İşletme literatüründe malların insan ihtiyaçlarını giderme özelliği 'kullanım değeri' olarak adlandırılırken; piyasada parayla veya başka mallarla değiştirilebilme gücü 'değişim değeri' olarak ifade edilir.
Aşağıdaki durumlardan hangisi, bir malın kullanım değerinin hayati derecede yüksek olmasına karşın, değişim değerinin düşük kalabileceğini açıklayan en temel örnektir?
- İnsan yaşamı için vazgeçilmez olan içme suyunun, estetik amaçlı kullanılan pırlantaya kıyasla piyasada çok daha düşük fiyatla satılmasıCevap
- BMevsimi geçen yazlık kıyafetlerin, kış aylarında mağazalarda yüksek oranda indirim yapılarak maliyetinin altında fiyatlandırılması
- CBir marangozun işlediği ahşabın, ham kereste haline kıyasla piyasada daha yüksek bir parasal karşılık bulması
- DSadece belirli bir zümreye hitap eden antika otomobillerin, en son teknolojiyle üretilmiş modern araçlardan daha pahalıya alıcı bulması
- EPiyasaya yeni sürülen akıllı telefonların ilk haftalarda yüksek fiyatla satılırken, zamanla rekabetin artmasıyla fiyatlarının düşmesi
Cevap
İnsan yaşamı için vazgeçilmez olan içme suyunun, estetik amaçlı kullanılan pırlantaya kıyasla piyasada çok daha düşük fiyatla satılması durumu, yüksek kullanım değeri ve düşük değişim değeri tezatlığının temel örneğidir.
Doğru cevap, iktisat ve işletme biliminde 'Değer Paradoksu' (Su-Elmas Paradoksu) olarak adlandırılan durumu açıklamaktadır. İnsan yaşamı için zorunlu olan suyun kullanım değeri sonsuzdur; ancak doğada nispeten bol bulunduğu için değişim değeri (fiyatı) çok düşüktür. Buna karşın, estetik amaçlı kullanılan pırlantanın hayati bir kullanım değeri olmamasına rağmen, nadir bulunması ve çıkarılma maliyeti nedeniyle değişim değeri çok yüksektir. Bu örnek, kullanım değeri ile değişim değerinin her zaman doğru orantılı olmadığını gösteren en temel örnektir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fayda ve Değer Kavramları (Değer Paradoksu)