Durkheim'ın sosyolojik yaklaşımında, iş bölümünün ileri düzeyde geliştiği modern toplumlarda bireylerin giderek özerkleştiği görülür. Ancak bu özerklik, toplumsal çözülmeye değil, aksine bireylerin birbirine daha fazla muhtaç olduğu yeni bir yapıya işaret eder. Bu dönüşüm sürecinde, hukukun niteliği de değişime uğrayarak ihlallere karşı gösterilen tepkiler 'cezalandırma ve acı çektirme' ekseninden 'durumu eski hâline getirme ve telafi etme' eksenine kayar.
Buna göre, iş bölümünün karmaşıklaştığı toplumlarda telafi edici (onarıcı) hukukun ağırlık kazanmasının temel sosyolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- AGeleneksel değerlerin yitirilmesiyle ortaya çıkan anomi durumunun, sapkın davranışları önlemede baskıcı cezaları işlevsiz kılması ve yaptırımların mecburen yumuşatılması
- BÜretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran sınıfların, işçi sınıfı üzerindeki tahakkümlerini sözleşme ve ticaret hukuku aracılığıyla güvence altına alması
- Toplumsal bütünleşmenin kolektif bilinçteki ortaklıklardan ziyade uzmanlaşmaya dayalı karşılıklı bağımlılık ağına dayanması ve hukukun bozulan bu işlevsel ağı yeniden tesis etmeyi hedeflemesiCevap
- DBireyler arası farklılaşmanın artmasının, toplumsal normları ihlal eden eylemlere karşı toplumda uyanan şiddetli ve ortak öfke tepkisini daha da keskinleştirerek sistemli hâle getirmesi
- EToplumun döngüsel bir değişim aşamasından geçerek, manevi değerlerin yerini tamamen rasyonel, bürokratik ve ahlaki unsurlardan arınmış kurumsal ilişkilere bırakması
Cevap
Toplumsal bütünleşmenin kolektif bilinçteki ortaklıklardan ziyade uzmanlaşmaya dayalı karşılıklı bağımlılık ağına dayanması ve hukukun bozulan bu işlevsel ağı yeniden tesis etmeyi hedeflemesi
Doğru yanıt, organik dayanışmanın temel dinamiklerini eksiksiz biçimde yansıtmaktadır. Durkheim'a göre modern toplumlarda iş bölümünün artmasıyla bireyler farklılaşır ve aralarındaki benzerlik azalır (kolektif bilincin zayıflaması). Bu yapıda toplumu bir arada tutan şey, farklı organların birbirine duyduğu yapısal ve işlevsel ihtiyaçtır. Bir kural ihlali yaşandığında, bu durum toplumun kutsal saydığı ortak değerlere bir saldırıdan ziyade, sistemin işleyişini bozan pratik bir aksaklık olarak görülür. Dolayısıyla hukukun temel işlevi, faili cezalandırarak toplumsal öfkeyi dindirmek değil; bozulan sözleşmeleri, ticari veya medeni ilişkiler ağını onararak sistemin yeniden düzenli işlemesini sağlamaktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Organik Dayanışma ve Telafi Edici (Onarıcı) Hukuk İlişkisi