Soru

Zorluk: OrtaHizmet Kusuru ile Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı

Kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında bir kamu görevlisinin, hizmetin araç ve gereçlerini kullanarak ancak hizmetle bağdaşmayan şahsi bir kusuruyla (kasıt, şahsi husumet veya ağır ihmal) üçüncü kişilere zarar vermesi durumunda uygulanacak sorumluluk rejimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Eylem kişisel kusur teşkil ettiğinden, zarar gören vatandaş tazminat davasını doğrudan kamu görevlisine karşı adli yargıda açmak zorundadır.
  2. Anayasa'daki güvence uyarınca tazminat davası idare aleyhine açılmalı; idare ödediği tazminatı, ağır kusuru veya kastı bulunan görevliye rücu etmelidir.Cevap
  3. C
    Bu tür kasten verilen zararlar 'ağır hizmet kusuru' kapsamında değerlendirildiği için idarenin görevli personele rücu etme hakkı bulunmamaktadır.
  4. D
    Kişisel kusurun varlığı halinde idare ile eylem arasındaki illiyet bağı tamamen kesileceğinden, idarenin herhangi bir tazminat sorumluluğu doğmaz.
  5. E
    Zarar gören kişi, seçimlik hak çerçevesinde dilerse idareye karşı tam yargı davası, dilerse görevliye karşı tazminat davası açabilir.

Cevap

Anayasa'nın 129/5. maddesi gereğince tazminat davası idare aleyhine açılmalı, idare ise ödediği meblağı kişisel kusuru olan görevliye rücu etmelidir.
Türk hukuk sisteminde, Anayasa'nın 129/5. ve 40/3. maddeleri uyarınca, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Bu kural, kamu görevlisinin fiili 'kişisel kusur' (kasıt, şahsi husumet vb.) niteliğinde olsa dahi, eğer fiil hizmetin yürütülmesi sırasında veya hizmet araçlarıyla işlenmişse geçerliliğini korur. İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı, eyleminde kişisel kusuru tespit edilen görevliden 'rücu' yoluyla tahsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin niteliğini analiz etme
Eylem kamu hizmeti sırasında gerçekleşmiş ancak şahsi bir kasıt veya husumet (kişisel kusur) barındırmaktadır.
Sorumluluk rejimini ve davanın kime açılacağını belirlemek için kusurun hizmetle olan bağı incelenmelidir.
2
Anayasal güvenceyi (Madde 129/5) uygulama
Vatandaşın doğrudan memuru dava etmesi engellenmiş, davanın idareye açılması zorunlu kılınmıştır.
Kamu görevlilerinin görevlerini baskı altında kalmadan yapmalarını sağlamak ve vatandaşın tazminat alacağını devlet güvencesine almak amaçlanır.
3
Rücu mekanizmasını çalıştırma
İdare tazminatı ödedikten sonra, kusuru bulunan memura bu tutarı rücu eder.
Kişisel kusurun mali yükünün nihai olarak idare üzerinde değil, kusurlu kişi üzerinde kalmasını sağlamak temel hukuk ilkesidir.

Anahtar Kavram

İdarenin Rücu Hakkı ve Memur Güvencesi
Bu soruyu puanla