doğrusunun eğimi pozitif ama 1'den küçüktür.
Gelir artarken tüketim artar, ancak artış hızı gelir artış hızının altındadır.

Anahtar Kavram

Marjinal Tüketim Eğilimi ve Keynesyen Psikolojik Yasa

İpuçları

1
Gelir arttığında bir insanın her zaman kazandığından daha fazlasını harcayıp harcamayacağını düşünün.
2
Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC) kavramının 0 ile 1 arasındaki değerini hatırlayın.
3
Keynes'e göre insanlar gelirleri arttıkça hem daha çok tüketirler hem de daha çok tasarruf ederler.

Daha Fazla Pratik

Ortalama Tüketim Eğilimi (APCAPC) ve Marjinal Tüketim Eğilimi (MPCMPC) arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak C=C0+cYC = C_0 + cY fonksiyonunda 'c' (marjinal tüketim eğilimi) katsayısının 0,8 gibi bir değer olduğunu varsayarak gelirin 100 birim artmasının tüketimi 80 birim artıracağını görebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

Keynesyen Likidite Tercihi Teorisi çerçevesinde; bir tüketicinin günlük gıda ve ulaşım gibi temel gereksinimlerini karşılamak amacıyla nakit bulundurması ile gelecekte ortaya çıkabilecek beklenmedik sağlık harcamalarına karşı hazırlıklı olma isteği, sırasıyla hangi para talebi güdüleri ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem güdüsü - İhtiyat güdüsü

Cevap

Günlük gereksinimler için para tutma isteği 'İşlem güdüsü', beklenmedik harcamalar için hazırlıklı olma isteği ise 'İhtiyat güdüsü' olarak adlandırılır.
Doğru yanıt olan seçenek, Keynesyen analizdeki iki temel para talebi güdüsünü sorudaki bağlama uygun olarak doğru sırayla sunmaktadır. Günlük alışveriş ve mutfak masrafı gibi kalemler iktisadi birimlerin işlem (muamele) yapma ihtiyacından doğar. Hastalık, kaza gibi ani riskler için ayrılan nakit ise ihtiyatlı olma amacına hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Günlük gereksinimlerin (gıda, ulaşım vb.) hangi güdüye dahil olduğunu belirleme
İşlem Güdüsü
Keynes'e göre bireyler günlük iktisadi faaliyetlerini sürdürebilmek için gelirlerinin bir kısmını nakit olarak tutarlar.
2
Beklenmedik veya öngörülemeyen harcamaların hangi güdüye dahil olduğunu belirleme
İhtiyat Güdüsü
Gelecekteki belirsizliklere ve risklere karşı likidite bulundurma eğilimi ihtiyat güdüsüyle açıklanır.
3
Seçeneklerdeki sıralamayı kontrol etme
İşlem güdüsü ve İhtiyat güdüsü sıralaması
Soruda sırasıyla sorulduğu için doğru eşleştirme yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Keynesyen Para Talebi Güdüleri

İpuçları

1
Bireylerin günlük 'işlerini' görmek için para tuttuğu güdüyü düşünün.
2
Gelecekteki 'kötü günler' veya sürpriz harcamalar için bir kenara para ayırmak hangi kelimeyle ifade edilir?
3
İlk güdü gelirle (YY) artarken, ikinci güdü de benzer şekilde gelirin bir fonksiyonudur ancak amacı farklıdır.

Daha Fazla Pratik

Keynes'e göre faiz oranına en duyarlı olan 'Spekülasyon Güdüsü'nün özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 31Soru

Keynesyen iktisat teorisinde, gelirin mutlak seviyesi ile tüketim harcamaları arasındaki ilişkiyi açıklayan "Temel Psikolojik Yasa" uyarınca; gelirdeki bir artışın tüketim üzerindeki etkisi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan oranlar değerlendirildiğinde, ortalama tüketim eğilimi (APCAPC) ile marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir düzeyi arttıkça ortalama tüketim eğilimi (APCAPC) azalır ve kısa dönemde her zaman marjinal tüketim eğiliminden (MPCMPC) daha büyük bir değer alır.

