Bir askeri birlikte görevli mühimmat uzmanı astsubay (A), kullanım ömrünü doldurmuş patlayıcı maddelerin planlı imhası görevi sırasında, patlayıcıların kimyasal doğasından kaynaklanan ve önceden öngörülemeyen ani bir reaksiyon sonucu meydana gelen erken patlamada yaralanmıştır. Aynı patlamanın şiddetiyle, askeri birliğin hemen dışındaki karayolundan aracıyla geçmekte olan sivil vatandaş (V) de savrulan şarapnel parçaları nedeniyle yaralanmıştır. Yapılan adli ve idari tahkikatta, imha işleminin tüm güvenlik prosedürlerine uygun yapıldığı ve idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı kesin olarak tespit edilmiştir.
Buna göre, olaydaki idari sorumluluk rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi idare hukuku ilkelerine göre doğrudur?
- İdarenin olayda kusuru bulunmasa dahi, mühimmat uzmanı (A)'nın zararı "mesleki risk", sivil vatandaş (V)'nin zararı ise idarenin yürüttüğü faaliyetin olağanüstü niteliği gereği "tehlike (risk)" ilkesi kapsamında kusursuz sorumluluk kurallarına göre tazmin edilmelidir.Cevap
- Bİdarenin tazmin yükümlülüğünün doğabilmesi için zararın bir hizmet kusurundan kaynaklanması şarttır; olayda güvenlik prosedürlerine uyulduğu tespit edildiğinden idare her iki zarardan da sorumlu tutulamaz.
- CPatlayıcı imhası ulusal güvenlik amacıyla yapıldığından, gerek astsubayın gerekse vatandaşın uğradığı beklenmedik zararlar, tıpkı anarşi eylemlerinde olduğu gibi "sosyal risk" ilkesi bağlamında devletçe üstlenilmelidir.
- DPatlamanın patlayıcının kendi kimyasal doğasından kaynaklanan öngörülemez bir reaksiyon olması idare açısından mücbir sebep teşkil ettiğinden, idari faaliyet ile zararlar arasındaki illiyet bağı kesilmiş sayılır.
- EAstsubay (A)'nın zararı statüsü gereği "mesleki risk" kapsamında karşılanırken; sivil vatandaş (V)'nin zararı hukuka uygun bir idari işlemden kaynaklandığı için "fedakarlığın denkleştirilmesi (kamu külfetleri karşısında eşitlik)" ilkesine göre tazmin edilir.