Soru

Zorluk: ZorTürk Sosyoloji Tarihi

Türk sosyoloji tarihinde toplumsal yapının dönüşümü ve modernleşme stratejileri üzerine geliştirilen kuramsal yaklaşımlar, bireyin konumu ve değişimin kaynağı hususunda farklı bilimsel geleneklere dayanmaktadır. Özellikle Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in inşası sürecinde bu yaklaşımlar, devlet-toplum ilişkisini anlamlandırmada temel referans noktaları oluşturmuştur. Türk sosyoloji tarihindeki bu kuramsal yaklaşımlar ve temsilcileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Ziya Gökalp, toplumsal değişimin temelini halkın ortak değerlerini yansıtan 'hars' (kültür) unsurlarında aramış ve Durkheimcı bir perspektifle dayanışmacı bir toplum yapısını hedeflemiştir.
  2. B
    Prens Sabahattin, toplumsal kalkınmanın ancak devletçi ve merkeziyetçi yapının terk edilerek 'teşebbüs-i şahsi' (bireysel girişimcilik) anlayışının geliştirilmesiyle mümkün olacağını savunmuştur.
  3. C
    Mübeccel Kıray, yapısal bir değişim sürecinde ortaya çıkan boşlukları dolduran ve sistemin çökmesini engelleyen 'tampon kurumlar' kavramıyla toplumsal dengenin nasıl sağlandığını analiz etmiştir.
  4. D
    Şerif Mardin, Türk siyasal ve toplumsal yapısını, devlet iktidarını elinde tutan 'merkez' ile bu merkeze mesafeli olan ve geleneksel değerleri barındıran 'çevre' arasındaki çatışma üzerinden açıklamıştır.
  5. Prens Sabahattin, toplumsal yapının ancak 'toplumsal vicdan' ve 'kolektif şuur'un güçlendirilmesiyle dönüşebileceğini savunmuş; bu doğrultuda sosyolojik analizlerini Emile Durkheim'ın işlevselci yaklaşımı üzerine temellendirmiştir.Cevap

Cevap

Prens Sabahattin'in toplumsal vicdan ve kolektif şuur kavramlarını savunduğu ve Durkheim'ın yaklaşımını benimsediği yönündeki ifade yanlıştır.
Prens Sabahattin, Türk sosyoloji tarihinde 'bireyci' ve 'adem-i merkeziyetçi' görüşleriyle bilinir. Sosyolojik analizlerini Edmond Demolins ve Frédéric Le Play'in geliştirdiği 'Science Sociale' (Toplum Bilimi) okulu üzerine kurmuştur. Bu okul, bireysel teşebbüsü ve özel mülkiyeti toplumsal ilerlemenin motoru olarak görür. Oysa 'toplumsal vicdan', 'kolektif şuur' ve Emile Durkheim'ın dayanışmacı/işlevselci görüşleri, Prens Sabahattin'in en büyük fikri rakibi olan Ziya Gökalp tarafından savunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Düşünür ve ekol eşleşmesini kontrol et.
Prens Sabahattin 'Bireyci/Le Play' ekolüne, Ziya Gökalp ise 'Bütüncü/Durkheimcı' ekole mensuptur.
Türk sosyoloji tarihinin temel ayrımı bu iki ana damar üzerinden şekillenmiştir.
2
Kavramsal içeriği analiz et.
Kolektif şuur (toplumsal bilinç) ve toplumsal vicdan kavramları bireyi değil, toplumsal bütünü merkeze alan Durkheimcı yaklaşımın araçlarıdır.
Prens Sabahattin ise tam tersine, toplumsal yapının bireysel girişimle (teşebbüs-i şahsi) değişeceğine inanır.
3
Seçeneklerdeki diğer kuramsal ifadeleri doğrula.
Hars-Medeniyet (Gökalp), Tampon Kurumlar (Kıray) ve Merkez-Çevre (Mardin) eşleşmeleri literatüre uygundur.
Yanlış olan seçeneği teyit etmek için diğer kuramcıların temel kavramlarını elemeli olarak kullanmak gerekir.

Anahtar Kavram

Türk Sosyolojisinde Ekoller: Bireyci (Prens Sabahattin) vs Bütüncü (Ziya Gökalp) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Prens Sabahattin'in 'Türkiye Nasıl Kurtarılabilir?' eserindeki bireyci toplum (Cemaat tipi değil Cemiyet tipi) vurgusunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla