İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'tehlike ilkesi' kapsamında yürüttüğü ve yüksek risk içeren bir faaliyeti sırasında; tamamen idarenin kontrolü dışındaki doğa olaylarından kaynaklanan, öngörülemez ve önlenemez nitelikteki bir olay (mücbir sebep) ile faaliyetin teknik bünyesindeki bir aksaklıktan kaynaklanan ve yine öngörülemez/önlenemez olan bir durumun (beklenmeyen hal/kaza) hukuki sonuçları arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Mücbir sebep dışsallık özelliği gereği illiyet bağını keserek idareyi her türlü tazminat yükümlülüğünden kurtarırken; beklenmeyen hal faaliyetin içsel bir riski sayıldığından tehlike ilkesi uyarınca sorumluluğu ortadan kaldırmaz.Cevap
- BBeklenmeyen hal, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığını kesin olarak ispatladığı için tehlike ilkesi kapsamında da illiyet bağını kesen ve idareyi tazminattan kurtaran mutlak bir neden olarak kabul edilir.
- CDanıştay içtihatlarına göre, tehlike ilkesine tabi faaliyetlerde mücbir sebep dahi illiyet bağını tamamen kesemez; bu durum yalnızca fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği tazminat miktarında hakkaniyet indirimi yapılmasını sağlar.
- DMücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki hukuki ayrım yalnızca 'öngörülebilirlik' düzeyine dayanır; teknolojik olarak öngörülmesi mümkün olmayan her türlü teknik arıza hukuksal olarak mücbir sebep statüsünde değerlendirilir.
- ETehlike ilkesinin geçerli olduğu alanlarda, illiyet bağının kesilebilmesi için olayın mutlaka 'beklenmeyen hal' niteliğinde olması gerekir; zira mücbir sebep sadece kusur sorumluluğu rejiminde bir kurtuluş kanıtı olarak öngörülmüştür.
Cevap
Mücbir sebep dışsallık özelliği nedeniyle illiyet bağını keserek idarenin sorumluluğunu kaldırırken, beklenmeyen hal (kaza) faaliyetin içsel bir parçası kabul edildiğinden tehlike ilkesi kapsamında sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Doğru seçenek, mücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki en temel fark olan 'dışsallık' unsuruna odaklanmaktadır. İdare hukukunda mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik unsurlarını bir arada taşır ve illiyet bağını keserek idareyi her türlü mali sorumluluktan (kusurlu veya kusursuz) kurtarır. Buna karşın beklenmeyen hal; öngörülemez ve önlenemez olsa da idari faaliyetin 'içinde' gerçekleşir. Kusur sorumluluğunda idarenin kusurunun olmadığını gösterdiği için tazminat yükümlülüğünü kaldırabilir; ancak 'tehlike ilkesi' gibi kusursuz sorumluluk hallerinde, zarar idarenin yarattığı riskten doğduğu için illiyet bağı kesilmez ve idarenin sorumluluğu devam eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dışsallık (Externality) Kriteri ve Tehlike İlkesi Etkileşimi
Daha Fazla Pratik
İdarenin kusursuz sorumluluğunda 'Sosyal Risk' ilkesi ile mücbir sebep arasındaki farkları inceleyen Danıştay kararlarına göz atılabilir.
Tahmini Süre:3m 0s