Cevap

Gelir düzeyi arttıkça ortalama tüketim eğiliminin azaldığı ve kısa dönemde her zaman marjinal tüketim eğiliminden daha büyük bir değer aldığı ifade doğrudur.
Keynesyen kısa dönem tüketim fonksiyonunda (C=C0+cYC = C_0 + cY), otonom tüketim (C0C_0) pozitif bir değerdir. Ortalama tüketim eğilimi (APC=C0/Y+cAPC = C_0/Y + c), marjinal tüketim eğilimi olan 'c' değerine C0/YC_0/Y kadar bir ekleme yapmaktadır. Gelir (YY) arttıkça, paydadaki değer büyüdüğü için C0/YC_0/Y terimi küçülür, bu da APCAPC'nin azalmasına neden olur. Ancak C0C_0 sıfırdan büyük olduğu sürece APCAPC her zaman MPCMPC'den büyük kalacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen kısa dönem tüketim fonksiyonunu tanımla.
C=C0+cYC = C_0 + cY (C0>0C_0 > 0 ve 0<c<10 < c < 1)
Analiz için temel matematiksel modelin kurulması gerekir.
2
Marjinal Tüketim Eğilimini (MPCMPC) belirle.
MPC=ΔCΔY=cMPC = \frac{\Delta C}{\Delta Y} = c
MPC, tüketim doğrusunun eğimidir ve otonom tüketimden bağımsızdır.
3
Ortalama Tüketim Eğilimini (APCAPC) hesapla.
APC=CY=C0+cYY=C0Y+cAPC = \frac{C}{Y} = \frac{C_0 + cY}{Y} = \frac{C_0}{Y} + c
APC, toplam tüketimin toplam gelire oranıdır.
4
Gelir artışının APC üzerindeki etkisini analiz et.
YC0YAPCY \uparrow \Rightarrow \frac{C_0}{Y} \downarrow \Rightarrow APC \downarrow
Gelir arttıkça sabit otonom tüketimin gelir içindeki payı azaldığı için APC düşer.
5
APC ile MPC'yi karşılaştır.
APC=C0Y+cAPC = \frac{C_0}{Y} + c ve MPC=cMPC = c olduğu için APC>MPCAPC > MPC
C0C_0 pozitif olduğu sürece ortalama eğilim marjinal eğilimden daima büyüktür.

Anahtar Kavram

Keynesyen Tüketim Fonksiyonu ve APC-MPC İlişkisi

İpuçları

1
Keynesyen kısa dönem tüketim fonksiyonunun dikey ekseni kestiği noktayı (otonom tüketim) düşünün.
2
APC=C/YAPC = C/Y formülünde CC yerine C0+cYC_0 + cY yazarak gelirin (YY) artışının sonucu nasıl etkilediğine bakın.
3
Gelir sonsuza giderken C0/YC_0/Y terimi sıfıra yaklaşır, bu da APCAPC'nin yukarıdan gelerek MPCMPC'ye yaklaşacağını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Keynes'in Mutlak Gelir Hipotezi ile Kuznets'in uzun dönemli ampirik bulguları arasındaki 'tüketim bulmacası' (consumption puzzle) konusunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Geometrik olarak; APCAPC orijinden tüketim doğrusu üzerindeki bir noktaya çizilen doğrunun eğimidir, MPCMPC ise tüketim doğrusunun kendi eğimidir. Fonksiyon dikey ekseni pozitifte kestiği için, orijinden çıkan doğrular her zaman fonksiyonun kendi eğiminden daha dik olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, ekonomide ortaya çıkan işsizlik karşısında nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmamasının (katı olmasının) temel nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçilerin nominal ücretlerdeki azalmaya karşı direnç göstermesi ve para yanılması yaşaması

Cevap

İşçilerin nominal ücretlerdeki azalmaya karşı direnç göstermesi ve para yanılması yaşaması
Keynesyen analizde, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması işçilerin 'para yanılması' yaşamalarından ve sendikal/kurumsal sözleşmelerin varlığından kaynaklanır. Bu durum, talep yetersizliği olduğunda ücretlerin düşerek piyasayı temizlemesini engeller ve ekonominin eksik istihdam dengesinde kalmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen sistemde ücret yapısını analiz et
Ücretlerin aşağı doğru katı olduğu saptandı.
Klasiklerin aksine Keynes, nominal ücretlerin (para ücretlerin) kurumsal ve psikolojik nedenlerle düşmediğini savunur.
2
Katılığın nedenlerini belirle
Para yanılması (money illusion) ve sendikal sözleşmeler öne çıktı.
İşçiler nominal ücretlerindeki azalmayı, satın alma gücündeki azalmadan (reel ücret) daha sert algılarlar ve buna direnç gösterirler.

Anahtar Kavram

Keynesyen Nominal Ücret Katılığı

İpuçları

1
Klasik iktisatçılar ile Keynesyenlerin ücret esnekliği konusundaki temel farkını düşünün.
2
İşçilerin nominal (parasal) değerlere olan hassasiyetini tanımlayan kavramı hatırlayın.
3
Ücretlerin aşağı düşmemesi için işçilerin nominal azalışa gösterdiği direnç ve para yanılması anahtar unsurdur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde efektif talep yetersizliği ile eksik istihdam dengesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

Keynesyen kuramda yatırım kararlarının temelini oluşturan içsel iskonto oranı (rr), bir sermaye varlığının ömrü boyunca sağlaması umulan net hasılatlar dizisinin (Q1,Q2,...,QnQ_1, Q_2, ..., Q_n) bugünkü değerini, o varlığın piyasadan temin edilme bedeline (ikame maliyeti - PsP_s) eşitleyen değerdir.

Bir ekonomide, geleceğe yönelik kâr tahminlerinin (QQ) aşağı yönlü revize edilmesi ile sermaye mallarının üretim teknolojisindeki iyileşme sonucu bu malların alış bedellerinin (PsP_s) düşmesi aynı dönemde gerçekleşirse, bahsi geçen içsel iskonto oranı (rr) üzerindeki nihai etki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: QQ ve PsP_s değişkenlerindeki azalışların göreceli büyüklüklerine bağlı olarak iskonto oranının yönü belirsizdir.

Cevap

İskonto oranındaki değişim, beklenen hasılatlardaki azalış ile ikame maliyetindeki azalışın nispi büyüklüklerine göre belirlenir.
Beklenen yıllık hasılatlardaki (QQ) düşüş iskonto oranını aşağı çekerken, ikame maliyetindeki (PsP_s) düşüş bu oranı yukarı çekme eğilimindedir. Bu iki zıt kuvvetin bileşkesi, hangi değişkenin daha büyük oranda değiştiğine bağlı olarak belirsizlik yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Sermayenin marjinal etkinliği (rr) formülünü analiz etme.
Ps=t=1nQt(1+r)tP_s = \sum_{t=1}^{n} \frac{Q_t}{(1+r)^t}
Değişkenler arasındaki matematiksel ilişkiyi görmek için formül temel alınmalıdır.
2
Beklenen hasılat (QQ) azalışının etkisini değerlendirme.
QrQ \downarrow \Rightarrow r \downarrow
Eşitliğin sağ tarafındaki pay değerlerinin düşmesi, sol taraftaki sabit veya azalan bir PsP_s değerine ulaşmak için iskonto oranının (payda bileşeni) azalmasını gerektirir.
3
İkame maliyeti (PsP_s) azalışının etkisini değerlendirme.
PsrP_s \downarrow \Rightarrow r \uparrow
Eşitliğin sol tarafındaki maliyetin düşmesi, sağ taraftaki getiri serisinin bugünkü değerine eşitlenebilmesi için iskonto oranının artmasını gerektirir.
4
Eş anlı değişimlerin net etkisini sentezleme.
Belirsizlik (Artabilir, azalabilir veya değişmeyebilir).
İki zıt yönlü etki (hasılatın azaltıcı, maliyetin artırıcı etkisi) bir arada olduğunda, net sonuç hangi etkinin daha güçlü olduğuna bağlıdır.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği (SME) Fonksiyonu

İpuçları

1
Sermayenin marjinal etkinliğini, sermaye malının 'maliyeti' ile 'getirisi' arasındaki dengeyi sağlayan oran olarak düşünün.
2
Maliyet düşerse (diğer her şey sabitken) kârlılık oranı artar; ancak beklenen hasılat düşerse kârlılık oranı azalır.
3
Formülde PsP_s (sol taraf) ile QQ (sağ tarafın payı) arasındaki dengeyi sağlayan rr (payda) değerinin, her iki değişken de azaldığında nasıl hareket edeceğini yorumlayın.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen analizde SME eğrisi ile yatırımın marjinal etkinliği (MEI) eğrisi arasındaki farkları inceleyerek yatırım talebinin neden daha az esnek olabileceğini araştırın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 34Soru

Keynesyen makroekonomik modelin geçerli olduğu bir ekonomide, bireylerin elde ettikleri her bir birimlik ek gelirin 0,800,80 birimini tüketime ayırdıkları bilinmektedir. Bu ekonomide otonom yatırım harcamalarında 200200 milyon TL'lik bir artış gerçekleşmesi durumunda, çarpan (çoğaltan) süreci sonunda milli gelir düzeyinde yaşanacak toplam artış kaç milyon TL olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1000

Cevap

Milli gelirdeki toplam artış 1000 milyon TL'dir.
Keynesyen modelde otonom harcamalardaki bir artış, ekonomide gelir ve harcama zinciri yaratarak milli geliri kendisinden daha fazla artırır. Marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) 0,800,80 olduğunda, marjinal tasarruf eğilimi (MPSMPS) 0,200,20 olur. Bu durumda yatırım çarpanı (k=1/MPSk = 1/MPS) 55 olarak hesaplanır. 200200 milyon TL'lik otonom yatırım artışı, 55 katlık bir genişleme etkisiyle milli geliri 10001000 milyon TL artıracaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Marjinal tüketim eğiliminin (MPCMPC) belirlenmesi
MPC=0,80MPC = 0,80
Soruda ek gelirin %80'inin tüketime ayrıldığı belirtilmiştir.
2
Yatırım çarpanı (kk) katsayısının hesaplanması
k=110,80=10,20=5k = \frac{1}{1 - 0,80} = \frac{1}{0,20} = 5
Yatırım çarpanı formülü k=1/(1MPC)k = 1 / (1 - MPC) veya 1/MPS1 / MPS şeklindedir.
3
Milli gelirdeki toplam değişimin (ΔY\Delta Y) hesaplanması
ΔY=5×200=1000\Delta Y = 5 \times 200 = 1000
Milli gelirdeki toplam değişim, çarpan katsayısı ile otonom harcamadaki değişimin çarpımına eşittir.

Anahtar Kavram

Keynesyen Yatırım Çarpanı

Daha Fazla Pratik

Eğer ekonomiye vergi oranı eklenmiş olsaydı çarpan katsayısının nasıl değişeceğini düşününüz.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

John Maynard Keynes'in "Temel Psikolojik Yasa" olarak adlandırdığı önerme, bireylerin gelirlerindeki mutlak artışın ne kadarının harcamaya, ne kadarının tasarrufa dönüşeceğini belirleyen davranışsal bir katsayıya dayanır. Kısa dönemli analizde otonom harcamaların (C0>0C_0 > 0) mevcudiyeti, bu davranışsal katsayı ile toplam tüketim oranı arasındaki ilişkinin dinamiklerini belirleyen temel unsurdur.

Buna göre, Keynesyen kısa dönem tüketim fonksiyonu (C=C0+cYC = C_0 + cY) çerçevesinde, gelirin (YY) sürekli artması durumunda uyarılmış tüketim bileşeni ve ortalama tüketim eğiliminin (APC) davranışına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam tüketim harcamaları içinde uyarılmış tüketimin payı artarken, ortalama tüketim eğilimi (APC) azalarak marjinal tüketim eğilimine (MPC) üstten asimptotik olarak yaklaşır.

Cevap

Toplam tüketim içinde uyarılmış tüketimin payının artması ve ortalama tüketim eğiliminin (APC) azalarak marjinal tüketim eğilimine (MPC) üstten asimptotik olarak yaklaşması doğrudur.
Keynesyen kısa dönem tüketim fonksiyonunda (C=C0+cYC = C_0 + cY), gelir (YY) arttıkça otonom tüketim (C0C_0) sabit kaldığından, bu harcamanın toplam gelir içindeki payı (C0/YC_0/Y) azalır. Ortalama tüketim eğilimi (APC=C0/Y+cAPC = C_0/Y + c) bu nedenle gelirle birlikte sürekli azalır. Ancak C0C_0 her zaman pozitif olduğundan APC, marjinal tüketim eğilimi olan cc (MPC) değerine her zaman yukarıdan (üstten) yaklaşır ve asla altına inmez. Aynı zamanda uyarılmış tüketim (cYcY) gelirle birlikte büyüdüğü için toplam tüketim içindeki nispi ağırlığı artar.

Adım Adım Çözüm

1
Keynesyen tüketim fonksiyonunun bileşenlerini tanımla.
C=C0+cYC = C_0 + cY denkleminde C0C_0 otonom tüketimi, cYcY ise uyarılmış tüketimi temsil eder.
Psikolojik yasanın matematiksel izdüşümünü analiz etmek için temel yapı taşlarını belirlemek gerekir.
2
Ortalama Tüketim Eğilimini (APC) türet.
APC=CY=C0+cYY=C0Y+cAPC = \frac{C}{Y} = \frac{C_0 + cY}{Y} = \frac{C_0}{Y} + c
Gelir artışının toplam harcama oranı üzerindeki etkisini görmek için APC formülü gereklidir.
3
Gelir artışının bileşenlerin oranları üzerindeki etkisini analiz et.
YY \rightarrow \infty iken C0Y0\frac{C_0}{Y} \rightarrow 0 olur. Bu durumda APCcAPC \rightarrow c olur. Ayrıca uyarılmış tüketimin (cYcY) toplam tüketim içindeki payı olan cYC0+cY\frac{cY}{C_0 + cY} değeri artarak 11'e yaklaşır.
Gelir arttıkça otonom harcamaların ağırlığının azalması, APC'nin marjinal eğilim olan 'c' (MPC) değerine yaklaşmasını sağlar.
4
Temel Psikolojik Yasa ile ilişkilendir.
0<c<10 < c < 1 olduğu için APC daima cc'den büyük kalır ancak azalarak ona yaklaşır.
Psikolojik yasa gereği tüketim artışı gelir artışından az olduğu için (c<1c < 1) ve başlangıçta otonom tüketim olduğu için APC her zaman MPC'den büyüktür.

Anahtar Kavram

Keynesyen Tüketim Fonksiyonunda APC ve MPC İlişkisi

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak limit analizi kullanarak YY \rightarrow \infty durumunda CY\frac{C}{Y} fonksiyonunun cc değerine yakınsadığını ispatlamak.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 36Soru

Keynesyen iktisadi düşüncede, bir sermaye malının ömrü boyunca sağlaması beklenen hasılatların bugünkü değerini, o sermaye malının arz fiyatına eşitleyen iskonto oranı "sermayenin marjinal etkinliği" (SMESME) olarak tanımlanır.

