Klasik İktisat Okulu
107 soru
David Ricardo’nun Diferansiyel Rant Teorisi’nde, tarımsal üretimin hem yeni arazilerin kullanılmasına (ekstansif) hem de mevcut arazilerde sermaye ve emek yoğunlaşmasına (intensif) dayalı olarak arttığı bir ekonomide; rantın mahiyeti ve tahıl fiyatı üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Klasik iktisat okulunun temel varsayımlarından biri olan Emek Değer Teorisi'ne göre, bir malın piyasada diğer mallarla değişim oranını (mübadele değerini) belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik iktisadi düşüncenin kurucusu Adam Smith, emeğin üretkenliğindeki artışı iş bölümüne dayandırırken bu sürecin her koşulda aynı düzeyde gerçekleşemeyeceğini, toplumsal mübadele kapasitesine bağlı bir sınırının olduğunu vurgulamıştır. Buna göre Smith’in analizinde uzmanlaşmanın ve iş bölümünün derecesini nihai olarak belirleyen kısıtlayıcı faktör aşağıdakilerden hangisidir?
T. R. Malthus'un 'Nüfus İlkeleri Üzerine Bir Deneme' adlı çalışmasında savunduğu nüfus teorisine göre; kontrol edilmediği takdirde nüfus ve gıda maddelerinin artış hızları hangi matematiksel dizilerle ifade edilmektedir?
David Ricardo'nun klasik dış ticaret örneğine göre; Portekiz'de birim şarap üretimi için iş günü, birim kumaş üretimi için iş günü harcanmaktadır. İngiltere'de ise aynı malların birer birimlik üretimi için sırasıyla ve iş günü gerekmektedir.
Buna göre, Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi çerçevesinde uzmanlaşma ve dış ticaretin yönü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
J.S. Mill, Klasik iktisat düşüncesini sistematize ettiği çalışmalarında iktisadi yasaları "üretim yasaları" ve "bölüşüm yasaları" olarak ikiye ayırmıştır. Mill'e göre üretim yasaları doğa yasaları gibi değişmez bir karaktere sahipken, bölüşüm yasaları toplumun iradesine ve kurumsal düzenlemelere bağlı olarak şekillenmektedir. Buna göre J.S. Mill'in iktisadi yasalar arasında yaptığı bu ayrımın temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik iktisat düşüncesinin sentezcisi J.S. Mill, selefi David Ricardo’nun kar oranlarının düşme eğilimi sonucunda ekonominin kaçınılmaz olarak ulaşacağı "Durağan Durum" (Stationary State) öngörüsünü paylaşmış; ancak bu durumu toplumsal refah açısından farklı bir perspektifle yorumlamıştır.
Buna göre, J.S. Mill’in durağan durumu bir "felaket" olarak değil de "insanlık için bir ilerleme fırsatı" olarak görmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?