Soru

Zorluk: ZorSiyasal Alt Kültürler ve Egemen Kültür

Siyasal sistemlerin istikrarı, egemen siyasal kültür ile toplumdaki çeşitli siyasal alt kültürler arasındaki etkileşimin niteliğine yakından bağlıdır. Bir ülkede anayasal kurumlar, vatandaşların siyasal karar alma süreçlerine aktif katılımını öngören 'katılımcı' (participant) siyasal kültür değerleri üzerine inşa edilmiştir. Ancak toplumun belirgin bir bölgesinde yoğunlaşan güçlü bir alt kültür, merkezi otoriteyi yalnızca kurallar koyan ve hizmet sunan bir aygıt olarak görmekte; siyasal sisteme yönelik yönelimleri sadece 'çıktılar' (yasa, güvenlik, altyapı) düzeyinde kalmaktadır. Bu alt kültür mensupları devletin koyduğu yasalara şeklen itaat etmekte, ancak anayasal mekanizmaları kendi geleneksel yapısına yabancı bularak siyasal girdilere (oy verme, sivil toplum faaliyetleri) katılmamakta ve sistemin temel değerlerini normatif olarak içselleştirmemektedir.

Almond ve Verba'nın siyasal kültür sınıflandırması ile meşruiyet kuramları temel alındığında, bu durumun siyasal sistem üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

  1. Söz konusu alt kültürün 'tabiiyetçi' yönelimleri ile sistemin 'katılımcı' beklentileri arasındaki uyuşmazlık, kurallara itaati sağlasa da yapısal meşruiyeti kırılgan hale getirerek parçalanmış bir siyasal kültür zemini yaratır.Cevap
  2. B
    Alt kültür mensupları sistemin çıktılarına ve yasal kurallarına itaat ettiği için, egemen kültürün meşruiyeti eksiksiz bir şekilde tesis edilmiş olur ve entegrasyon sorunu yaşanmaz.
  3. C
    Siyasal alt kültürler doğaları gereği daima egemen kültüre karşı yıkıcı bir çatışma içinde olduklarından, bu pasif tutum kısa sürede devleti hedef alan aktif bir sistem karşıtlığına dönüşecektir.
  4. D
    Bu durum, karar alma süreçlerine yalnızca belirli grupların katıldığı ve büyük kitlelerin pasif kaldığı 'çoğulcu' (pluralist) demokrasi modelinin en ideal ve istikrarlı formunu yansıtmaktadır.
  5. E
    Alt kültürün anayasal mekanizmaları kullanmaması, siyasal apati sınırlarını aşarak doğrudan rejimi yıkmayı hedefleyen aktif bir siyasal yabancılaşma tablosu çizmektedir.

Cevap

Söz konusu alt kültürün 'tabiiyetçi' yönelimleri ile sistemin 'katılımcı' beklentileri arasındaki uyuşmazlığın, kurallara itaati sağlasa da yapısal meşruiyeti kırılgan hale getirdiğini belirten seçenektir.
Anlatılan senaryoda, alt kültür mensuplarının karar alma süreçlerine katılmayıp devleti sadece kural koyan bir otorite olarak algılaması, Almond ve Verba'nın modelinde 'tabiiyetçi' (subject) yönelime karşılık gelir. Sistem ise 'katılımcı' (participant) bir yapı üzerine kuruludur. İnsanların yasalara itaat etmesi dışsal bir 'yasallık' sağlasa da, sistemin demokratik/katılımcı değerlerinin gönüllü olarak içselleştirilmemesi, rejimin yapısal 'meşruiyetinin' zayıf ve kırılgan kalmasına neden olur. Egemen kültür ile alt kültürlerin temel siyasal değerlerde uzlaşamaması, toplumda 'parçalanmış siyasal kültür' yapısını ortaya çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde tarif edilen siyasal alt kültürün tipolojisini Almond ve Verba'nın kavramlarıyla eşleştirme.
Girdilere (katılım) kapalı olup yalnızca çıktılara (yasa, hizmet) odaklanan ve itaat eden bu yapı, 'tabiiyetçi' (subject) siyasal kültüre uymaktadır.
Alt kültürün sisteme entegrasyon düzeyini belirlemek için teorik karşılığını bulmak gereklidir.
2
Anayasal sistemin hedefleri ile mevcut alt kültür arasındaki ilişkiyi analiz etme.
Sistem 'katılımcı' (participant) bir yapı beklerken, güçlü bir grup 'tabiiyetçi' kalmaktadır. Bu durum egemen kültür ile alt kültür arasında bir asimetri olduğunu gösterir.
Siyasal istikrar, sistemin talepleri ile toplumun yönelimleri arasındaki uyuma bağlıdır.
3
Bu uyuşmazlığın meşruiyet ve yasallık kavramları üzerindeki etkisini değerlendirme.
Halk yasalara uymaktadır (yasallık vardır), ancak katılımcı değerleri içselleştirmemiştir (normatif meşruiyet eksiktir).
Siyaset biliminde zoraki veya pasif itaat ile değerlerin içselleştirilmesine dayalı meşruiyet birbirinden farklı kavramlardır.
4
Seçenekler arasında bu sentezi en doğru yansıtan ifadeyi belirleme.
Doğru cevap, bu durumun parçalanmış bir siyasal kültür yaratarak meşruiyeti kırılganlaştırdığını ifade eden seçenektir.
Birbiriyle örtüşmeyen kültür tiplerinin bir arada bulunması homojen değil, parçalanmış (heterojen) bir siyasal yapı üretir.

Anahtar Kavram

Siyasal Alt Kültürlerin Sisteme Entegrasyonu ve Meşruiyet Krizi
Bu soruyu puanla