Türkiye'de 'li yıllardan itibaren ivme kazanan hızlı kentleşme süreci, kentsel alanların nüfus soğurma kapasitesinin (sanayileşme hızı) kırsal alanlardan kopan nüfus akışının gerisinde kalmasıyla karakterize edilir. Bu yapısal dengesizliğin literatürdeki karşılığı ve temel dinamiğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Kentleşme hızının sanayileşme hızını aşması sonucu ortaya çıkan bu durum "sahte kentleşme" olarak adlandırılır ve temelinde kırsaldaki itici güçlerin kentteki çekici güçlerden daha baskın olması yatar.Cevap
- BBu süreç sadece kentsel nüfusun sayısal artışını ifade eden "kentsel büyüme" ile sınırlı kalmış, kentlerin sosyal ve ekonomik yapısında herhangi bir dönüşüm yaratmamıştır.
- CTürkiye'deki bu büyük göç dalgasının ana kaynağı öncesi uygulanan devletçilik politikalarıyla kurulan Kamu İktisadi Teşebbüslerinin () yarattığı istihdam olanaklarıdır.
- DKentleşmenin temel itici gücü, tarımda makineleşmeden ziyade, Marshall Planı çerçevesinde kentlerde yoğunlaşan ağır sanayi yatırımlarının işgücü talebidir.
- E1950 sonrası süreçte konut ihtiyacının karşılanamaması, sadece bireylerin mülkiyeti kendilerine ait olan arazilere ruhsatsız yapı yapmasıyla (kaçak yapı) sonuçlanmış, kamu arazisi işgali görülmemiştir.
Cevap
Kentleşme hızının sanayileşme hızını aşması sonucu ortaya çıkan durumun "sahte kentleşme" olarak adlandırılması ve kırsaldaki itici güçlerin kentteki çekici güçlerden daha baskın olması ifadesi doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye'de sonrası yaşanan süreci en iyi açıklayan yapısal analizi sunar. Batı ülkelerinde sanayileşme kentleşmeyi doğurmuşken (çekici güç), Türkiye'de tarımda makineleşme (itici güç) insanları topraktan koparmış, ancak kentler bu nüfusa sanayi istihdamı sunamamıştır. Bu uyumsuzluk sonucunda nüfus kentsel alanlara yığılmış fakat ekonomik ve sosyal bütünleşme tamamlanamamıştır; literatürde bu durum "sahte kentleşme" olarak tanımlanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sahte Kentleşme (Pseudo-urbanization) ve İtici Güçlerin Baskınlığı