Buna göre, diğer değişkenler sabitken, girişimcilerin geleceğe yönelik kâr beklentilerinin olumlu yönde gelişmesi (animal spiritsanimal\ spirits) sonucunda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SMESME eğrisinin bütünüyle sağa kayması

Cevap

Sermayenin marjinal etkinliği (SMESME) eğrisinin bütünüyle sağa kayması beklenir.
Keynesyen teoride yatırım kararları, içsel getiri oranı olan SMESME ile dışsal piyasa faiz oranının karşılaştırılmasına dayanır. Girişimcilerin geleceğe dair iyimser duyguları (animal spirits) arttığında, mevcut sermaye malından beklenen hasılatlar artar. Bu durum, sabit bir faiz oranında daha kârlı yatırım projelerinin ortaya çıkması anlamına gelir ve grafiksel olarak SMESME eğrisinin (yatırım talep eğrisi) sağa kaymasıyla sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Beklenti etkisinin analiz edilmesi
SMESME değişkeninin artması
Girişimcilerin geleceğe dair iyimserliği (animal spirits), beklenen hasılatları artırarak iskonto oranını (SME) yükseltir.
2
Eğri üzerindeki değişimin belirlenmesi
Eğrinin sağa kayması
Faiz dışındaki faktörlerdeki (beklentiler, teknoloji vb.) iyileşmeler yatırım talep fonksiyonunu dışsal olarak sağa kaydırır.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Beklentiler
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru

Keynesyen iktisadi analiz çerçevesinde, sermaye stokundaki bir artışın, uzun dönemli beklentiler (QQ) veriyken sermayenin marjinal etkinliği (SMESME) oranını düşürmesinin altında yatan temel mekanizmalarla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye birikimi arttıkça SMESME oranının gerilemesi; hem yeni sermaye mallarına olan talebin bu malların üretim maliyetlerini (arz fiyatını) yükseltmesinden hem de artan toplam kapasitenin marjinal ürünün piyasa değerini düşürmesinden kaynaklanır.

Cevap

Sermaye birikimi arttıkça SMESME oranının gerilemesinin nedeni; yeni sermaye mallarının üretim maliyetlerinin (arz fiyatının) yükselmesi ve artan kapasitenin beklenen hasılatları düşürmesidir.
Doğru seçenek, Keynes'in 'Genel Teori'nin 11. bölümünde belirttiği mekanizmayı tam olarak açıklar. Yatırım hacmi genişledikçe SMESME oranının düşmesi iki temel faktöre dayanır: Birincisi, sermaye mallarına olan talebin artması sonucu bu malların üretim maliyetlerinin (arz fiyatı/yenileme maliyeti) yükselmesidir. İkincisi, sermaye stoku arttıkça üretilen ürün miktarının artması ve bu durumun beklenen net hasılatları (verimlilik beklentisini) aşağı çekmesidir. Bu iki unsur, piyasa faizinden bağımsız olarak SMESME eğrisinin neden aşağı doğru eğimli olduğunu açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
SMESME tanımını analiz et.
SMESME, bir sermaye varlığının beklenen hasılatlar dizisini varlığın arz fiyatına (PsP_s) eşitleyen iskonto oranıdır.
Yatırım kararının temelini oluşturan içsel getiri oranını anlamak için.
2
Yatırım artışının arz fiyatı üzerindeki etkisini değerlendir.
Yatırım harcamaları arttığında, sermaye malları üreten endüstrilerde kapasite zorlanması yaşanır ve bu malların yenileme maliyeti (PsP_s) yükselir.
Keynesyen analizde arz tarafındaki kısa dönemli maliyet artışlarını görmek için.
3
Yatırım artışının hasılat beklentileri üzerindeki etkisini değerlendir.
Sermaye stoku arttıkça, bu sermaye ile üretilen malların arzı artar ve bu durum marjinal ürünün beklenen fiyatını/hasılatını (QQ) düşürür.
Piyasa doygunluğunun getiri beklentileri üzerindeki etkisini analiz etmek için.
4
Sonuçları birleştirerek SMESME eğrisinin eğimini belirle.
Paydadaki PsP_s artarken paydaki QQ azaldığı için iskonto oranı (rr) yani SMESME düşmek zorundadır; bu da eğrinin negatif eğimli olmasını sağlar.
Yatırım talebinin neden faiz oranıyla ters orantılı bir ilişki kurduğunu (SME üzerinden) kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Yatırım Talebi

