Soru

Zorluk: ZorTemel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması Sistemi

Bir kanunla, "ilçe sınırları içerisindeki belirli mahallelere yapılacak yeni yerleşimlerin, genel ahlakın ve kamu düzeninin korunması amacıyla mülki idare amirinin iznine bağlanması" hüküm altına alınmıştır. Ana muhalefet partisi meclis grubu, bu kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

Anayasa Mahkemesinin, 2001 yılında yapılan anayasa değişikliklerini dikkate alarak bu kanun hükmünü esastan iptal ederken dayanması gereken en temel ve öncelikli anayasal gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Sınırlamanın, ilgili hakkın Anayasa'daki özel maddesinde açıkça sayılan "özel sınırlama sebeplerinden" birine dayanmıyor olmasıCevap
  2. B
    Yerleşme hürriyetinin sosyal ve ekonomik haklar grubunda yer alması sebebiyle ancak devletin mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde sınırlandırılabilmesi
  3. C
    Temel hak ve hürriyetlere ilişkin bu tür sınırlamaların münhasıran Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılması gerekirken kanunla düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olması
  4. D
    Yerleşme hürriyetinin, savaş veya seferberlik hallerinde dahi hiçbir şekilde dokunulamayacak çekirdek (mutlak) haklar kapsamında bulunması
  5. E
    Kamu düzenini koruma amacının, Anayasa'nın değiştirilemez hükümleri arasında yer alan devletin temel nitelikleriyle doğrudan çelişmesi

Cevap

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı verirken dayanması gereken temel gerekçe, yapılan kanuni sınırlamanın ilgili hakkın (yerleşme hürriyeti) anayasal düzenlemesinde yer alan özel sınırlama sebeplerine dayanmıyor olmasıdır.
Doğru cevap, anayasal sınırlama rejiminde 2001 yılında yapılan köklü değişikliği ifade eden seçenektir. 2001 değişikliği öncesinde, Anayasa'nın 13. maddesinde tüm haklar için geçerli olan 'genel ahlak, kamu düzeni, milli güvenlik' gibi genel sınırlama sebepleri bulunmaktaydı. Ancak 2001 değişikliğiyle bu genel sebepler kaldırılmış ve bir hakkın ancak kendi özel maddesinde (Anayasa'da ilgili hakkın düzenlendiği maddede) açıkça sayılan sebeplere dayanılarak sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Yerleşme hürriyetini düzenleyen 23. maddede 'genel ahlak' veya 'kamu düzeni' özel bir sınırlama sebebi olarak sayılmadığından, bu kanun özel sebebe dayanmama gerekçesiyle Anayasa'ya aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki hukuki işlemi analiz etme
Yasama organı, "yerleşme hürriyetini" kanunla sınırlandırmış ve bu sınırlamayı "genel ahlak ve kamu düzeninin korunması" amacına dayandırmıştır.
Sınırlamanın konusunu ve dayanağını tespit etmek, anayasal denetimin ilk adımıdır.
2
1982 Anayasası'nın 13. maddesindeki 2001 değişikliğini hatırlama
2001 değişikliği ile "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu düzeni, milli güvenlik vb.) kaldırılmış; hakların yalnızca kendi özel maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceği kuralı getirilmiştir.
Sınırlamanın anayasaya uygunluğunu belirleyen en kritik anayasal kural budur.
3
Yerleşme hürriyetinin özel sınırlama sebeplerini kontrol etme
Anayasa'nın 23. maddesine göre yerleşme hürriyeti ancak; suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak amaçlarıyla sınırlanabilir.
Kanunun dayandığı gerekçenin, anayasadaki ilgili hak maddesiyle örtüşüp örtüşmediği kontrol edilmelidir.
4
Hukuki sonucu belirleme
Kanun koyucu, yerleşme hürriyetini anayasada bu hak için öngörülmeyen genel bir sebebe (genel ahlak/kamu düzeni) dayanarak sınırladığı için, düzenleme 13. maddedeki "özel sınırlama sebebine dayanma" şartını ihlal etmiştir.
Anayasa Mahkemesinin esastan iptal gerekçesinin yasal temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında "Özel Sınırlama Sebepleri" kuralı (2001 Değişikliği)
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla