Soru

Zorluk: ZorEmile Durkheim ve Dayanışma Kavramı

Durkheim'ın sosyolojik yaklaşımında, iş bölümünün ileri düzeyde geliştiği modern toplumlarda bireylerin giderek özerkleştiği görülür. Ancak bu özerklik, toplumsal çözülmeye değil, aksine bireylerin birbirine daha fazla muhtaç olduğu yeni bir yapıya işaret eder. Bu dönüşüm sürecinde, hukukun niteliği de değişime uğrayarak ihlallere karşı gösterilen tepkiler 'cezalandırma ve acı çektirme' ekseninden 'durumu eski hâline getirme ve telafi etme' eksenine kayar.

Buna göre, iş bölümünün karmaşıklaştığı toplumlarda telafi edici (onarıcı) hukukun ağırlık kazanmasının temel sosyolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Geleneksel değerlerin yitirilmesiyle ortaya çıkan anomi durumunun, sapkın davranışları önlemede baskıcı cezaları işlevsiz kılması ve yaptırımların mecburen yumuşatılması
  2. B
    Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran sınıfların, işçi sınıfı üzerindeki tahakkümlerini sözleşme ve ticaret hukuku aracılığıyla güvence altına alması
  3. Toplumsal bütünleşmenin kolektif bilinçteki ortaklıklardan ziyade uzmanlaşmaya dayalı karşılıklı bağımlılık ağına dayanması ve hukukun bozulan bu işlevsel ağı yeniden tesis etmeyi hedeflemesiCevap
  4. D
    Bireyler arası farklılaşmanın artmasının, toplumsal normları ihlal eden eylemlere karşı toplumda uyanan şiddetli ve ortak öfke tepkisini daha da keskinleştirerek sistemli hâle getirmesi
  5. E
    Toplumun döngüsel bir değişim aşamasından geçerek, manevi değerlerin yerini tamamen rasyonel, bürokratik ve ahlaki unsurlardan arınmış kurumsal ilişkilere bırakması

Cevap

Toplumsal bütünleşmenin kolektif bilinçteki ortaklıklardan ziyade uzmanlaşmaya dayalı karşılıklı bağımlılık ağına dayanması ve hukukun bozulan bu işlevsel ağı yeniden tesis etmeyi hedeflemesi
Doğru yanıt, organik dayanışmanın temel dinamiklerini eksiksiz biçimde yansıtmaktadır. Durkheim'a göre modern toplumlarda iş bölümünün artmasıyla bireyler farklılaşır ve aralarındaki benzerlik azalır (kolektif bilincin zayıflaması). Bu yapıda toplumu bir arada tutan şey, farklı organların birbirine duyduğu yapısal ve işlevsel ihtiyaçtır. Bir kural ihlali yaşandığında, bu durum toplumun kutsal saydığı ortak değerlere bir saldırıdan ziyade, sistemin işleyişini bozan pratik bir aksaklık olarak görülür. Dolayısıyla hukukun temel işlevi, faili cezalandırarak toplumsal öfkeyi dindirmek değil; bozulan sözleşmeleri, ticari veya medeni ilişkiler ağını onararak sistemin yeniden düzenli işlemesini sağlamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel sosyolojik dönüşümü analiz etme
Geleneksel toplumlardan modern toplumlara geçişte hukukun niteliğinin 'cezalandırma'dan 'eski hâline getirme'ye dönüştüğü tespit edilmiştir.
Durkheim'ın kuramında hukukun türü, toplumsal dayanışma biçiminin somut bir göstergesidir.
2
Organik dayanışmanın temel mekanizmasını belirleme
Organik dayanışmanın benzerliklere (kolektif bilince) değil, uzmanlaşma ve iş bölümünden doğan karşılıklı bağımlılığa dayandığı görülür.
Modern toplumlarda bireylerin farklılaşması, bir arada yaşamanın temelini oluşturur.
3
Telafi edici hukukun işlevini organik dayanışma ile ilişkilendirme
İhlallerin artık tüm topluma karşı işlenmiş bir suç (ortak öfke) olarak değil, işlevsel ağdaki bir kopukluk olarak değerlendirildiği ve hukukun amacının bu ağı onarmak olduğu sonucuna varılır.
Toplumsal düzen ancak farklılaşmış organların (birey ve kurumların) uyumlu çalışmasının yeniden sağlanmasıyla korunabilir.

Anahtar Kavram

Organik Dayanışma ve Telafi Edici (Onarıcı) Hukuk İlişkisi
Bu soruyu puanla