Soru

Zorluk: ZorTürkiye'de Çevre Hukuku ve Anayasa'da Çevre

1982 Anayasası'nın 56. maddesinde düzenlenen "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir" hükmü ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun temel ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde; çevreye ilişkin hak ve ödevlerin hukuki karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Anayasa'nın 56. maddesi çevreyi koruma ödevini devlete ve vatandaşa birlikte yükleyerek, bireyi çevre karşısında sadece pasif bir hak sahibi değil, aynı zamanda aktif bir koruma ve geliştirme öznesi haline getirmiştir.Cevap
  2. B
    Vatandaşlara yüklenen ödev sadece mevcut çevreyi 'kirletmeme' şeklinde negatif bir yükümlülük olup, çevreyi 'geliştirme' görevi münhasıran kamu gücünü kullanan devlete aittir.
  3. C
    Çevre hakkı Anayasa'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümünde düzenlendiği için, devletin bu hakka yönelik sorumluluğu sadece mali imkanlarının elverdiği ölçüde ve pasif bir gözetimle sınırlıdır.
  4. D
    Çevre Kanunu'ndaki 'kirleten öder' ilkesi, anayasal ödevin kapsamını daraltarak kirliliğe neden olanların sadece ekonomik bedeli ödeyerek anayasal koruma yükümlülüğünden muaf tutulmasını sağlar.
  5. E
    Anayasa'daki çevreye ilişkin düzenleme sadece Türk vatandaşlarını kapsayan 'siyasi' nitelikli bir hak olup, yabancıların bu kapsamda devlete karşı herhangi bir talep hakkı bulunmamaktadır.

Cevap

Anayasa'nın 56. maddesi çevreyi koruma ödevini hem devlete hem de vatandaşa yükleyerek bireyi aktif bir koruma öznesi haline getirmiştir.
Doğru seçenek, 1982 Anayasası'nın 56. maddesindeki 'Devletin ve vatandaşların ödevi' ifadesine dayanarak çevre koruma faaliyetinin kolektif bir sorumluluk olduğunu vurgular. Bu düzenleme bireyi sadece hakkı ihlal edildiğinde yargıya başvuran pasif bir kişi değil, çevrenin korunması sürecine bizzat katılması gereken aktif bir aktör olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 56. maddesinin lafzi yorumu yapılmalıdır.
Maddede çevreyi geliştirme ve koruma görevinin 'Devletin ve vatandaşların ödevi' olduğu açıkça belirtilmiştir.
Ödevin öznelerini belirlemek, sorumluluk alanının kapsamını anlamak için temel adımdır.
2
Hak ve ödev arasındaki diyalektik ilişki analiz edilmelidir.
Çevre hakkı, sahibine sadece devletten talepte bulunma hakkı vermez, aynı zamanda bu hakkın korunması için aktif çaba gösterme ödevi yükler.
Bireyin çevre hukukundaki konumunun 'pasif hak sahibi' olmaktan çıkıp 'aktif özne'ye dönüşmesinin gerekçesi bu paylaşılan ödevdir.

Anahtar Kavram

Anayasal Çevre Hakkı ve Paylaşılan Ödev İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla