Toplumsal dışlanma literatüründe, dışlanma olgusunun yoksulluktan farkı vurgulanırken "dağılım" (distribution) odaklı bir yaklaşımdan "ilişki" (relational) odaklı bir yaklaşıma geçiş yapıldığı belirtilir. Bu perspektife göre toplumsal dışlanma; sadece düşük gelirli olma durumunu değil, bireyin veya grupların toplumun ana akım kurumlarıyla, sosyal ağlarıyla ve demokratik süreçleriyle olan bağlarının kopmasını ifade eder.
Buna göre, toplumsal dışlanmanın "ilişkisel" boyutunu merkeze alan bir araştırmada, aşağıdaki göstergelerden hangisinin öncelikli olarak incelenmesi beklenir?
- ABireyin temel biyolojik gereksinimlerini karşılayacak asgari kalori miktarına erişim düzeyi
- BHane halkı toplam gelirinin toplumun genel refah ortalamasının ne kadar altında kaldığı
- Bireyin sivil toplum kuruluşlarına katılım düzeyi ve sosyal dayanışma ağlarına erişim imkânlarıCevap
- DToplumsal işbölümü içerisinde bireyin yeteneklerine uygun bir statüye yerleştirilip yerleştirilmediği
- EÜretim araçlarının mülkiyetine sahip olan ve olmayan sınıflar arasındaki ekonomik çatışmanın boyutu
Cevap
Toplumsal dışlanmanın ilişkisel boyutunu vurgulayan gösterge, bireyin sivil toplum kuruluşlarına katılımı ve sosyal dayanışma ağlarına olan erişimidir.
Toplumsal dışlanma, yoksulluktan farklı olarak bireyin toplumla kurduğu organik bağların (sosyal ağlar, kurumsal ilişkiler, siyasal katılım) kopma sürecini ifade eder. Bu nedenle ilişkisel boyutu merkeze alan bir çalışma, bireyin asgari geçiminden ziyade toplumsal dayanışma mekanizmalarına ne ölçüde dahil olduğunu veya bu mekanizmalardan ne ölçüde mahrum kaldığını inceler.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Toplumsal Dışlanmanın İlişkisel Boyutu