Osmanlı toplumsal yapısında birey, devlet karşısında doğrudan bir muhatap olmaktan ziyade mensup olduğu dinsel cemaat (millet) üzerinden tanımlanmıştır. Cumhuriyet dönemi modernleşme hareketleri ise bu 'aracı' yapıları ortadan kaldırarak bireyi doğrudan hukuksal ve siyasal bir özne haline getirmeyi hedeflemiştir. Bu bağlamda, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde toplumsal yapıda yaşanan en temel dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?
- Bireyin dinsel cemaat aidiyetine dayalı 'tebaa' statüsünden, hukuksal eşitliğe dayalı 'vatandaş' kimliğine evrilmesiCevap
- BTanzimat Fermanı ile padişahın yetkilerinin ilk kez kanun gücüyle sınırlandırılarak anayasal düzene geçilmesi
- CToplumsal tabakalaşmanın zümre esasına dayalı kapalı yapısının, lonca teşkilatları aracılığıyla korunmaya devam edilmesi
- DII. Meşrutiyet döneminde benimsenen İslamcılık politikasının toplumsal bütünleşmenin ana unsuru haline getirilmesi
- EYerel cemaatlerin özerkliğinin artırılarak devletin merkezi otoritesinin sembolik düzeye indirgenmesi
Cevap
Bireyin dinsel cemaat aidiyetine dayalı 'tebaa' statüsünden, hukuksal eşitliğe dayalı 'vatandaş' kimliğine evrilmesi
Doğru cevap olan bireyin tebaa statüsünden vatandaş kimliğine evrilmesi seçeneği, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin en temel sosyolojik karakterini ifade eder. Osmanlı'da birey 'millet' (dini cemaat) içindeki konumuyla değer kazanırken, Cumhuriyet ile birlikte laik hukuk önünde dini veya zümresel aidiyetine bakılmaksızın eşit bir 'yurttaş' haline gelmiştir. Bu durum toplumsal yapıda cemaatçi bağlardan bireyci ve ulusal bağlara geçişi temsil eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tebaa'dan Vatandaşlığa Geçiş ve Hukuksal Monizm
Daha Fazla Pratik
Medeni Kanun'un 1926 yılında kabul edilmesinin aile yapısı ve kadın statüsü üzerindeki etkilerini sosyolojik açıdan değerlendiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s