Soru

Zorluk: ZorKıyılar, Ormanlar ve Tabii Servetlerin Özel Rejimi

Turizm sektöründe faaliyet gösteren bir yatırım şirketi, kıyı şeridinde yer alan bir ilimizde kapsamlı bir entegre tesis kurmayı planlamaktadır. Şirket, hazırladığı proje kapsamında ilgili idarelere başvurarak şu taleplerde bulunmuştur:

I. Mülkiyeti Hazineye ait bir Devlet ormanının bir bölümünü satın alarak doğa sporları merkezi inşa etmek,
II. Tesise yakın konumda bulunan jeotermal su kaynağının işletme hakkını süresiz olarak devralmak,
III. Tesisin önünde yer alan deniz kıyısını tamamen kapatarak sadece kendi müşterilerinin özel kullanımına sunmak.

1982 Anayasası'nda öngörülen idarenin malları ve tabii servetlerin hukuki rejimi dikkate alındığında, bu talepler ve idarenin tesis edeceği işlemlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

  1. Devlet ormanları üzerinde mülkiyet devri yapılamasa da, turizmi teşvik ve ekonomik gelir elde etme amacıyla kamu yararı şartı aranmaksızın şirket lehine doğrudan irtifak hakkı tesis edilmesi mümkündür.Cevap
  2. B
    I. talep kapsamında Devlet ormanlarının mülkiyeti, projenin gerçekleştirilmesinde üstün bir kamu yararı bulunsa dahi şirkete devredilemez; zira Anayasa'ya göre bu alanların mülkiyeti devrolunamaz.
  3. C
    II. talebin süresiz olarak karşılanması anayasal hükümlere aykırıdır; tabii servetlerin aranması ve işletilmesi hakkı Devlete ait olup gerçek ve tüzel kişilere ancak belirli bir süre için devredilebilir.
  4. D
    III. talepte ifade edilen kıyının tamamen kapatılarak sadece şirket müşterilerine tahsis edilmesi, sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi ilkesine aykırılık oluşturur.
  5. E
    Şirketin işletmek istediği jeotermal su kaynağı, idarenin özel malları statüsünde değerlendirilemez; bu kaynak doğrudan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallar rejimine tabidir.

Cevap

Devlet ormanlarında turizmi teşvik amacıyla kamu yararı şartı aranmaksızın şirket lehine doğrudan irtifak hakkı tesis edilebileceğini savunan değerlendirme yanlıştır.
Doğru cevap olan ifadede, turizmi teşvik amacıyla kamu yararı şartı aranmaksızın Devlet ormanları üzerinde irtifak hakkı kurulabileceği öne sürülmüştür. Oysa 1982 Anayasası'nın 169. maddesi uyarınca, Devlet ormanları 'kamu yararı dışında' hiçbir şekilde irtifak hakkına konu olamaz. İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle işlemin temelinde mutlak surette bir kamu yararı bulunması anayasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki I. talebi Anayasa'nın 169. maddesi (Ormanların korunması) kapsamında değerlendirmek.
Devlet ormanlarının mülkiyeti hiçbir surette devredilemez. İrtifak hakkı tesisi ise ancak ve ancak 'kamu yararı' bulunması halinde istisnai olarak mümkündür.
Anayasal kuralın istisnalarının sınırlarını belirlemek.
2
Senaryodaki II. talebi Anayasa'nın 168. maddesi (Tabii servetler) kapsamında değerlendirmek.
Jeotermal su gibi tabii servetler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. İşletme hakkı süresiz olarak değil, yalnızca 'belli bir süre için' devredilebilir.
Tabii servetlerin işletilmesindeki süre kısıtlamasını ve maliki durumunu tespit etmek.
3
Senaryodaki III. talebi Anayasa'nın 43. maddesi (Kıyılardan yararlanma) kapsamında değerlendirmek.
Deniz ve göl kıyıları tamamen kapatılarak özel bir zümreye (müşterilere) tahsis edilemez, yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyıların hukuki rejiminde kamu yararının önceliğini doğrulamak.
4
Seçenekleri analiz ederek anayasal kurallara açıkça aykırı olan ifadeyi tespit etmek.
Kamu yararı şartı aranmaksızın irtifak hakkı tesis edilebileceğini öne süren ifadenin, Anayasa m.169'un açık lafzına aykırı olduğu sonucuna ulaşılır.
Sorunun kökünde istenen 'yanlış' hukuki tespiti bulmak.

Anahtar Kavram

Kıyılar, Ormanlar ve Tabii Servetlerin Özel Hukuki Rejimi
Bu soruyu puanla