İpuçları

1
Keynesyen yatırım kararı verilirken SMESME oranı ile piyasa faiz oranı (ii) karşılaştırılır. Ancak soruda bu karşılaştırma değil, SMESME eğrisinin neden aşağı eğimli olduğu sorulmaktadır.
2
Unutmayın ki SMESME, beklenen hasılatları (QQ) sermaye malının 'arz fiyatına' (PsP_s) eşitleyen değerdir. Yatırım arttıkça bu iki değişkenden biri artar, diğeri azalır.
3
Kısa dönemde yatırım arttıkça sermaye malı üreten fabrikalar daha fazla ücret veya hammadde maliyetiyle karşılaşır (arz fiyatı yükselir). Aynı zamanda piyasadaki mal bolluğu gelecekteki satış fiyatlarını düşürür (hasılat beklentisi azalır).

Daha Fazla Pratik

Keynes'in 'Marjinal Yatırım Etkinliği' (MEI) ile 'Sermayenin Marjinal Etkinliği' (MEC) arasındaki farkı ve bu farkın sermaye malı arz fiyatının esnekliğiyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 38Soru

Keynesyen iktisadi analizde, bir yatırım projesinden beklenen gelecekteki hasılat dizisinin bugünkü değerini, o sermaye malının arz fiyatına (yerine koyma maliyetine) eşitleyen iskonto oranı sermayenin marjinal etkinliği (SMESME) olarak adlandırılır.

Buna göre, diğer tüm değişkenler sabitken, yeni bir yatırım için gerekli olan sermaye malının arz fiyatında (maliyetinde) meydana gelen bir artışın, sermayenin marjinal etkinliği ve yatırım kararları üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SMESME oranı azalır ve buna bağlı olarak yatırım hacmi daralır.

Cevap

Sermaye malının arz fiyatı arttığında, beklenen gelirleri bu fiyata eşitleyen iskonto oranı (SMESME) düşer ve bu durum yatırım hacminin daralmasına neden olur.
Keynesyen teoride SMESME, bir sermaye malının ömrü boyunca getirmesi beklenen hasılatların bugünkü değerini, o malın arz fiyatına eşitleyen iskonto oranıdır. Matematiksel olarak, paydadaki iskonto oranı ile eşitliğin karşı tarafındaki arz fiyatı ters orantılıdır. Dolayısıyla, sermaye malının arz fiyatı (maliyeti) arttığında SMESME oranı düşer. Düşen SMESME oranı, verili bir faiz oranında karlı bulunan yatırım projelerinin miktarını azaltarak toplam yatırım hacminin daralmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
SMESME formülünü analiz et.
Pk=t=1nRt(1+r)tP_k = \sum_{t=1}^{n} \frac{R_t}{(1+r)^t} formülünde PkP_k arz fiyatını, rr ise SMESME oranını temsil eder.
Değişkenler arasındaki matematiksel ilişkiyi kurmak için gereklidir.
2
Arz fiyatındaki (PkP_k) artışın etkisini belirle.
RtR_t (beklenen hasılat) sabitken, sol taraftaki PkP_k değerinin artması, eşitliğin sağ tarafındaki paydayı büyüten rr değerinin küçülmesini gerektirir.
Maliyet artışının içsel getiri oranını (iskonto oranını) nasıl etkilediğini anlamak için.
3
SMESME ile yatırım hacmi arasındaki ilişkiyi kur.
Bir yatırımın yapılabilmesi için SME>iSME > i (piyasa faizi) olmalıdır. SMESME düştüğünde, bu şartı sağlayan yatırım projelerinin sayısı azalır.
Bireysel yatırım kararlarının makro düzeydeki yatırım hacmine etkisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği (MEC)

Daha Fazla Pratik

Sermaye stokundaki bir artışın SME eğrisi üzerindeki hareket mi yoksa eğride bir kayma mı yarattığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

Keynesyen iktisadi analizde, yatırım kararları üzerinde belirleyici olan Sermayenin Marjinal Etkinliği (SMESME), beklenen hasılatlar (QQ) ile sermaye malının arz fiyatı (PsP_s) arasındaki ilişkiye dayanır. Keynes'in "hayvansal güdüler" (animal spiritsanimal \ spirits) olarak tanımladığı girişimci beklentilerinin kötüleşmesi ve geleceğe dair karamsarlığın artması durumunda, yatırım dengesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SMESME eğrisi sola kayar ve piyasa faiz oranı değişmese bile toplam yatırım hacmi azalır.

