Bir kamu sağlık kompleksinde Başhekim, tıbbi sarf malzemelerinin alımına ilişkin nihai onay yetkisini Başhekim Yardımcısına devretmiştir. Süreç içerisinde Başhekim Yardımcısı; organizasyon şemasında hiyerarşik olarak kendisine bağlı olmayan, yalnızca piyasa araştırması yapıp tavsiye niteliğinde rapor sunmakla görevli 'Stratejik Satın Alma Danışma Kurulu'nun önerdiği bir firmayı, kurul üyelerinin sektördeki derin teknik bilgi ve tecrübelerinden etkilenerek tek alım kaynağı olarak belirlemiş ve kurumu zarara uğratmıştır. Açılan idari soruşturmada Başhekim, yetkiyi usulüne uygun devrettiği için sorumluluğun kendisinde olmadığını savunmuş; Başhekim Yardımcısı ise kurulun yönlendirmesine uymak zorunda kaldığını ve asıl kusurun kurulda olduğunu ileri sürmüştür.
Yönetim ve organizasyon disiplinindeki yetki devri ilkeleri, yetki türleri ve güç kaynakları dikkate alındığında, bu vakadaki yönetsel ilişkilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- Başhekimin savunması "mutlak sorumluluk" ilkesine aykırıdır; Başhekim Yardımcısı ise Kurulun sahip olduğu "uzmanlık gücü"nü ve "kurmay yetkisini" hatalı biçimde bağlayıcı bir "emir-komuta yetkisi" olarak yorumlamıştır.Cevap
- BBaşhekim Yardımcısının Kurul üyelerinin teknik tecrübesine dayanarak karar vermesi, Kurulun hiyerarşik yapıdaki "karizmatik (özdeşleşme) güç" kullanımının bir sonucu olup yasal denetim sınırları içindedir.
- CStratejik Satın Alma Danışma Kurulu, idari karar alma sürecine müdahil olarak elindeki "kurmay yetkiyi" fiilen "fonksiyonel yetkiye" çevirmiş ve Başhekim Yardımcısı üzerinde yasal (meşru) güç kullanmıştır.
- DBaşhekim yetki devri işlemiyle birlikte astı üzerindeki "yasal (meşru) güç" unsurunu tamamen devrettiği için, zararın tazmini noktasında yetki ve sorumluluk denkliği ilkesi gereği tek sorumlu Başhekim Yardımcısıdır.
- EBaşhekim Yardımcısının Kurul kararlarına uyma zorunluluğu hissetmesi, Kurulun "zorlayıcı güç" kapasitesinden kaynaklanmış olup bu durum emir-komuta zincirinin doğal bir yansımasıdır.