Anayasası'nın mahallî idarelere ilişkin hükümleri ve sayılı İl Özel İdaresi Kanunu çerçevesinde, il özel idaresinin kuruluşu, hukuki statüsü ve mülki idare ile olan ilişkisine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalı bir tespittir?
- Aİl özel idaresi, ilin kurulmasına dair kanunla kurulur ve ilin bir mülki birim olarak kaldırılmasıyla birlikte tüzel kişiliği kendiliğinden sona erer.
- İl özel idaresinin yetki ve görev alanı il mülki sınırları ile özdeşleşmiş olduğundan, bir ilçenin bağlı bulunduğu ilden ayrılarak başka bir ilin sınırlarına dâhil edilmesi neticesinde oluşan sınır değişikliği, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gerçekleştirilebilir.Cevap
- Cİl özel idaresi, merkezi idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine ve mali özerkliğe sahip olsa da, merkezi idarenin hizmetlerin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde kullandığı idari vesayet denetimine tabidir.
- Dsayılı Kanun ile büyükşehir belediyesi kurulan illerde il özel idarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırılması, mahalli idarelerin anayasal dayanağına ve idari yerinden yönetim ilkesine aykırılık teşkil etmez.
- Eİl özel idaresi, idari yerinden yönetim kuruluşları arasında yer alması sebebiyle devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir mal varlığına ve bağımsız bir bütçeye sahiptir.
Cevap
İl özel idaresinin sınır değişikliğinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılabileceğini savunan ifade hatalıdır; çünkü bu işlem anayasal olarak sadece kanunla mümkündür.
İl özel idaresinin yetki ve görev alanı olan il mülki sınırları, Anayasa'nın . maddesinin açık hükmü gereği sadece kanunla değiştirilebilir. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya diğer idari işlemler, Anayasa'nın kanunla düzenlenmesini emrettiği bu alanda hukuki sonuç doğuramaz. Dolayısıyla, bir ilçenin başka bir ile bağlanması gibi il sınırını değiştiren bir tasarrufun kararname ile yapılması mümkün değildir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İl Özel İdaresinin Sınırlarının Kanuniliği İlkesi