Cevap

SMESME eğrisi sola kayar ve piyasa faiz oranı değişmese bile toplam yatırım hacmi azalır.
Doğru yanıt olan seçenek, Keynesyen iktisatın özünü yansıtır. 'Hayvansal güdüler' girişimcilerin geleceğe yönelik öznel iyimserlik veya karamsarlıklarını temsil eder. Ekonomide karamsarlık arttığında, girişimcilerin yatırımdan bekledikleri gelecek hasılatlar (QQ) düşer. Bu düşüş, herhangi bir faiz oranında yatırımın karlılığının (SMESME) azalmasına ve dolayısıyla SMESME eğrisinin sola kayarak toplam yatırım hacminin azalmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvansal güdülerin (beklentilerin) etkisini tanımla.
Geleceğe dair karamsarlık, beklenen gelecekteki hasılatların (QQ) düşmesine neden olur.
Keynes'e göre yatırımcılar rasyonel hesaplamaların ötesinde 'hayvansal güdüler' ile hareket ederler.
2
SMESME formülü üzerindeki etkiyi analiz et.
Ps=n=1NQn(1+r)nP_s = \sum_{n=1}^{N} \frac{Q_n}{(1+r)^n} denkleminde QQ düştüğünde, eşitliğin sağlanması için içsel iskonto oranı olan rr (SMESME) düşer.
SMESME, beklenen hasılatların bugünkü değerini arz fiyatına eşitleyen orandır.
3
Grafiksel kaymayı belirle.
Her bir faiz oranı için daha düşük bir yatırım düzeyi ortaya çıkar, bu da SMESME eğrisinin sola (aşağı) kayması demektir.
Dışsal bir değişken olan bekleyişlerin değişmesi, yatırım fonksiyonunun konumunu değiştirir.

Anahtar Kavram

Sermayenin Marjinal Etkinliği ve Beklentiler (Animal Spirits)

İpuçları

1
Yatırım fonksiyonunu kaydıran unsurlar ile eğri üzerinde harekete neden olan unsurlar arasındaki farkı düşünün.
2
Geleceğe dair beklenen hasılatlar (QQ) arttığında SMESME eğrisi sağa, azaldığında sola kayar.
3
Piyasa faiz oranı veri iken (değişmezken), girişimcilerin korkuları yatırımın beklenen getirisini (SMESME) düşürerek projelerin iptal edilmesine neden olur.

Daha Fazla Pratik

Keynesyen modelde sermayenin marjinal etkinliği (SMESME) ile yatırımın marjinal etkinliği (MEIMEI) arasındaki farkı ve yatırım talebinin neden negatif eğimli olduğunu araştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

Klasik iktisatçıların savunduğu ve 'Her arz kendi talebini yaratır' şeklinde özetlenen Say Yasası'nın aksine; Keynesyen modelde ekonomideki toplam üretim ve istihdam düzeyini belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efektif talep

Cevap

Ekonomideki üretim ve istihdam düzeyini belirleyen temel unsur efektif taleptir.
Keynesyen modelin en temel devrimi, üretimin ve istihdamın arz tarafından değil, tüketicilerin, işletmelerin ve devletin yaptığı toplam harcamalar olan 'efektif talep' tarafından belirlendiğini savunmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik varsayımın analiz edilmesi
Klasik modelde Say Yasası gereği arzın talebi belirlediği ve ekonominin her zaman tam istihdamda olduğu kabul edilir.
Arz yönlü bir yaklaşım hakimdir.
2
Keynesyen alternatifin belirlenmesi
Keynes, ekonominin her zaman tam istihdamda olmadığını ve toplam harcamaların (efektif talep) yetersiz kalabileceğini savunur.
Talep yönlü bir yaklaşım hakimdir.

Anahtar Kavram

Efektif Talep Prensibi
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki