Türkiye'de toplumsal yapı üzerine yapılan sosyolojik araştırmalarda, fiziksel olarak aynı mekânı paylaşan bireyleri ifade eden 'hane' (household) birimi ile biyolojik ve hukuki bağlarla tanımlanan 'aile' (family) arasındaki analitik ayrım sıklıkla vurgulanmaktadır. Özellikle kentlerde yaşayan pek çok hane birimi, yapısal olarak 'çekirdek' bir görünüm sergilemesine rağmen; ekonomik kaynakların ortak kullanımı, mülkiyet yapısı ve kriz anlarındaki dayanışma pratikleri açısından geniş akrabalık ağlarına eklemlenmiş bir biçimde varlığını sürdürmektedir.
Bu durum, Türkiye'de ailenin modernleşme süreciyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisini doğrudan desteklemektedir?
- AModernleşme süreci, akrabalık bağlarının işlevini tamamen yitirmesine ve aile birimlerinin izolasyonuna yol açmıştır.
- Türkiye'de hane yapısındaki 'çekirdekleşme', Batı toplumlarındaki gibi 'atomize' olmuş bir aile yapısı üretmemiştir.Cevap
- CKentsel yapıdaki yerleşim düzeni, geleneksel aile değerlerinin ve otorite ilişkilerinin tamamen ortadan kalktığını kanıtlamaktadır.
- DEkonomik zorunluluklar, kentsel aileleri neolokal yerleşim düzeninden vazgeçerek matrilokal bir yapıya dönmeye zorlamaktadır.
- EHane halkı büyüklüğünün azalması, aile içi karar alma süreçlerinin mutlak bir demokratikleşme içine girdiğinin tek göstergesidir.
Cevap
Türkiye'de hane yapısındaki 'çekirdekleşme', Batı toplumlarındaki gibi 'atomize' olmuş bir aile yapısı üretmemiştir.
Doğru cevap, Türkiye'deki aile yapısının modernleşirken Batı'daki gibi bireyselci ve izole (atomize) bir yapıya dönüşmediğini, aksine 'çekirdek hane' içinde 'geniş aile işlevlerini' koruduğunu belirtmektedir. Sosyolojide bu durum Serim Timur gibi isimler tarafından 'işlevsel geniş aile' olarak tanımlanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İşlevsel Geniş Aile ve Atomizasyon Kavramı
Tahmini Süre:2m 0s