Türkiye’de 1950’li yıllarda tecrübe edilen hızlı kentleşme sürecinde, merkezi yönetimin gecekondulaşma ve kentsel plansızlık karşısında izlediği 'liberal' yaklaşım, bu dönemin idari ve siyasi karakterini belirlemiştir. Bu dönemde kentleşme, devlet tarafından sıkı bir denetim altına alınması gereken bir sorun olarak değil, ekonomik canlanmanın bir göstergesi olarak kabul edilmiştir.
Buna göre, 1950-1960 yılları arasındaki dönemde devletin kentleşme sürecine yönelik temel tutumu aşağıdakilerden hangisidir?
- ASanayileşme hızı ile kentleşme hızı arasındaki dengeyi korumak amacıyla iller arası göç kotaları uygulanmıştır.
- BKırsal nüfusun kente yığılmasını önlemek amacıyla kamu kaynakları öncelikli olarak büyük ölçekli sosyal konut projelerine aktarılmıştır.
- Kentleşme, modernleşmenin ve ekonomik kalkınmanın doğal bir parçası olarak görülmüş; piyasa dinamiklerine ve bireysel (gecekondu vb.) çözümlere bırakılmıştır.Cevap
- DGecekondu bölgeleri henüz oluşum aşamasındayken kentsel dönüşüm yasalarıyla modern ve planlı mahallelere dönüştürülmüştür.
- EBirinci Beş Yıllık Kalkınma Planı uyarınca kentsel büyüme, sanayi bölgelerinin çeperiyle sınırlandırılmış ve sıkı denetime tabi tutulmuştur.
Cevap
1950-1960 arası dönemde kentleşme, modernleşmenin bir sonucu olarak görülerek piyasa dinamiklerine ve bireysel çözümlere bırakılmıştır.
1950'li yıllar Türkiye'de liberal ekonomi politikalarının ve 'bırakınız yapsınlar' anlayışının hakim olduğu bir dönemdir. Bu dönemde kentleşme, sanayileşmeden bağımsız olarak kırsal itici güçlerin etkisiyle hızlanmış; devlet ise bu süreci planlamak veya kısıtlamak yerine, modernleşmenin bir parçası olarak görerek kendi akışına bırakmıştır. Bu durum, gecekondulaşmanın bir 'barınma çözümü' olarak yerleşmesine neden olmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1950-1960 Dönemi Liberal Kentleşme Yaklaşımı
Daha Fazla Pratik
1960 sonrası kurulan Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kentleşme politikalarındaki 'planlı dönem' değişimini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s