Bir Sosyal Güvenlik Merkezi'nde görevli veri hazırlama ve kontrol işletmeni, emeklilik başvurusu yapan bir vatandaşın evraklarını incelediği sırada, bu kişinin geçmişte aralarında adli takibe konu olmuş şiddetli bir husumet bulunan eski bir komşusu olduğunu anlamıştır. Memur, intikam almak amacıyla vatandaşa ait güncel sigorta prim dökümlerini ve hizmet birleştirme belgelerini sistemden kasten silmiş ve fiziksel dosyayı imha ederek emeklilik sürecinin durmasına neden olmuştur. Bu olay sonucunda maddi zarara uğrayan vatandaşın hak arama yolu ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AFiilin kasten ve kişisel bir kinle işlenmiş olması nedeniyle, zarar gören vatandaş tazminat davasını doğrudan doğruya ilgili memur aleyhine adli yargıda açmalıdır.
- Zarara uğrayan vatandaş, Anayasa uyarınca davasını idare aleyhine idari yargıda açmalıdır; idare ise ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan memura adli yargıda rücu edebilir.Cevap
- CMemurun eylemi hizmetten tamamen kopuk bir 'kişisel kusur' niteliği taşıdığı ve kamusal bir gereklilikle ilgisi olmadığı için idarenin bu zarardan dolayı herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır.
- Dİdare, ödediği tazminatı memurdan tahsil etmek amacıyla açacağı rücu davasını 'ağır hizmet kusuru' gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesinde tam yargı davası olarak açmalıdır.
- EMemurun eylemi sadece bir 'görev kusuru' olarak nitelendirilebileceğinden, idarenin memura rücu etme yetkisi bulunmamakta; zarar sadece idarenin bütçesinden karşılanmaktadır.
Cevap
Vatandaşın idare aleyhine idari yargıda dava açması ve idarenin ödediği tutarı memura adli yargıda rücu etmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Anayasa'nın . maddesi ve sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun . maddesi gereğince; memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Bu kural, memuru doğrudan dava baskısından korumayı ve mağdurun zararının ödeme gücü olan idare tarafından karşılanmasını amaçlar. İdare, ödediği bu tazminatı, zararın oluşmasında kişisel kusuru (kasıt, ihmal, tedbirsizlik) bulunan memura rücu eder. Rücu davası, idari bir işlem veya eylem değil, bir alacak davası niteliğinde olduğundan adli yargı mercilerinde görülür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Anayasa m. 129 uyarınca İdarenin Sorumluluğu ve Rücu Hakkı