Şerif Mardin, Türk siyasal hayatının temel dinamiğini "merkez-çevre" ilişkileri üzerinden kurgularken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e sarkan yapısal bir sürekliliğe vurgu yapar. Bu yaklaşıma göre, Osmanlı klasik dönemindeki "patrimonyal devlet" ve "kul sistemi" geleneğinin Cumhuriyet dönemindeki en belirgin sosyo-politik yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
- Devletin toplumdan özerk, güçlü bir bürokratik elit tarafından temsil edilmesi ve toplumu yukarıdan aşağıya dönüştürme misyonunu sürdürmesiCevap
- BYerel eşrafın ve taşradaki güç odaklarının (ayanlar) merkezi otoriteyi denetleyerek demokratik bir denge-denetleme mekanizması kurması
- CToplumsal sınıfların ekonomik çıkarlar temelinde örgütlenerek siyasal rekabeti sınıfsal bir zemine taşıması
- DSiyasal partilerin toplumun tüm kesimlerini kucaklayarak merkez ile çevre arasındaki yabancılaşmayı tamamen ortadan kaldırması
- EMerkezi yönetimin yetkilerinin yerel yönetimlere devredilerek adem-i merkeziyetçi bir yönetim anlayışının kurumsallaşması
Cevap
Devletin toplumdan özerk, güçlü bir bürokratik elit tarafından temsil edilmesi ve toplumu yukarıdan aşağıya dönüştürme misyonunu sürdürmesi
Şerif Mardin'in analizine göre, Osmanlı Devleti'nde sivil toplumun gelişememesinin nedeni devletin (merkezin) mutlak gücü ve toplumdan bağımsızlığıdır. Bu yapı Cumhuriyet döneminde de korunmuş; bürokrasi, ordu ve aydınlardan oluşan merkez, çevreyi (halkı) eğitilmesi ve dönüştürülmesi gereken bir kitle olarak görerek patrimonyal devlet geleneğini bürokratik vesayet biçiminde sürdürmüştür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Merkez-Çevre Paradigması ve Bürokratik Vesayet
İpuçları
1
Şerif Mardin'in bu teorisi, neden sivil toplumun Türkiye'de zayıf kaldığını açıklar.
2
Düşünün: Osmanlı'da padişaha kul olan bürokratik yapı, Cumhuriyet'te modernleşmeyi halka kimin aracılığıyla dayatmıştır?
Daha Fazla Pratik
Demokrat Parti'nin 1950'deki yükselişini bu paradigma üzerinden yorumlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s