Soru

Zorluk: Çok zorSürdürülebilir Kalkınma Kavramı ve Boyutları

1987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu'nda (Ortak Geleceğimiz) sürdürülebilir kalkınma; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılanması" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın temelini oluşturan "ihtiyaçlar" (özellikle yoksulların temel ihtiyaçları) ve "sınırlar" (teknoloji ve sosyal organizasyonun çevre üzerindeki kapasitesi) kavramları ile kalkınmanın boyutları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi sürdürülebilir kalkınma paradigmasının kamu yönetimi politikalarındaki en kapsayıcı ve doğru uygulamasını ifade eder?

  1. Ekonomik büyüme hedeflerinin, ekolojik taşıma kapasitesi ve sosyal hakkaniyet ilkeleriyle çatışan unsurlar yerine, birbirini besleyen ve sistem bütünlüğü içinde içselleştirilen bileşenler olarak yapılandırılması.Cevap
  2. B
    Gelecek kuşaklara bozulmamış bir doğa bırakmak adına, gelişmekte olan bölgelerde temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik faaliyetlerin ve endüstriyel yatırımların tamamen durdurulması.
  3. C
    Kalkınmanın öncelikle yüksek oranlı saf ekonomik büyüme ile gerçekleştirilmesi, çevresel ve sosyal maliyetlerin ise bu büyüme sonrası elde edilecek teknolojik ve mali birikimle telafi edilmesi.
  4. D
    Sürdürülebilirliğin sadece çevresel kirlilikle mücadele ve doğal kaynak yönetimi olarak tanımlanıp, toplumsal bölüşüm ve adalet sorunlarının piyasa dinamiklerine bırakılması.
  5. E
    Günümüz kuşaklarının refahını artırmak amacıyla mevcut tüm doğal kaynakların hızla tüketilerek, gelecek kuşakların karşılaşacağı sorunların gelecekteki teknolojik gelişmişlik seviyesiyle çözüleceğinin varsayılması.

Cevap

Ekonomik büyüme, ekolojik denge ve sosyal hakkaniyet unsurlarının birbirini tamamlayan bir bütün olarak içselleştirilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en doğru uygulamasıdır.
Sürdürülebilir kalkınma, Brundtland Raporu'nun ruhuna uygun olarak ekonomik büyüme, toplumsal adalet ve çevresel koruma boyutlarının birbirini dışlamadan, aksine birbirini güçlendiren bir sistem bütünlüğü içinde ele alınmasını gerektirir. Doğru yaklaşım, ekolojik sınırları bir kısıt olarak değil, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilirliği için temel bir dayanak noktası olarak içselleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Brundtland tanımındaki anahtar kavramları analiz et.
Tanım 'ihtiyaçlar' (sosyal/ekonomik) ve 'sınırlar' (çevresel) arasındaki dengeyi kuşaklararası adalet perspektifiyle kurmaktadır.
Sürdürülebilirlik tek bir boyuta indirgenemez; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutların kesişim kümesidir.
2
Üçlü sacayağı (Triple Bottom Line) modelini uygula.
Ekonomik verimlilik, toplumsal adalet ve çevresel koruma birbirine engel değil, birbirinin ön koşuludur.
Sosyal adaletin olmadığı yerde siyasi istikrar, ekolojik dengenin olmadığı yerde ise ekonomik süreklilik sağlanamaz.
3
Seçeneklerde bütüncül yaklaşımı ara.
Boyutları sistem bütünlüğü içinde içselleştiren seçenek doğru paradigmayı sunmaktadır.
Sürdürülebilirlik, çatışan çıkarlar arasında bir uzlaşı değil, bu çıkarların ortak paydada sentezlenmesidir.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilir Kalkınmanın Üç Temel Boyutu ve Bütünleşik Yapısı

Daha Fazla Pratik

Brundtland Raporu'nun ardından 1992 Rio Konferansı'nda bu boyutların yerel düzeyde nasıl somutlaştırıldığını anlamak için 'Yerel Gündem 21' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla