Soru

Zorluk: OrtaHizmet Kusuru ile Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı

Bir Sosyal Güvenlik Merkezi'nde görevli veri hazırlama ve kontrol işletmeni, emeklilik başvurusu yapan bir vatandaşın evraklarını incelediği sırada, bu kişinin geçmişte aralarında adli takibe konu olmuş şiddetli bir husumet bulunan eski bir komşusu olduğunu anlamıştır. Memur, intikam almak amacıyla vatandaşa ait güncel sigorta prim dökümlerini ve hizmet birleştirme belgelerini sistemden kasten silmiş ve fiziksel dosyayı imha ederek emeklilik sürecinin durmasına neden olmuştur. Bu olay sonucunda maddi zarara uğrayan vatandaşın hak arama yolu ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Fiilin kasten ve kişisel bir kinle işlenmiş olması nedeniyle, zarar gören vatandaş tazminat davasını doğrudan doğruya ilgili memur aleyhine adli yargıda açmalıdır.
  2. Zarara uğrayan vatandaş, Anayasa uyarınca davasını idare aleyhine idari yargıda açmalıdır; idare ise ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan memura adli yargıda rücu edebilir.Cevap
  3. C
    Memurun eylemi hizmetten tamamen kopuk bir 'kişisel kusur' niteliği taşıdığı ve kamusal bir gereklilikle ilgisi olmadığı için idarenin bu zarardan dolayı herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır.
  4. D
    İdare, ödediği tazminatı memurdan tahsil etmek amacıyla açacağı rücu davasını 'ağır hizmet kusuru' gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesinde tam yargı davası olarak açmalıdır.
  5. E
    Memurun eylemi sadece bir 'görev kusuru' olarak nitelendirilebileceğinden, idarenin memura rücu etme yetkisi bulunmamakta; zarar sadece idarenin bütçesinden karşılanmaktadır.

Cevap

Vatandaşın idare aleyhine idari yargıda dava açması ve idarenin ödediği tutarı memura adli yargıda rücu etmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesi ve 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 1313. maddesi gereğince; memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Bu kural, memuru doğrudan dava baskısından korumayı ve mağdurun zararının ödeme gücü olan idare tarafından karşılanmasını amaçlar. İdare, ödediği bu tazminatı, zararın oluşmasında kişisel kusuru (kasıt, ihmal, tedbirsizlik) bulunan memura rücu eder. Rücu davası, idari bir işlem veya eylem değil, bir alacak davası niteliğinde olduğundan adli yargı mercilerinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin niteliğini belirle
Kişisel Kusur (Kasıtlı imha)
Memurun kişisel husumetle ve kasten hareket etmesi, hizmet kusurundan ayrılan bir kişisel kusur teşkil eder.
2
Dava muhatabını tespit et
İdare (Anayasa m. 129/5)
Anayasa'ya göre memurların görevlerini yaparken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir.
3
Rücu mekanizmasını ve yargı kolunu belirle
Adli Yargıda Rücu
İdare, ödediği tazminatı kusurlu memurdan geri almak (rücu) zorundadır ve bu dava borçlar hukuku hükümleri uyarınca adli yargıda görülür.

Anahtar Kavram

Anayasa m. 129 uyarınca İdarenin Sorumluluğu ve Rücu Hakkı
Bu soruyu puanla