Klasik dönem kadın hakları savunucuları, kadınların erkeklerle aynı rasyonel kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak eğitim hakkı, mülkiyet edinme ve oy kullanma gibi yasal reformlara odaklanmışlardır. Ancak 1960'lı yıllarla birlikte belirginleşen yeni bir düşünsel akım, bu hedeflerin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu akıma göre, kadınların ikincil konumu sadece kamusal alandaki (iş hayatı, siyaset vb.) dışlanmışlıktan kaynaklanmaz; asıl eşitsizlik 'özel alan' olarak kodlanan aile içi ilişkilerde, toplumsal cinsiyet rollerinde ve cinsellikte yeniden üretilmektedir. 'Kişisel olan politiktir' sloganıyla özetlenen bu perspektif, siyasetin tanımını devlet kurumlarının ötesine taşımıştır.
Buna göre, parçada bahsedilen ve siyasetin sınırlarını özel alana doğru genişleterek erkek egemen sistemin köklü bir eleştirisini sunan bu yaklaşımın temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- AToplumsal eşitsizliklerin nihai kaynağını üretim araçlarının özel mülkiyetine ve kapitalist sömürü ilişkilerine bağlaması
- BKadınların kurtuluşunu, bireysel özgürlüklerin anayasal güvence altına alınmasına ve hukuki fırsat eşitliğine dayandırması
- Kadınların ezilmişliğini, toplumun tüm kurumlarına sızmış olan ve gücün cinsiyete dayalı eşitsiz dağılımını ifade eden ataerki (patriyarka) kavramıyla açıklamasıCevap
- DGeleneksel toplumsal dokunun önemini vurgulayarak, kadınların rolünü kültürel süreklilik ve aile bütünlüğü çerçevesinde yeniden tanımlaması
- EDoğaya yönelik tahakküm ile kadına yönelik tahakkümün aynı hiyerarşik akıldan beslendiğini savunarak ekolojik dengeyi merkeze alması