Şerif Mardin, Türk toplumsal yapısının tarihsel gelişimini analiz ederken Edward Shils'ten ödünç aldığı "merkez-çevre" (center-periphery) modelini kullanır. Mardin'e göre, Batı Avrupa tarihindeki feodalizm ve özerk kilise gibi "ara yapılar"ın Osmanlı-Türk siyasal geleneğinde yer bulamaması, modernleşme sancılarının temel belirleyicilerinden biri olmuştur. Bu kuramsal çerçeveye göre, söz konusu ara yapıların eksikliğinin Türk modernleşme tarihindeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- Merkezin (bürokrasi ve ordu) mutlak gücünü koruyarak değişimi yukarıdan aşağıya dayatması ve çevrenin bu sürece sivil toplum kanalları yerine geleneksel/dini sembollerle direnç göstermesiCevap
- BToplumun geleneksel (mekanik) dayanışmadan modern (organik) dayanışmaya geçiş sürecinde merkezi otoritenin işlevsel olarak sönümlenmesi
- CBireysel teşebbüs ve yerinden yönetim anlayışının çevrede güçlenerek merkezin ekonomik denetimini tamamen ortadan kaldırması
- DHars (kültür) ve medeniyet ayrımı üzerinden kurulan sentezin, merkez ile çevre arasındaki değer çatışmasını kurumsal düzeyde çözüme kavuşturması
- ESınıfsal temelli bir toplumsal yapının oluşmasıyla birlikte, ekonomik çıkarların merkez-çevre geriliminin önüne geçerek yeni bir toplumsal sözleşme üretmesi
Cevap
Merkezin mutlak otoritesini koruması ve çevrenin sivil kanallar yerine geleneksel/dini direnç noktalarıyla karşılık vermesi
Şerif Mardin'in tezine göre, Batı'daki gibi özerk sivil toplum kuruluşları veya 'ara yapılar' (feodalite, loncalar vb.) Türk tarihinde gelişmediği için devlet (merkez) aşırı güçlenmiş, halk (çevre) ise bu güce karşı tepkisini sivil kurumlar yerine din ve gelenek gibi daha derin kültürel sığınaklar üzerinden göstermiştir. Bu durum, merkezin yukarıdan aşağıya modernleşme hamlelerine karşı çevrenin dini temelli bir direnç geliştirmesinin temel sebebidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Merkez-Çevre İlişkisi ve Ara Yapıların Eksikliği
Tahmini Süre:2m 0s